genellikle ergenlik döneminde ortaya çıkan aşkımsı şeydir.
bakışmalar gülüşmeler olur daha ilerisi asla olmaz. içinden neler geçer ama bir türlü açılamazsın. kısacası heyecanı olsa bile bir sefer yaşanmışsa tekrarına lüzum yok.
hayatın gerçeklerinden uzak, gelecek geçmiş kaygısı olmadan hissedilendir. mantığın tamamen karşısında olması özgünlüğü getirir yanına.
bir gülüş, bir bakış günlerce akıldan çıkmaz. anlamlar yüklenir, acabalar birbirini izler. başkadır işte başka. sonuç önemli değildir aslında aslolan o anlardır. çok sefer denk gelmez bir yaşam sürecinde. kıymeti de burdan ileri gelir.
önceleri sevmezdim delilik derdim.
ama reddedilmekten iyidir.
reddedilince artık ebediyen kaybedersin onu.
artık eskisi gibi samimi olmaz seninle.
belki yanına bile yaklaştırmaz.
ama o bilmezken yanındasın işte
bu bile yetmez mi?
süründürücü aşk türüdür. karşılıksız değildir, karşıdaki kişi kendisine aşık birisinin olduğunu bilmez. aşık olan kişi, duygularını söyleyemez, çekinir ya da bir çeşit psikolojik haz duyar bu acıdan. genelde görünümü kötü erkeklerin, güzel kızlara olan aşklarından doğar. aksi bir durum çok yaygın olmamakla birlikte, tarafımdan gözlenmiştir. kızlardanda çirkin olup yakışıklı erkeklere bu aşkı besleyen az değildir. özgüven eksikliğinden kaynaklanır, ama bu özgüvensizliğe yol açanda yine fiziksel görünümün aşık olunan kişiye göre daha niteliksiz olmasıdır.
'' Seni sevmeyen birini sarhoşken arayamazsın. Seni sevmeyen birini gece yarısından sonra arayamazsın. Seni sevmeyen birini öğleden sonra bile arayamazsın. ''*
özlersin özlersin ama nasıl yane böyle deliler gibi özlersin sonra bi naneye yaramaz... hiçbir zaman bilmez. onu bi görsem şöyle dicem şunu yapcam dersin ama sadece tutulur kalırsın ne bir gülümseme ne de herhangi başka bi hareket...özlersin acır acır ama susarsın
zaman içinde karşılık bulmazsa yerini nefrete bırakan aşk türü. şayet aşk ve nefret arasındaki çizgi incedir. sevdiğinden aşkı bulamayan nefrete sarılır. kalp bu şekilde dengelenir.