yaşı itibariyle, magazinsel yönünden kaçıp tarih bilgisini konuşturan güzel bayan. asmal-ı mescitte kendisiyle konuşma fırsatım olmuştu. şu aralar siyaset üzerine de habertürk programlarında gözükmektedir.
tarihin arka odası adlı programda cem sultan hayranı demek için 'cem sultan groupiesi' diyen kisi.
hayran kelimesinin anlamını bilmedigi icin yerine yine anlamını bilmedigi asikar olan groupie kelimesini kullanması, aysun kayacı'ya guldugumuz gibi ona da gulmemize sebep olmustur.
Yaşının çok genc olmasına ragmen; siyaset ve hayata dair tum konularda, işinin ehli insanların karsısına gecip dusuncelerini savunabilen guzel bir bayan.
ağzını kaydırarak konuştuğu programlarda tepeden bakan haleti ruhiyesinde istisnasız sinir bozan aksanıyla televizyonlarımızda arz-ı endam eden, gotik kültüre ve rönesans sanatına düşkünlüğünü kıyafetleri ile gözümüze sokan hanım abladır.
evet sinir bozucudur ve sıkıcı bir konuşma tarzı vardır ancak sap gibi ortaya atlayıp "yahu bu kadının tarihle ilgili alakası nedir, bir lise öğrencisini çıkarın tarih bilgisi daha fazladır" diyen zevatı da gayet komik bulmaktayım. kendisi New York Üniversitesi'nde Edebiyat, Tiyatro ve Felsefe öğrenimi gördükten sonra Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'nü bitirmiştir. hani tarihle marihle alakasını kuramıyorsunuz ya, bu ülkede tarihçi diye geçinen ve saygı gören insanları bir çoğu gazeteci, hukukçu vs.dir! ha tutup kendisini toktamış ateş'le karşılaştıracak değilim ama insanın beyin loblarını 2 dakika da olsa araştırmaya ayırıp ona göre yorum yapması çok zor değil...
magazin kameraları karşısında türk arkadaşıyla ingilizce konuşarak tüm türkiyenin ne konuştuklarını merak etmelerini sağlayan şahsiyet. tanrım konuşmaları hala deşifre edilemedi! lanet olası ingilizce!
her hangi bir lise öğrencisini çıkarın tarih bilgisi daha fazladır. hangi kontenjandan dahil olmuş programa muamma. güzel bir kadın o ayrı. ama yetmiyor hayatım...
beşiktaşta gecenin bir köründe mini eteğiyle bir bankta oturup kitap okuyabileceğini iddia eden hem sanatsal hem özgür kızımız. kendisine iyi okumalar dileriz...
Dinazorlar misali yokolup gitmişiz, geriye sadece kalıntılarımız ve abidelerimiz kalmış, geleceğin arkeologları, gezegenin yeni sakinleri, bizleri anlamaya çalışıyorlar...
Buradaki Atatürk heykelleri, resimleri, maskları ile karşılaşınca, sizce ne düşünürler?
Bence, tek tanrılı bir dine mensup olduğumuzu ve ilahımızın pek yakışıklı olduğunu.
Redingotlu işbu ilah, kah savaşıyordur, kah dans ediyordur, kimi zaman da kabiliyetsiz zanaatkarlar tarafından şekilsiz, orantısız bir şekilde gayet ilkel bir şekilde cismediliyordur...
--alıntı--
ortega89'dan özür dileyerek pelin hanıma başlamak istiyorum. fakat postpozitivist yimirta kullanıcısının entry sine bi hayli güldüğümü de belirtmek isterim.
entelektüel/aydın 'varyasyon'larından biridir kendisi. beni en çok şaşırtan konuşması şuydu. kendileri bir roman yazmış. bu kitabın dili ingilizceydi sanırım, evet. sonra bu kitabını tercümalnar türkçeye çevirmiş. neden ingilizce yahuu diyen murat bardakçıya şöyle aşırma bir cevap veriyor: 'çünkü ben rüyalarımı ingilizce görüyorum'* ayol zaten o bozuk türkçeyle rüya görmen mümkün değil ama nasıl bir rüya'varyasyonun' varsa bizler onu ekrandan çok net anlayabiliyoruz. umarım hiçbir zaman türkçe rüya görmez.
buaradan 'elif şafak' a bir atıfta bulunmak istiyorum. son yazdığı roman listeleri alt üst eden 'aşk' bildiğiniz gibi önce ingilizce yazıldı yazar tarafından. sonra aynı yazar tarafından türkçeleştirildi. neden diye sorulduğunda ' ben ingilizce dilinde de rüya görebiliyorum'* cevabını verdi.
*şimdi rüyalarının dilini ilk gündeme getiren gerçek bir entelektüele dönelim. kendisine 'kürtsünüz, kürt kimliğini savunuyorsunuz peki neden kürtçe şiir yazmıyorsunuz' diye sorulan şairin cevabı 'çünkü rüyalarımı türkçe görüyorum. aldığım dil disiplini tükçe, kendimi kürtçe ifade edebilecek yeterliliğe sahip değilim bu dil içinde' bu hikayenin sonunda yaşar kemal de var fakat burada kesiyorum.
şimdi derdim kimsenin dil seçimini eleştirmek değil. izledikleri yolun 'özgünlüğünü' eleştirmek.
pelin seni seviyoruz çünkü ııı'larken çok kültürlü görünüyorsun, ama sadece ııı'larken.