bu şey yalnız içilmez.
mezesiz içilir de yalnız içilmez.
fasılsız hiç içilmez. hele bir de yol çiçek pasajına düşerse orda yerin altına inip bir duvarın dibinde 3-5 arkadaş masaya çöküp omuzlarıyla, başını sandalyelere dayayıp, dirsekleri yere, içmek...içmek...içmek...
hiçbir içkiye benzemeyen bir mucizedir. insana farklı dünyaların kapısını açar. kavunu peyniri de yanına koydun mu hiçbir şeye değişilmez. tabi balıkla da içilebilir. nasıl seviyorsanız öyle için işte. rakıya buz atılmaz. rakı soğuk gelmelidir. buz atıldığı takdirde kadehin sonlarına doğru su derişimi artar ve rakımız rakı olmaktan çıkar. değeri bilinmelidir.
bir kaç gün evvelinde, sek yudumlanması halinde inanılmayacak derecede harika bir tadı olduğunu keşfettiğim kudretli içecek. gidilen ortamda "ver bakalım bize ordan bi büyük" diye heybetlenilmesi adettendir...
her zaman bir büyüğe danışmakta fayda vardır.* bi de mümkünse rakıya buz atmak yerine ehli keyf isteyiniz. rakınızı da sek içiniz, suyla kirletmeyiniz. kısaca rakıyı piç etmeyin.
nazım usta der ki Bu meret öyle bir merettir ki, acıyla içilir, tatlıyla içilir, neşeyle
içilir, ağlayarak içilir, kavunla içilir, peynirle içilir, ikisi
beraber çok güzel içilir yemekle içilir, mezeyle içilir, suyla içilir,
susuz içilir, sodayla içilir, şalgamla içilir.
Adam gibi muhabbet, sağlam meze, uygun ortam ve içmesini bilen birileriyle tüketilmesi gereklidir, zira bunlardan birisi bile eksikse keyif vermez efendim.
insana ayrı bir sarhoşluk veren, minimum dozayda maksimum demlenme sağlayan türk ulusal içkisi. aynı tadı, muhabbeti vermese de sambuca ve pernod ile ilişkilendirilebilir.