1920'de uygulanmaya başlanan 18. Anayasa Değişikliği ile ABD’nin üzerine çöken, ancak alkol tüketimini azaltmak yerine tarihin en büyük kaçakçılık ve organize suç imparatorluklarını kuran o meşhur "Büyük Deney".
içkinin üretilmesini, satılmasını ve taşınmasını yasaklayarak toplumu ahlaklı kılacağını sanan Amerikan hükümetinin, halkı Al Capone gibi mafya liderlerinin kucağına ittiği 13 yıllık fiyasko. Yasak getirilince alkol tüketimi durmamış; aksine daha kalitesiz, zehirli ve gizli ortamlarda (bkz: speakeasy) tüketime dönüşmüştür.
Devletin vergi gelirlerini sıfırlayıp suç oranlarını tavan yaptırmasıyla 1933’te pişmanlıkla kaldırılan bu dönem, "bir şeyi yasaklayarak yok edemezsin, sadece karaborsasını yaratırsın" dersinin tarihteki en net kanıtıdır.
Amerika Birleşik Devletleri'ndeki "Prohibition" dönemi (Prohibition Era, yani "Yasaklanma dönemi"), 1919'dan 1933'e kadar On Sekizinci ABD Anayasası Değişikliği doğrultusunda ülke çapında alkolün satılması, üretilmesi ile taşınmasının yasak olduğu dönemdir. Bu dönem "Prohibition"'ın yanı sıra "The Noble Experiment" olarak da biliniyor. Çünkü abd içkiyi yasaklayarak adeta bir deney yapmıştır. Alkol karşıtı hareketin oldukça kuvvetli baskısı altında 18 Aralık 1917'de ABD Senatosu On Sekizinci Anayasa Değişikliği'ni teklif etti. 36 eyalet tarafından onaylanmasının ardından 16 Ocak 1919'da tasdik edildi, bir sene sonra da yürürlüğe girdi. Bazı eyaletler bundan önce zaten eyalet çapı içki yasakları uygulamışlardı.
O dönemde abdliler içkisiz bir şey yapamaz hale gelmişti. Pazarlık ederken, arkadaşlık kurmak için, hava sıcak diye, hava soğuk diye, kutlamalarda, sosyal ortamlarda, hatta kahvaltıda bile içmeye başladı. içki o dönemde elmalı turta kadar Amerikandı. Amerika sarhoş ülkesi olarak görülmeye başladı. Birçok baba, eş ve erkek evlat maaşlarını hep alkole yatırıyordu. Kadın ve çocuklar kurban durumuna düştü çünkü bu durumda onlara yemek ve kalacak yer sağlanmıyordu. O dönemde içki içmek bir erkeklik gösterisi iken adamların erkekliğini ellerinden almaya başladı. Adamlar sarhoşluktan iş yapamaz hale geldi ve eş ve çocuklarına şiddet uyguladılar. Artık cumartesi gecesi de eski itibarını yitirmişti.
Sonuç olarak yaygın olarak Volstead Act ismi ile tanınan National Prohibition Act, Başkan Woodrow Wilson'ın vetosuna rağmen 28 Ekim 1919'da ABD Kongresi'nce kabul edildi. Bu yasa yasaklanan içkileri belirledi.
Alkolün artık yasak olmasına rağmen yasayı uygulamak için az önlem alınmıştı. Alkolün yasadışı olarak üretilmesi ile dağıtılması hızlı bir şekilde yayıldı ve ABD'nin her köşesini ve speakeasy'sini (yasadışı olarak alkollü içecek satan kuruluştur) denetleyebilmek için hükûmetin ne vasıtası ne de isteği var idi. Sadece New York Şehri'nde bu gizlice içki satılan "speakeasy"lerin sayısı 1922'de 5.000'den 1927'de 30.000'e ulaştı. 1927 için speakeasy sayısı tahminleri 30.000'den 100.000'e kadar değişkenlik gösterir.
Prohibition dönemi, ABD'de organize suçun yükselmesine de neden oldu. Dutch Schultz, Al Capone ile Lucky Luciano gibi gangsterler, ülke çapındaki speakeasylere yasadışı içki tedarik ederek kendi servetlerini yaptılar.
Büyük Bunalım (I. Dünya Savaşı sonrasında dünyada oluşan ekonomik ve sosyal koşullar) sırasında Prohibition özellikle büyük kentlerde gittikçe popülerliğini yitirdi ve halk artık içkinin tekrar serbest bırakılması için eylem ve gösteriler düzenledi. 23 Mart 1933'te Başkan Franklin D. Roosevelt,Volstead Act'i bozup belirli alkollü içeceklerin üretilmesi ile satılmasına izin veren Cullen-Harrison Act olarak bilinen bir yasa tasarısını imzaladı. 5 Aralık 1933'te Yirmi Birinci Anayasa Değişikliği'nin imzalanması On Sekizinci Değişikliği yürürlükten kaldırdı.