dün ayın 15 i olması itibari ile maaş günüydü. maaşımı çektim, kredimi, kredi kartımı, kirayı, faturaları ödedim. parayı elime almadan harcadım yani. sonra düşündüm. para ne kadar anlamsız bir şey olmuş benim için. kanepenin üzerinde sağa sola saçılmış bozuk paralar var mesela. eskiden olsa hepsini sayar cebime koyardım. hesap yapardım ne için ne kadar harcayacağım diye. almak istediğim şeyler için hayal kurardım. ama hayalini kurduğum şeyleri alınca gördümki asla beklediğim kadar mutlu olmuyorum. sonunda şuna karar verdim. para benim için anlamsız ve boş birşey. ben asla daha fazla kazanmak için uğraşmam gibi geliyor. halbuki çocuğuna mama alacak baba için ne büyük bir şey para. ya da kirasını ödeyemeyen öğrenciler için 100 tl ne kadar kıymetli, karnı aç olan biri için 3 tl ne kadar kıymetli... hasılı dostlar. paranızı anlamlı şeyler için harcayın. birilerini mutlu edin, birilerinin hayallerini gerçekleştirin, seyahat edin, çünkü cüzdanda duran paranın kağıt ve mürekkepten farkı yok bu dünyada.
alışverişte yumurta verip ekmek almaktan daha kullanışlı ama bir yazarın da dediği gibi insanın kendi yarattığı sonradan kölesi olduğu şey. paranın bu hayattaki yeri yadsınamaz ama insanlıktan da çalmasın.
sadece güçtür ve sevdiklerimu mutlu etmek icin kullandigim arac. kazanmazi zor harcamasi bir okadar kolay olan, sistemde miktarinin eşittir guc sayıldigi ve o olmadan bir boku beceremiceksin. kazanarak elde fazla bsy edemezsin çal koçum .
aslında puşt mu paraya yakışır, yoksa para mı puşta yakışır arasında kalanlar var hala ama puşt paraya yakışır ise 100 doların üzerinde resmi bulunan franklin puştun önde gidenidir o zaman.
para spekülatif bir değerdir ve gerçekte gücü, onu basanın itibarına endekslidir. her ne kadar görünüşte bir kâğıt parçası da olsa, aslında onun kıymeti devletlerin üretim, askeri ve siyasi gücüne göre değişkenlik göstermektedir.
para hayatımızı kolaylaştırır. para olmasaydı mecburen takas yapmak zorunda kalırdık. takas için kullanacağımız metalar ise haliyle insanlar tarafından her daim rağbet görecek şeyler olurdu. mesele bizim toplumumuzda buğday o işi görecekti. her ödememizi buğday ile yapmak zorunda kalacağımız bir ortamı düşünün. felaket olrdu değil mi?