90'lı yılların fenomen dizisiydi. Hala bölüm sonundaki o dev robotu nasıl oluşturduklarını çözemedim. Voltran gibi bir şey oluyordu. Ateri oyununu da bitirmişliğim vardır. Çocukluk işte. 90'lı yıllar güzeldi be.
bulk ve scott isimli iki salak karakter vardı. biri zayıf diğer şişmandı. sakarlıklarıyla o anki sahneyi komediye çevirirlerdi. bunlar sürekli rangerların dünya da hiç kimsenin bilmediği gerçek kimliklerini ortaya çıkarmak için uğraşırlardı ve her seferinde işi ellerine yüzlerine bulaştırırlardı.
dünyanın en saçma süper kahraman dizisi.
daha önce de sözlükteki muhtelif yerlerde zikretmiş olma ihtimalimle birlikte tekrar ediyorum. *
bunlar kafasına motosiklet kaskı takmış birkaç tane ergendir. otuzbir çekmekten arta kalan vakitlerini dünyayı jedi lara benzeyen bazı yaratıklardan korumaya çalışmakla harcarlar. hologramın çükünü emiklerler durmadan. o ne derse onu yaparlar. düttürüzord deyince robotları peydah olur bir yerlerden *, sonrasında o robotlarla savaşırlar falan işte, robotlar baya bi hasar görür. bir sonraki dövüşmeye kadar beş ergen nasıl oluyor da bu robotları tamir ederler anlamam. bir renk * zenci çocuk iken, birinden * taş hatun çıkabilir bunların.
iyi bir dizi olarak başlamış. ilk sezonlarındaki kalite bir anda yokolmuştur sonradan.
hani çok iyi hatırlarım. beyaz ranger karizma timsaliydi. konuşan kılıcı vardı. sonra 2 bölüm ardından o kılıç bir daha ağzını açmaz olmuş , unutulmuştu. yeni ranger tasarımları o zaman çocuk olan bizler için bile çocuksuydu.
lord zed den sonrası tırttı kısacsı.
çocukluğum bir dönemine damga vurmuş büyük yapım. öyle ki; izleme olayını aşmış, mahalledeki arkadaşlarla diziyi izledikten sonra buluşup, power rangers olurduk. ben yeşil rangerdım. yeşilleri giyip çıkardım sokağa flütümle beraber. hatırlarsınız yeşil rangerın bi zımbırtısı vardı. onu çalınca denizden robot dinazor gibi bişey çıkardı. ben de onun gibi hayali düşmanlara karşı zora düşdüğümüzde 'dıı, dıtdııı, dırıdııı' diye çalardım flütümü. o zamanlar bizde de olan çocukların süper gücü, hayalleri gerçekle bir arada görebilme yetisi sayesinde tek bir işaretim ya da 'bakın, bakın' nidalarımla herkes dönüp 'aaa dinazor geldii' diyerek görürdü kendi hayal dünyasındaki dinazoru. sözün özü, çok güzel günlerdi çook.
kırmızı rencırs olan yakışıklı ve dik saçlı eleman bir bölümde yine dövüşürken yanlış bir şey yapıp çok dayak yemiş - dayak yemiş diyorum çünkü filmdeki dayak yemenin terminiolojisini unuttum haliyle - ve ardından rencırs özelliği kaybetmişti . ben de akadaşlar arasında rencırs rolü kırmızı bana verilmese de içten içe yanıktım kırmızı rencırsa işte durum da buyken kırmızının tekrar eski gücüne kavuşması için dua ettğim günlerde bir yaşlı bilgenin yardımıyla tekar ama geçici süreliğine rencırs olma fırsatı yakalamıştı eski kırmızı rencırs. geri dönüşü ise eskisi gibi kırmızı değil de gold rencırs ismiyle olacaktı yani siyah kostümüne kenarlar ve bilimum farklı yerleri altın sarısı rengi olmuştu .ben bunu daha da çok sevmiştim daha heybetli görünüyordu elemanda . neyse işte bunu izlediğim bölümden sonra dışarı çıkıp arkadaşlara
- laaann kırmızı rencırs , gold rencırs olarak geri döndü ulaaaağğn . diye seslendiğimi hatırlıyorum hatta yetmemiş gibi de o ses hala kulaklarımda . işte iğrenç anılarımı baş aktörüdür bu power rangers.
şimdi olsa 10 bin lira verseler o arkadaşlarla buluştuğum yerde gold rencırs , mold rencırs bağıramam , bağırtamazlar.
bunlarn her bölüm eşşek sudan gelene kadar dövdükleri yaratıkların adı yanlış hatırlamıyorsam patilerdi. kötü maksatla yaratılmış yeşil ranger'ın daha sonra beyaz olmasıdır efsane olan bu dizide. bide sezonluk bunların kullandıkları robotlar yenilenirdi. yeni sezon ürünleri gibi hep daha iyiye en iyiye...
90 lar çocuklarının yakaladığı o zamanlar muhteşem olan dizi. okula yeni başlamıştım o günlerde izlediğimi çok iyi hatırlıyorum. tenefüslerde rencırcılık oynardık.* gözlüklü şu an adını hatırlamadığım birinci sınıfın sonunda okuldan ayrılan bir çocuk vardı onun lider ranger olmasına izin verirdik. önümüzdeki dört sene benim en iyi arkadaşım olacak** hazar'la mavi ve kırmızı rangerlar olurduk. lider zaten ileriki bölümlerde değişiyordu. ne kadar zevkliydi. çocuk olmak gerçekten çok güzeldi. tek derdimiz tenefüste ilk dışarı çıkan olmakmış. şimdi öyle mi?
bir gazete maketlerini veriyordu. her gün maketleri alıp ilk okulda hava atmak için gazete alır gazeteyi öğretmenime verip power rangers maketini sırama koyardım.
anneme de öğretmenime gazete alma sırası bende para ver yalanını atardım.
çok sade tanım oldu ama uykusuzum olsun o kadar başlığı görünce dayanamadım.
deli gibi izlerdim çocukken. bütün dergilerini, oyuncaklarını, çıkartmalarını alır oynardım. show tv'de 15.00'te yayınlanan türk sineması kuşağından sonra başlardı. vaaay anasını yahu.