para: karşılığında mal ve hizmet almaya ve vermeye; bunların ekonomik değerlerini takas etmeye yarayan üzerinde rakamsal değerler taşıyan kâğıt.para genel kabul gören değişim aracına verilen isimdir ve farsça pare ( parça) kelimesinden türemiştir. malların birbiriyle değiştirilebilmesini sağlar.
cebinde varlığını hissettiğinde kendi aşırı bir özgüven veren omuzlarını dikleştirip herşeye meyilli ve istanbul sanki senin ve izmirede ortaksın modu yaratan, hayatın acımasız bir gerçeği.
ağlama, gülme, kırıtma, kırıttırma, satın alınma, satın alma, yaşam fonksiyonlarının sürdürme amacı da taşırken, kendine küsme veya kendinle barışma sebebi.
buna tapan bir dinin aleni biçimde ortaya çıkmayışı ve mevzubahis dinin sadece yer altında yaşanması üzücü.
önce yeraltından çıkardıkları madene, sonra kestikleri ağacın üzerine rakamlar basmışlar, binlerce yıldır başımıza bela etmişler. kolaylık mı, zorluk mu çözemedim.
baktığın zaman basit bir kağıt parçası ama mevzusu çok aga. darphanelerde basılır, imzası atılır, banknot yapılır deste deste akar gider. milyonlarca temiz milyonlarca pis el değer paraya. anlatılmaz bir sevgisi anlatılmaz bir acısı vardır. para için dilenecek en düzel dilek pis tarafını tutmamaktır.
para her şeyi yapar diyen adam, para için her şeyi yapandır.