push

    30.
  1. Harika bir matchbox twenty şarkısı. 96 çıkışlı "yourself or someone like you" albümünde. Şarkıyı rob thomas kendisini duygusal olarak manipüle eden, hor kullanan eski sevgilisi hakkında yazmış. Nakarat bölümüne de onun bakış açısından bakarak koymuş şarkıya. Bazı feminist gruplar şarkının o kısmının - "i wanna push you around"lu kısım- erkek tarafından söylendiğini düşünerek şarkının yasaklanmasını istemişler ancak grup durumun öyle olmadığını açıklamış. "Sözlerin hepsine bakarsanız durum farklı" demişler. Müzikal anlamda da kendisine bağlıyor. Post-grunge türünde. Sözleriyse şöyle;

    She said I don't know
    If I've ever been good enough
    I'm a little bit rusty,
    And I think my head is caving in

    And I don't know
    If I've ever been really loved
    By a hand that's touched me,
    And I feel like something's gonna give
    And I'm a little bit angry,

    Well, this ain't over, no not here,
    Not while I still need you around
    You don't owe me, we might change it
    Yeah we just might feel good

    I wanna push you around,
    Well, I will, well, I will
    I wanna push you down,
    Well, I will, well, I will
    I wanna take you for granted,
    I wanna take you for granted
    I, I will, I will
    I will

    She said, "I don't know why you ever would lie to me.
    Like I'm a little untrusting when I think that the truth is gonna hurt ya.
    And I don't know why you couldn't just stay with me.
    You couldn't stand to be near me.
    When my face don't seem to want to shine
    'Cause it's a little bit dirty.

    Well, don't just stand there saying nice things to me
    'Cause I've been cheated I've been wronged,
    You, you don't know me,
    Yeah well, I can't change
    Well, I won't do anything at all."

    I wanna push you around,
    Well, I will, well, I will
    I wanna push you down,
    Well, I will, well, I will
    I wanna take you for granted,
    I wanna take you for granted
    I, I will, I will

    Oh but don't bowl me over
    Just wait a minute
    Well it kinda fell apart,
    Things get so crazy, crazy
    Don't rush this baby,
    Don't rush this baby, baby

    I wanna push you around,
    Well, I will, well, I will
    I wanna push you down,
    Well, I will, well, I will
    I wanna take you for granted,
    I wanna take you, take you
    Well, I will, well, I will
    I will, I will
    Well, I will, I will
    I will, I will

    Push you around,
    And drag you down
    I wanna push you around,
    Well, I will.
    6 ...
  2. 13.
  3. daha önce benzeri birçok, film ve dizi olduğu için, çok heyecanlandırmayan ama yine de sıkılmadan izlenebilen bir film.

    --spoiler--
    o bağıran, gözü pörtlek çinliler, beni benden almıştır, gülmekten götüm başım ağrıdı lan.
    --spoiler--
    5 ...
  4. 21.
  5. 18inc genis ekran lcd monitorumu aldigim gun hemen dvd kiralamaya kostugum ve bana onerildigi uzere aldigim film. heralde yeni monitor hevesiyle izledigim icin bana gayet guzel geldi film. o siyahi adamin yanindaki adam ile bizimkinin kapistigi sahne iyi olmus, hele bir de filmin sonlarina dogru binada cikan catismayi gercekten kaliteli yapmislar, sonu da guzel bitmis, niye begenmediniz ya?*
    5 ...
  6. 14.
  7. heroes özentisi film. olmuş mu derseniz , olmamış. neden derseniz bu kadar uzun konular malum 2 saate sığmıyor.
    4 ...
  8. 12.
  9. cok buyuk bir beklentiyle gidilmemesi evde vakit harcamak icin izlenebilecek x-men cakmasi olan heroes cakmasi fantastik film.
    3 ...
  10. 20.
  11. avatarın üstüne izlenmemesi gereken bir film.attan eşeğe binmiş gibi,turşu üstüne baklava yemiş gibi hissediyor insan.uzak durun derim.
    3 ...
  12. 15.
  13. Lucky Slevin filminde tanidigimiz yonetmen Paul Mcguigan'in son filmi Push beklenen super kahramanin hic gelmeyecegi bir film olarak hafizalarimizda kisa bir sure yer kaplayip, silinip gidecek bir film

    Filmin konusu yakin tarihe nazi donemine kadar dayaniyor kusursuz askerler yaratmak amacinda olan naziler ve diger devletler bir takim secilmis insanlar uzerinde deneyler yaparak kusursuz asker utopyasini gerceklestirmeye calisiyorlar. ote yandan super kahraman olmasi gereken Chris Evans hayattan bikmis, kendi halinde Pekinde siradan bir hayat surmektedir ve gelistiremedigi vasat guclerini surekli sans oyunlarinda denemektedir, ta ki kucuk oyuncu Dakota Fanning bir gun onun kapisina dayanip kotu olaylardan haber verene kadar. Burada kucuk bir parantez acip Dakota Fanning'in performansi ile ilgili birkac not dusmek istiyorum,oyuncunun performansi sinema dergilerinde, kose yazilarinda ve yapilan yorumlarda vasat olarak degerlendirilmis, ve vasat filmin vasat oyuncusu olarak lanse edilmis oysa ki ; yasi goz onune alindiginda, oynadigi karakterlere bakildiginda konusma tarzi, olaylari ele alis bicimi ve burundugu rol ile uyusmasi bana gore hem ortanin altinda bir filmde iyi bir performans gostermesine hemde gelecek ile ilgili ciddi anlamda iyi sinyaller vermesini saglamis.

