mubarek ayın ismidir. geceleri kalkamktır sıcacık yataktan ve ailecek sahur yapmaktır. koşturmaktır iftar saatine yetişmek için güzel bir heyecandır. iftardan sonra s.ahmete gitmektir nargile içmek macun yemektir ramazan. insanların birbirine daha hoşgörülü daha merhametli davrandığı aydır yada önceden öyleydi.
(bkz: nerede o eski ramazanlar)
mis gibi çorba içmektir, her türlü yemeğin, suyun, ekmeğin tadını daha bir hissederek yemektir. açlığın ne menem bir şey olduğunu idrak etmekdir ve her iftarda şükretmektir. Sahurda uyku mahmurluğuyla yenilen bir lokma ekmektir. Kısacası ramazan güzeldir. Ezan sesine kulak vermektir. Ramazan ayının akla getirdikleri ise; hurma, zeytin, sıcak ve yumurtalı pide, güllaç ve aile ile zevkle kurulan sofralardır.
sanskritçe 'ramadhana-sudra'dan arapçaya yuvarlanmış sözcüktür. arapça kökle yazılmaya kalkışıldığında 'ramadan' olarak yazılır. anlamı ise, "tutan, dayanan, tahammül eden" olarak açılabilir.
bir başkadır ramazan gibi bir başlangıç kötü olurdu illaki ama bu cümlenin anlattığı o kadar çok şey var ki insanlara. tek cümleyle bütün ramazan anıları canlanıverir... Şaşkınlığa kapılırsın.
ramazanın bir başka olması için bir toplum bilincinin gerekliliğinden bahsedeceğiz biraz.Ramazan toplumca yaşanınca ramazandır...
Eskiden erzurumda iftardan önce açık bi lokanta olmayışını hatırladım da ne ramazan bilinci varmış bizde maşallah...
ramazanı paylaşınca kolaylaşır güzelleşir belki de bir o kadar da haz verir yaşıyana. Sabah kimsenin yemek yemediğini düşünsenize kimisi oruçlu olduğu için kimisi de sadece saygı için yemiyor da olsa sabah yemek yenilmediğini görmek ramazanda olunduğunu hatırlatır hiç değilse nefse...
birazda terbiyeye yardımı olur.
teravihlerin kalabalığı , iftar yemekleri , ramazan şenlikleri , karagöz hacivat hep paylaşılınca güzeldir...
Allah bize ramazanı paylaşabilmeyi nasibeylesin inşallah...
hehe: bu eski yazılarım cidden heyecanlanlıymış. öyle bir gözden geçirirken sözlüğe koymaya karar verdim de.
kendisine halısaha maçlarındaki performansından sonra sergio ramos demeye başladığım arkadaşım. yan etki olarak zamanla ramoş'a döndü fakat iş işten geçmişti.
aynı zamanda bugüne kadar açın, fakirin halini, durumunu anlamamış insanların 1 ay boyunca her gün akşama kadar birşey yememesi ve akşam domuz gibi her bulduğu yiyecek maddesine saldırması suretiyle açın, fakirin halini, durumunu anlayacağını varsayarak insanlara 30gün akşama kadar açlık çektiren aydır.
tüm islami gerekliliklerden en çok etkileyeni,en yapılması gerekeni olarak zihnimde yer etmiş olan kural.bunu sorgulamak ne kadar bana düşerse artık,hacca niye gidiyoruz,namaz niye kılıyoruz..gibi soruların cevaplarının içinde en çok kafama uyanı oruç tutmak olmuştu.en basit düşüncesinden bi işe niyet etmek,belli bir süre için bunu tutmak ve istikrarla yerine getirmek.yapmamam gerekenleri bilmeme rağmen,düşüncesi aklımdan geçmesinin 2.saniyesinde yapmamla sonuçlanan kendimi tutamamamı bir nebze olsun engelliyor.falan.
yine çok güzel geldi hayatımızı güzelleştiriyor. hoş geldi.
canım çikolata çekti, alayım. döner çekti alayım. şunu çekti, bunu çekti...
en son ne zaman kendimizi frenledik? kendimi şımartmayayım deyip bir çikolatayı dahi kendimizden geri çevirdik?
en son ne zaman bir çikolata parasını nefsimize (egomuza, cesedimize) yedirmeyip, onunla birinin gönlünü hoş ettik.
ya da ne kadar oldu aciziyetimizi unutalı.
rahmet ayı... geldi yine meccanen, bu kadar yamuğumuza rağmen, yanlışımıza rağmen, annenin yaramaz oğlunu adam edebilmesi için üzerine titreyip fedakarlığa katlanması gibi yerlerde sürünen bizlerin elinden tutmamız için...
gel ey ramazan! insanlığımızı hatırlatmak için, küçüklüğümüzü hatırlatmak için, O'nu (c.c.) hatrlatmak için. Hoş geldin! Ne de güzel geldin!