Mühendisler için mühendislik seçmektir. ingilizce kompozisyonuydu, calculustu bilmemne derken lanet olsun dersiniz. Hatta ''lan bu kadar çalışsam öss'de birinci olurdum'' versiyonu da vardır bunun.
gerçek pişmalık ahirette ebediyyen kaybetmiş kafirin bir daha dünya hayatına dönemeyeceğini bilmesi ve kendisinin ebedi cehennemde kalacağını düşünerek bu pişmanlığı sebebi ile yüreğinin sonsuza dek acı içinde çöreklenmesi durumudur..zira allah'ın laneti kafirler üzerine olsun...işte gerçek pişmanlıkta budur..gerçek kurtuluşta hakiki imana ermektir.
Eğer çok büyük bir pişmanlık değilse ve zamanla telafi edilebilir ise vakti zamanı gelince geçecek bir iç kanamadır.
karşınıza bir ayna tutulur ve ne olduğunu o an anlarsınız. içiniz acır, ben ne yaptım soruları beyninizi kemirir. pişmanlığı tersine çevirmek istersiniz fakat siz bunun farkına varıncaya dek o kadar uzun zaman geçmiştir ki yapacak hiç bir şey kalmamıştır. zaten var olan pişmanlığınızın üzerine birde bu düşünce eklenir ki bu dahada büyük bir pişmanlık hissiyatı verir. sonuç olarak kararları ve davranışları iyi değerlendirmek gerekmektedir.
kesinlikle fayda etmeyen acı gerçektir. insan her pişmanlık duyduğunda aklına getiriyor elbet bu fayda etmeyeceği gerçeğini. ancak, aklına getirmek yetmez. bu daha önce düşünülüp. geçmişte kalmamak için bugün, gereken her ne ise yapılmalıdır.
önceden yapılmış bir hareket, konuşma, yaşanmış bir ilişki, edilmiş bir kavga, gidilmiş bir yer vs. için kafayı duvarlara vurup şu cümleleri sarf etmektir:
- neden yaptım?
- nasıl yapabildim?
- ne kadar aptalmışım!
- şu an olsa bunu asla yapmazdım!
- saflık dönemlerimmiş, aman tanrım! ...
oysa bilinmelidir ki hiçbir yaşanmışlık pişmanlığı kaldırabilecek kuvvette değildir. verilen her karar sonucunda gerçekleştirilen her eylem yaşanılan an itibariyle asıl doğrudur.