    Her oyuncunun birbirinden farkli, siradisi ozleliklerinin olmasi senaristlerin filmi istedikleri gibi sekillendirmelerine olanak saglamis.Son zamanlarda bircok farkli turun tek bir ilmde bulusturulmasi durumu bu film icinde aynen gecerli.Romantizm, Aksiyon, Bilimkurgu, Mistisizm, Fantastik ogelerlerin birbirine girdigi bu film az once de bahsettigim bircok turun tek film filmde toplanmasina iyi bir ornek teskil etmis. Kendi adima 2009 yilina yakistiramadigim bir fim...
    3 ...
  14. 17.
  15. düşük bütçeli süper kahraman filmi olmayacağının kanıtı. efektten çalmak istercesine uzadıkça uzayan diyaloglar, bir yere bağlanmayan araştırmalar, uzadıkça uzayan diyaloglar... ömrümden ömür gitti. Dakota Fanning e verilmeye çalışılan sexi imaja anlam vermeye çalışırken beynim çıktı. 13 yaşında birini oynayan birini nasıl sexi bulmamız istenir arkadaş, hüseyin üzmez miyiz biz. heroes çakması da olsa, aldığı kötü eleştirilere rağmen yahu iyidir, insanlar otu boku beğenmiyor, önlerine gelen herşeyi klişe diye suçluyorlar diyerek izlemeye başladım, girişi güzel di, iyi de devam etti, ta ki 60.dakikaya kadar. 60.dakikada'ki iki dakikalık aksiyon sahnesinden sonra filmde yarım saat hiçbişey olmuyor. arkadaş ne bitmez şeymiş, yok Dakota Fanning içiyor, geliyor orta yere yatıyor, kıçı başı meydanda! bu sahneden rahatsızlık duyuyorum dönüyorum öbür tarafa esas oğlan, hep karı kız peşinde, boş geyikler, boş sohbetler, bitmiyor allah, bitmiyor. aksiyon sahneleriyse tam bir michael bay edasında. bilirsiniz bay gösterecek çok şey ve harcayacak bol para olduğu için oldukça hızlı kotarılmış aksiyon sahneleri çeker, ama bu aksiyon sahneleri oldukça tatmin edicidir, hattta fazla tatmin ettiği için beğenilmez!* lakin bu filmde ki en uzun aksiyon sahnesi, o da finalde ki 5 dakika sürüyor! onda da ne olduğunu anlamak mümkün değil, akışı mı takip edeceksiniz heyecanlanacak mısınız? ne yapacaksınız. derken bitiyor film. ayrıca en uzun aksiyon sekansından hiç tat da alamadım çünkü altmışıncı dakikadan sonra film benim için bitti. en üzen şeyse bu bütçeyle yapılma ihtimali olan onlarca zeki iş varken, aklıyla iyi bişey oluşturmaya çalışmayan, diyalogla efekt kullanılmayan sahneleri arttırmaya çalışan senarist ve rejiye hiç hakim olamayan bir yönetmenin elinden çıkması. bir dakika bu son yazdıklarım bana düşük bütçeli çakma filmler çıkaran the asylum un filmlerini anımsattı, sanırım en üzücüsü de bu! 10/3
    2 ...
  16. 23.
  17. avril lavigne'nin goodbye lullaby albümünden bir şarkı. albümde yer alan nadir hareketli şarkılardan birisi. sözleri;

    been seein' to much of you lately
    and you're starting to get on my nerves.
    this is exactly what happened last time and it's not what we deserve
    it's a, it's a waste of my time lately.
    and i'm running out of words.
    if it's really meant to be than you can find a way to see

    [chorus]
    maybe you should just shut up
    even when it gets tough
    baby 'cause this is love.
    and you know when push comes to shove
    it's gonna take the both of us
    baby, this is love
    baby, this is love
    love
    love
    love
    it's really great to be with you
    this is how i spend my life
    but i'm capable of taking care of myself
    so if you fuck this up than go take a hike
    it's a waste of my time
    shakin' it up,
    goin' out to search if it's really meant to be
    then you could find a way to see

    [chorus]
    maybe you should just shut up
    even when it gets tough
    baby 'cause this is love.
    and you know when push comes to shove
    it's gonna take the both of us
    baby, this is love
    baby, this is love

    [bridge - sung by evan taubenfeld]
    you and me
    we can both start over
    just the two of us
    we can get a little closer

    [bridge continues — avril & evan - duet]
    so follow me
    honestly
    and you will see - yeah

    [chorus]
    maybe you should just shut up
    even when it gets tough
    baby 'cause this is love.
    and you know when push comes to shove
    it's gonna take the both of us
    baby, this is love
    baby, this is love

    maybe you should just shut up
    even when it gets tough
    baby 'cause this is love.
    and you know when push comes to shove
    it's gonna take the both of us
    baby, this is love
    baby, this is love
    love
    love
    love
    2 ...
  18. 16.
  19. götünü yırtarcasına bağıran elemanlara sinir olma konusunda yalnız olmadığımı gördüğüm aaacayip bir film.
    sanki devam filmi gelecekmişcesine bir izlenim bıraktı film sonunda, aman gelmesin diyoruz ve uzaklaşıyoruz olay mahallinden.

    --spoiler--
    o sürekli bağırıp ortalığı yakıp yıkan, kulaklardan kan getiren elemanın boğazına bambu saplanıp mefta olmasına komedi filmlerinde bile bu kadar gülmemiştim. sadist yaptı bizi götveren.
    --spoiler--
    2 ...
© 2026 uludağ sözlük