aslında puşt mu paraya yakışır, yoksa para mı puşta yakışır arasında kalanlar var hala ama puşt paraya yakışır ise 100 doların üzerinde resmi bulunan franklin puştun önde gidenidir o zaman.
para spekülatif bir değerdir ve gerçekte gücü, onu basanın itibarına endekslidir. her ne kadar görünüşte bir kâğıt parçası da olsa, aslında onun kıymeti devletlerin üretim, askeri ve siyasi gücüne göre değişkenlik göstermektedir.
para hayatımızı kolaylaştırır. para olmasaydı mecburen takas yapmak zorunda kalırdık. takas için kullanacağımız metalar ise haliyle insanlar tarafından her daim rağbet görecek şeyler olurdu. mesele bizim toplumumuzda buğday o işi görecekti. her ödememizi buğday ile yapmak zorunda kalacağımız bir ortamı düşünün. felaket olrdu değil mi?
Tek yalancı tanrı.
Bir gün bir alim müslüman bir topluluğa sorar. Sizin tanrınız nerede?
Topluluk homurdanır, sinirlenir.
Bu kendini bilmez alim ne der böyle?
Alim kalabalığa doğru bağırır sizin tanrınız ayaklarımın altında.
Topluluk kalakalır sinirden delirmek üzeredirler.
Alim yanında durun bir adama toprağı kazması söyler.
Toprak kazılır bir küp altın çıkar.
Küpü kırar alim topluluğa doğru herkes altın kapışır.
Alim tekrar bağırır.
Şimdi anladınız mı?
Para mı? Elinin kiri.
Ne var denecek kadar var ne yok denecek kadar yok olmalı.