bir kitabın içindekileri hayalimizde canlandırdığımızla filme dökülmüş halinin uyuşmazlığını görmek yine beni bir miktar hayal kırıklığına uğrattı.
Genel itibariyle çok güzel bir film ama Grenul pek olmamış ya. Adamın oyunculuğu çok güzel fakat biz Grenul u silik ve çirkin biri olarak tanıdık bu yüzden de Grenulle hiçbir bağ kuramıyorduk, onu hiç var olmamış biri gibi kabulleniyorduk.
Filmde ise bu tam tersi. Adam gayet yakışıklı ve siliklikten eser yok. Bu yüzden film süresince insan Grenulu anlamaya onu kabullenmeye başlıyor. Bu da olmaması gereken bir şey.
Yine de izlediğim en iyi filmlerden biri olarak kalacak. Güzel ve etkileyiciydi.
Dün izlediğim film. Çok değişik bir konusu var. Adam farklı kokuları çok uzak bir mesafeden ayrıştırıp diğer bir kokuyla birleştirebiliyor. Hızını alamıyor insan öldürmeye başlıyor vs. Biraz RTÜKlük sahneleri var ama tavsiye ederim.
Filmi alman yönetmen Tom Tykwer tarafından çekilip muazzam olmakla birlikte dizisi de çok güzel olmuştur. ikisinin de kaynağı ise Patrick Süskind'in romanıdır.
Filmi gibi dizisi de alman yapımı. Tabi bununla birlikte kitap yazaramız da alman.
Bir seri katili anlatan güzel bir kurgusu vardır. Diziyi takip edemeyecekseniz bile filmini kesinlikle izlemenizi tavsiye ederim.
koku'nun filme uyarlanmış halidir. Kitabın ( koku ) yazarı patrick suskind'dir. Ilginç betimlemeler, kurgular ve tuhaf ötesi bir ana karakter üzerine kuruludur. Kokusunu arayan doğuştan kokusuz ve yalnız bir adamın hayatını anlatır. bu karakter ( jean grenoulle) aslında hepimizin içindeki taa en derindeki en ilkel en gerçek 'ben' i ararken taşıdığı bambaşka karakter özellikleriyle kendinize başka bir açıdan bakma şansı verir.
Aşk, nefret, yalnızlık, kimsesizlik ve hatta ölmek öldürmek aynı şekilde en ilkel ve düz haliyle anlatılır.
Vakit bulunması halinde filmi izlemek yerine kitabın okunması size jean karakterini daha net hissettirecek ve konuyu yalnız bir kurgu olmaktan çıkaracaktır.