biz zamanında ruhunu pink f a teslim edenler olarak; o grubu bir yerle bağdaştırmışızdır hep. benim için pink f , bursa demek , bulvar demek, yağmurlu günler demek, dökülen yapraklar demek.
Pek bohem bir hayata sahip olduğum söylenemez. Heavy metal dinliyorum, pek bana hitap ettiği de söylenemeyecek bir grup lakin bazı anlarda da öyle bir sakinleştiriyor ki beni anlatamam. En sevdiğim parçası ise;
(bkz: the great gig in the sky)
uzaylıların dünyada.müzik gelişsin diye yetmişli yıllarda çeşitli frekanslarla işte müzik denen şey buduru öğretmek amacıyla Pink Floyd'a ilham gönderdiği bilimsel olarak kanıtlanmıştır...
40'a girmeme az kaldı. ilk defa bir şarkılarını dinlememin üzerinden neredeyse 25 yıl geçti.Zaman içinde dinlediğim birçok şeyi artık dinlemez oldum ya da azalttım. oysa Pink Floyd'u hala dinliyorum ve görünüşe göre ölene kadar da fikrim değişmeyecek.
pink floyd , beethoven'ın söylediği ''müzik tanrı'nın dilidir ve biz müzisyenler tanrı'ya en yakın insanlarız '' sözünün ete kemiğe bürünmüş bir halidir.
dünyaca ünlü efsane rock grubu pink floyd’un kurucularından ingiliz müzisyen ve besteci george roger waters, işgalci israil'in yaptığı soykırımı her fırsatta dile getiren biridir.
makam ve mevki kaygısı taşımadan yaşanan zulmü kendi çapında dünyaya duyurmaya ve zulmü durdurmaya yönelik çabalarıyla biliniyor.
ilk olarak Pink Floyd’un ne anlama gelmediğini söyleyerek başlayabilirim. Pink Floyd Pembe Flamingo demek falan değildir. Böyle sananların kafasına tuğlanın sivri kenarı ile vurmak istiyorum. Bunlar Londralı öğrenciler tarafından kurulmuş elektrikli müzik grubudur. en başta adı The Pink Floyd Sound idi. Daha sonra syd barrett 20’lerin iki blues müzisyeni olan Pink Anderson ve Floyd Council isimlerini alıp yan yana koydular. yani Pink Floyd’un kökü 1920’lerin sonu 1930’ların başındaki Amerikan blues sahnesine dayanıyor.
şu açıklamalar pink floyd grubunun solisti ingiliz şarkıcı roger waters'a aittir.
''israil beni de rejimine karşı tehdit olarak görüyor. israil'le son nefesime kadar mücadele edeceğim.
2006'da filistin'e gidip yaşananları gördükten sonra benim için her şey değişti."