bi arkadaşımla* gayet güzel eğittiğimiz, kedigillerden bi hayvan. tamamen yabancı olan birisine bile -kabul, ilk bir kaç dakika feci tırsıyolar- 10 dakika içinde alışıp onu yalamaya başlayan, bir kaç saat geçtikten sonra bu defa üzerine atlayıp suratını yalayan, sabah aynı kişiyi yalayarak karşılayan, golden retriever vari yılışıklıklar yapan çok vahşi köpek türü.
ha gerçi oyun oynarken bile sert bir hayvandır. koltuğun kenarına koyduğunuz kolunuzu ön ayağıyla tutup yalamaya başlar. "öff alice, daha yeni yıkadım elimi!" deyip kolunuzu çekmeye yeltendiğinizde hırlayıp gözünüze bakan, kolunuza biraz daha bastıran ve elinizi yalamaya devam eden duygusal ayı.
"lann!! bırak lan kolumu!" diye bağırınca tırsıp gidiyor, ama 5 dakikalığına. sonra geri gelip yalamaya devam ediyor.
bir de yemek varsa bir işin ucunda yapamayacağı şebeklik yoktur bu hayvanın.
tabii tüm bunlar yanıltmasın kimseyi. sokağa çıkınca yürüyüşü bile değişiyor keratanın. arabalar bile size yol veriyor.
doğru eğitimle çook başka bir ırk oluyor bu. golden rottweiler gibin bi şey. evde golden; dışarıda rottweiler.
parayı vurup bahçeli bi ev alınca alacağım ilk şey.
edit: yemek yerken yaklaşmayın şerefsize. sahip mahip tanımıyor.
bir aylık yavruyu "önce karanlık bir kulübede ışık göstermeden sesimize alıştırmak zorundayız" diye kulübeye kapatmaya çalıştıklarında ağlaya zırlaya karanlık kulübeden kurtardığım köpek türü.(gazetede okuduğumuz insanlara saldıran rottweiler'lar büyük ihtimalle öyle psikopatça yetiştirilmişleridir)
üzerine bir ton efsane üretilmiş bir ton yanlış bilinen köpek.
öncelikle Isırığı en güçlü köpek ısırığı değildir. bir ton mastif türü vardır bundan daha fazla güçlü ısıran.
2.si Pitbull'a karşılaştırılmaz bu köpekler, pitbull bunun yanında kilosuyla, gücüyle süs köpeği gibi kalır bir pitbull 30 kilo iken bu 50-60 kilodur.
3.sü bu köpekler aptal değildir, gayet zeki ve basit bir eğitimle nerede ne yapacağını bilen köpeklerdir. diğer uysal diye tabir edilen köpekler bunlardan kiloca baya küçük olduğu için hırçınlıkları zaptedilebilir haldedir ve uysal diye beslenen birçok tür bunlardan kat be kat aptaldır.
4.sü hiçbir köpek sahibine dokunmaz, pek iyi eğitemediğiniz köpeklere sadece yemek yerken yaklaşmamak gerekir ki bu da basit bir eğitimle aşılabilir.
5.si sadece bu köpek doğuştan lider karakterli değildir, hemen hemen bütün köpekler sahibine belirli bir yaştan sonra baskınlık kurmak isterler, bu köpek güçlü olduğundan baskınlığı, laf dinlememesi baş ağrıtır o kadar. ha tabi golden'ı köpekten saymıyorum o başka mesele, anadan süt kuzusu o.
6.sı bu köpeği önceden adam gibi köpek eğitmemiş insanların alması hatadır 50-60 kiloluk güçlü bir koruma köpeği, sizin cahilliğinizden ötürü kontrol edemediğiniz içgüdülerini bir de övünüyorsanız o köpek sizin elinizde tehlikedir. en küçük köpekler bile sahibini koruma refleksi geliştirir, yani bir rott için bana bir adam yan baktı üzerine atladı az kalaca yiyecekti adamı diye övünülmez, sikindirik bir fino köpeği bile aynı şeyi yapmaya çalışır. O yüzden tehlikelidir, karşınızdakini tehlikeye attığınız gibi köpeğinizi de tehlikeye atarsınız, birgün birisi gelir zehirler, hiç olmadı dava açılır köpeğiniz uyutulur.
7.si nasıl ki pitbulllar bu köpeğin ayarı değilse bu köpek de Kangal gibi iri türlerin ayarı değildir. pitbull 25-30 kiloyken bu hayvan maksimum 60 kilo bir kangal ise ortalama 90 kilodur ve vahşilik açısından daha rafine bir ırk olduğundan ne kadar iyi eğitimli olursa olsun bir rott normal bir saf kangal'ı veya türevi anadolu çoban köpeğini mastiff ırkları alaşağı edemez, yani Pitbull pitbullla, rott rottla, kangal kendi türündeki köpeklerle karşılaştırılır.
yok yeaaa rott felaket ısırıyor falan filan diye saçmalayacak olan varsa birbirine koşan iki farklı kilodaki köpekten basit bir momentum hesabı yapsınlar, üzerine bir de çene kuvvetlerinin farkını eklesinler ondan sonra bir de sen 70 kiloyken 100-110 kiloluk atletik bir adamla güreş tutabiliyor musun onun hesabını yapsınlar sonrasında konuşsunlar.
neyse uzun lafın kısası şehir içerisinde yaşadığı için adam gibi bakılması gereken köpektir. en sevdiğim yönü ise lüzumsuz yere havlamamasıdır ki ağır başlılığını gözler önüne serer bu.
