Baktım göremedim lâkin benzer başlık var ise affola şimdiden. Gelgelelim olayımıza.
Çocukken evde bulunan, genellikle beyaz ve en ince olan poşetlerin ucuna dikiş iplerinden sağa sola döne döne aldığımız büyük bi parça ipi bağlamak ve gökyüzüne salmakla gerçekleştirdiğimiz eylemdi. Hâlâ yapan var mıdır bilemiyorum varsa da hayranlık duyuyorum (bkz: en asil duyguların insanı)*
uçması için gerekli dualar edildikten sonra genellikle evin camından sonsuz maviye doğru saldığımız bu masrafsız ve yapımı kolay şeyin uçmaya başlamasının hemen ardından yüzde tarif edilemez şaşkınlık, sevinç ve korku ifadesi yer alırdı*. Korku kısmı ağaçlara takılma olasılığı yüksek mekanlardan uçuranlar için tabii. Ta o zamanlardan kaybetme korkusunu çoğu çocuk tam anlamıyla bu eylemde anlamıştır ve rüzgarı böyle tanımıştır.
En mühimi ise parlak renkli uçurtmaların aslında pek bi şey ifade etmediğini, önemli olanın bir poşet bile olsa hayranlıkla bakılan gökyüzünde size bağlı olan birşeyin dans etmesini anlamaktı.
bebeliğimin en muazzam oyuncaklarındandır, her ne kadar oyuncak sayılmasa da. Ama ipi kalın olsun ki hemen kopmasın poşette renkli olsun ki kaçırdığınız da üzülmeyin ve seyretmekten zevk alın.
efsane neslin en güzel oyuncaklarından birisidir.
ileri mühendislik isteyen çeşidi için ise:
üç tane düzgün çubuk yada çomak '' bilemedim şimdi'' tam ortalarından birbirine bağlanır. kesilerek düzgün bir yüzey haline gelmiş poşet ile kaplanır. yapıştırıcı yerine taş ile poşeti ezmek yeterlidir. terazisi de alındı mı en güzel uçurtma senindir.