Romanya'nın I. Dünya Savaşı başlarında izlediği tarafsızlık politikası, I. Ferdinand'ın (hükümdarlığı 1914-27) başa geçmesi, itilaf Devletleri'nin toprak vaatleri ve Alman saldırganlığı gibi nedenlerle değişmeye başladı. Rumen önderlerinin düşüncelerine göre, Almanya ve Avusturya'ya karşı girişilecek bir saldırı başarılı olursa, Transilvanya, Bukovina ve Banat yaylası ele geçirilebilirdi.
Ağustos 1916'da Avusturya'ya savaş açılmasından kısa bir süre sonra Romanya ittifak Devletleri birliklerinin işgaline uğradı. Alman ve Avusturya orduları Romanya'yı dört ayda ezdiler ve 1916 Aralık ayında Bükreş'e girdiler. Romanya'nın yenilmesiyle Almanya önemli bir tahıl ve petrol deposunu ele geçirdi. Bunun sonucu olarak bu devlete karşı uygulanan ablukanın etkisi biraz azaldı ve savaş daha da uzadı.
Hükümetle birlikte Iași'ye (Yaş) taşınan Ferdinand, Sovyet Devrimi'nin Romanya'ya sıçramasından çekindiğinden 1917'de köklü bir toprak reformuna söz verdi. Rusya Brest-Litovsk Antlaşması'yla (Mart 1918) I. Dünya Savaşı'ndan çekilince, direniş gücünü yitiren Romanya, ittifak Devletleri'ne boyun eğmek zorunda kaldı.
Dokuz maddelik antlaşmayla, Romanya Dobruca'nın güneyini Bulgaristan'a geri veriyor, Kuzey Dobruca'da almanya, avusturya, türkiye ve bulgaristan tarafından bir ortak yönetim oluşturuluyordu. Ayrıca Karpat Dağlarında Avusturya-Macaristan lehine sınır düzeltmeleri kabul edildi, bu bölgedeki geçitlerin denetimini yine bu ülkeye bırakıldı ve petrol kuyularının da 90 yıllığına Almanya'ya kiralanması kararlaştırıldı.
Antlaşmanın özellikle iktisadi nitelikteki maddeleri önem taşıyordu: ittifak Devletleri, Rumen petrol kuyularının işletme imtiyazını, tahıl dışsatım tekelini, demiryollarıyla Tuna trafiğinin denetimini ele geçridiler. Verilen büyük ödünler ve işgal kuvvetlerinin düzenlemeleri ülkeyi tam bir ekonomik yıkıma sürükledi.
romanya büyük oranda fransa'nın gölgesi altındadır. kuruluşundan bu yana iki ülke çok yakın olmuştur romanya'nın ab'ye girişinde de fransa'nın etkisi vardı. ab'de de iki ülke ağırlıktadır. biri almanya, diğeri fransa. zaten ab'nin kuruluşu bir anlamda ikinci dünya savaşından sonra daha önce iki dünya savaşında karşı karşıya gelmiş bu iki ülkenin bir daha savaşmaması için kurulmuş birtakım işbirliği sözleşmelerinden gelir. bugün de ab dediğimiz yapı da büyük oranda bu iki ülkenin etki alanlarından meydana geliyor. romanya fransa'nın etki alanında. mesela yunanistan daha çok almanya'nın etki alanında. o yüzden yunanistan borçlarını sürekli merkel dert edinir.
çavuşesku, vampir hikayelerine ilham olan eflak prensi 3.vlad (namıdeğer kazıklı voyvoda), başkenti bükreşin dünyanın en büyük parlamento binalarından birine ev sahipliği yapması,
karpatlar gibi güzel sıradağlara ve transilvanya gibi büyülü bir bölgeye sahip olması, alexandra stan ve inna, ortodoks olan tek latin haklı olması ve son olarak da tabii ki de 'karpatların maradonası' hagiiiiiiiiiii
bu yıl dünya insani gelişim endeksi sıralamasında 52. sırayı kapmasıyla bayağı şaşırtmış bulunan, balkan komşuları gibi sosyalist rejim çıkışlı küçük ülke.
halbuki altı üstü ucuz ve fakir bir doğu avrupa ülkesi.
insanı ise derin çeşitlilik gösterir kara tenli çingeni bol olduğu gibi yeşil gözlü kumral süt beyaz ve güzel kızları da çoktur.
geçen yıl gitmiştim. önce köstence'ye gittim. oralar çok güzel. eski casino binası felan baya iyi bir yerdi. sonra bükreş'e gittim. bükreş'te eski komünist dönem çok yansıyor. binaların bir çoğu o dönemden kalma. caru'cu bere denen bira fabrikasından dönme restoran vardı. baya eski bir yerdi. içeride sigara içiliyordu. evet, maalesef komünist dönemden bazı kurallar da kalmış. bunlardan biri de kapalı alanda sigara içme serbestliği... pentagon'dan sonra 2. en ağır bina olan parlamento sarayı var. içine girmek için geç kaldık maalesef. ama dışarıdan çok güzel görünüyor. birde sarayın önünden başlayan ve uzayıp giden bir cadde var. bu caddeyi çavuşesku sarayından ileri görebilmek için ve tank geçişleri için yaptırmış. zaten birçok büyük caddenin böyle büyük ve dümdüz olduğunu göreceksiniz. tank geçişleri için böyle yapılıyorlar. bu durum aslında birçok doğu bloku ülkesinde de var. neyse sapmayalım konudan.
bran'daki bran kalesi * ise ayrı bir yer. dağın tepesine kurulmuş, küçük tünellerden girilen bu kale tarihi eşyalar barındırıyor. ayrıca kalenin yanındaki çarşıda da güzel eşyalar satılmakta.
romanya cidden ucuz bir ülke. maalesef şu anda 1 rumen leyi 1,16 tl etmekte fakat gene de ucuz bir ülke. ucuz bir şekilde güzel yerlerde güzel yemekler yiyebilir, güzel yerlerde kalabilirsiniz.
Beğenmediğimiz kıçı kırk Romanya'da Avrupa'nın neredeyse en iyi festivallerinden biri düzenleniyor.
Dünya lideri Türkiye'de ise biz Aleyna Tilki'nin "sen olsan bari" isimli çocuk şarkısıyla idare ediyoruz.