saldırdığında kaçırmaya, ürkütmeye değil direk imha etmeye oynayan köpektir. müthiş güçlüdür, sahibi için gözünü kırpmadan ölüme atlar, müthiş itaakardır. bodyguard eğitimi verildiğinde silahtan daha etikili bir silahtır.
koruma eğitiminden sonra kesinlikle ağır abiye dönen, oyun oynarken bile ben finomuyum doğru düzgün oynayın edalarında takınan, bir tehlike hissettiğinde bahçeye gelmeme kadar havlamasını sürdüren, bahçeye kapının dışında bir yerden biri girmişse sesini hiç duymadığınız sadece feryat figan bir insan bağrıltılarını işitmeye sebebiyet veren, * 4 yaşındaki çocuğa at taklidi yapıp üstünde gezdiren, gözüne parmağını soktuğunda tek bir inleme sesi bile çıkarmayan, yemek yedikten sonra kesinlikle komut dinlemeyen, otururken en yakışıklı haliyle poz veren, vücudumuzun muhtelif yerlerini ısırmaktan delik deşik etmiş köpek türü.
2 tane besleme şansına eriştiğim, genç olanı 1 ay önce(14 yaşında) vefat eden köpek ırkı. nickimin rottweiler olmasının sebebi tamamen onlara duyduğum sevgidendir. oyunculardır ama oyun oynarken dikkat edilmesi gerekir. sosyal yetiştirmek çok önemlidir. kötü yetiştirilmiş bir rottweiler insanlara ve çevredeki hayvanlara zarar verme eğilimini çok çabuk edinir. çabuk sinirlenir, sesi gök gürültüsü gibidir. çeneleri kafa boylarına göre 1.5-2 ton basar. çoğu köpek cinsi için standart bir ölçüdür bu. hassas bölgelere saldırırsa öldürücü olabilir. ama bir golden retriever köpeği de boyun, boğaz gibi yerlere saldırırsa sizi öldürme kapasitesine sahiptir. koca kafalı çok iyi dostlardır, bakmak isteyenlere tavsiye ederim ancak bahçeli bir evde bakılması daha uygundur. bekçi köpeği olarak kullanımı yaygın olduğundan hayvanın dış ortama alışkın olması önemlidir. apartmanda da bakılabilir tabi ki yeteri kadar yeriniz varsa. koltuk, halı kemirme huyu azdır çünkü diğer ev köpeklerine nazaran daha çabuk olgunlaşır.
not: rottweiler köpeklerinin saldırgan bir ırk olması, onları döverek eğitmenizi gerektirmez. bir köpeği eğitmenin en iyi yolu, onu korkutmak değil, onun saygısını kazanıp sizi sahibi olarak görmesini sağlamaktır. dayak yiyen köpek size saygı duymaz. kendine güvenini ve sizi koruma içgüdüsünü kaybedebilir.
kesinlikle alındığında iyi bir eğitime tabi tutmanız gerekiyor. rottweiler ın ana mantığı "bu ailenin babası benim, başı ben çekerim, ben sahibimin sahibiyim." şeklindedir. onu bu düşünceden uzaklaştırmazsanız sizin dediklerinize uymaz, siz onu oturtmaya çalışırken, o sizi oturtturur. böylece küçük çocukları korkutma, sokak köpeklerine saldırma, size itaat etmeme gibi özellikler gösterebilir. bu tarz hayvanlara sahibin siz olduğunu göstermelisiniz. bu nedenle ilk defa köpek sahibi olacaksanız çok önerdiğim bir tür değil. kesinlikle oyuncu bir köpek değildir, evinize kapıcı geldiğinde bile " ne alacaksan al da yürü git şuradan" edasıyla yaklaşır. konuk ağırladığınızda misafirinizi bir yoklamaya çeker. ancak çok akıllı bir köpektir. karanlıkta yetiştirmemeye, dövmemeye özen gösterin. küçüklüğünden beri insanlarla iç içe olursa saldırganlığını kaybeder. bekçilik vasıfını verdiğinizde yabancı görürse havlamaz, ancak yabancı içeri girerse de onu dışarıya çıkarmaz.
not: buraya kendi deneyimlerimi yazdım. rottweiler benim ilk köpeğim ancak eğitim kişiye göre değişebiliyor.
Bende var olandır. 3 Tür köpek beslemiş olan ben, bunlardan kopamıyorum.
Alman Kurdu aldım.
Küçüktüm bakamadım, verdik.
Kangal aldım. Şehirde yaşaması zordu çiftliğe verdik.
ilk Rot alındığında 9 yaşındaydım. Büyüdükçe korktum danadan. Üstüme atlıyodu. Babamı kıskanıyordu. Onun yanında babama sarılamazdım.
4 yaşına kadar yaşadı sonra hastalandı öldü. Sevemesem bile alışkanlık yapmış. Hüngür hüngür ağladım.
Aklımda kalmış küçüklüğümden beri bu anım.
Nisan ayında aldık bir tane. Zaten vardı 5 aylıktı. Babamın iş yerinde kalıyordu. Nisanda getirdik. Şimdi 15-16 aylık oldu dana.
Sizin nefes alıp verişinizden bile kızdığınızı anlayan, siz ona kızdığınızda size küsen, o kadar çağırmanıza rağmen gelmeyen, en sevdiği oyuncağı vermenize rağmen yüzünüze bakmayandır bizimkisi. Anca sevince tekrar barışır.
Yabancıyı sevmeyen, bahçeye birini alan ancak dışarı bırakmayan * ne kadar sakin, evcil yetiştirsem bile agresifliği bulunan, bir defa üzerime gelen birini "sen misin sahibimin üzerine gelen" diyip korkusuzca üstüne atlayıp hırlayan, manyağın tekidir. *