içimi öyle acıtıyor ki, bana verilen ceza ne olursa olsun içimdeki o hüznü alamaz sanırım, pişmanlığımı telafi edecek hiç bir şey olamaz, o insanın içinde hiç durmadan büyür çünkü, sanki boğazınızda kalmış son lokma gibidir, sizi istediğiniz yere götürebilecek hiç bir otobüs, tren, uçak yoktur, yürüyerek de oraya gidemezsiniz, artık kalakalmışsınızdır çünkü, hatanız büyüktür ve bedel ödemeniz gerekir, oda yalnızlıktır, kimse sizi affetmeyecektir.
denizdeki balık tarafından göğsünüze saplanmış bir zıpkın gibidir aynı. terstir yani. herşey ters gitmiştir ki bu hisse kapılmışsındır. en yoğun hissettiğin anlar ise, kendi elin ile kendi kahveni kendi evrağına döküp kendi sonunu bile bile hazırladığın anlardır. kötüdür pişmanlık. ya pişman olmayacaksın ya da olduracak şeyi yapmayacaksın. 2 sini de mi yapamıyorsun, üstüne bir bardak soğuk su iç veya soğuk bir duş al. kendine gelmen veya geçmişi uzaklaştırmak için, en kolay yöntemlerdir.
şimdi ben keşke daha çok cümlelerimiz olsaydı diyorum ya, ya da yakınındayken keşke inat etmeyip seni görmeye gelseydim, keşke bi kere öpebilseydim diyorum. morgdan çıkarken baban boyu nasılda uzamış, dimi? diye sorduğunda keşke seni kalbin hala atıyorken gördüğüm için evet, çok diyebilseydim. gittiğinden beri gelmiyorsun hiç rüyalarıma kızıyorum biraz ama sana değil! sesin, seslenişin kulaklarımdan siliniyor ya, çok kızıyorum ama sana değil! iki gün sonra bayram var, çok yakışıklı olup bize gelecektin ya , şimdi gelemeyeceksin işte bu bana çok koyuyor, daha çok kızıyorum ama sana değil!
Pişmanlık vicdan azabının diğer adıdır. Sadece yapılan şeylerde değil, yapılması gerektiği halde yapılmayan durumlarda da karşımıza çıkar. Dindeki yerine göre ise tövbe, günah çıkarma, vaftiz gibi çeşitlemeleri mevcuttur.
pişmanlık, yanlışlıkla veya bilerek işlenen suçun, hatanın bir bedelidir. en doğru tanımı ise "kişinin kendi kendine çektirdiği azap." olur. o zaman pişmanlık kaybeden insanın hissettiği duygudur. yani kendi isteğimizle kaybedeceğimiz bir işin varacağı sonuçtur.