panter emel denince akla gelen ilk şey, o meşhur yeşil gözleri ve asil duruşu. mahallede bir efsane olarak anılan bu kadının hikayesi, herkesin dilinde dolaşan bir gizem perdesi gibi.
Bu emel 90 larda TV'ye çıkıp birine saldırmıştı. Parçalarııım Seni falan diye bağırıyordu.Dikkatimi Çeken kucağındaki zavallı köpekti.Bir taraftan adama saldırmaya çalışan 'PANTER', bi taraftan da reflex olarak koltuğunun altındaki zavallı finoya yüklendikçe yükleniyordu. bir ara hayvanın gözleri kadraja girdi. yerinden fırlayacakmışcasına kurtarın beni bakışları atıyordu.
bu duyarsız, pislik dolu dünyada hayvanların haklarını savunabilecek kadar cesur ve iyi niyetli insanlardan bir tanesi. ''önce insaeeann!'' diye aklınca eleştiride bulunmaya çalışan kıçı kırık hümanist embesiller bundan yüz yıllar sonra lanetle anılacak. zamanın ötesinden gelen insandır hayvan hakkını savunan insan.
1990'larda ekranlarda çatır çatır hayvan sevmeyenleri, onlara işkence yapanları döverdi. apansızın girişirdi. bir ara tecavüze uğrayan ördeğe falan sahip çıkıyordu. evet, kantarın topuzunu kaçırıyordu ama ülkeye böyle insanlar gerek. kolay kolay panter olunmuyor.
hakkında yazılanlara bakınca eylemlerinde neden bunca saldırgan davrandığı kolayca anlaşılabilen, vurdumduymazlarla dolu bir dünyada haklı mücadelesini veren, saygı duyulası insan.
vakti zamanında; bu hanımefendinin bir kedisi vardı. kainattaki en yüksek desibelde miyavlama efektine sahipti. o kedi miyavladığında, sanırdınız; metro goldwyn mayer film şirketinin aslanı kükrerdi.
yok böyle bir tehlike arkadaş. kadın tam bir kuru kafa. aman diyeyim arkadaşlar yazdığınız yorumlara dikkat edin. hiç beklenmedik anda karşınızda bulabilirsiniz.
adını ilk kez duyanların; "acaba bir kadın futbol takımında kaleci mi?" diye düşünmesine sebep uyandıran, hayvan hakları koruyuculuğunu kutluk anlayışından da kutsal biçimde benimsemiş insan.
uzun süre anarşist hareketin içinde yer almış, efendisizler, ozgür hayat, öküz ve hayvan gibi yayınlarda yazmıştır. yavşak medyanın lanse etmeye çalıştığı gibi bir kişilik değildir asla. anti otoriter, sosyal ekolojist biridir ve entellektüel birikimi acayip derecede fazladır. ömer madra ile katıldığı bir söyleşiyi izlediğimde nutkum tutuldu. noam chomsky türkiye'ye geldiğinde, görüştüğü kişilerden birinin de panter emel olduğunu öğrenince şapkam havaya uçtu. ulan dedim kendime, " bu kadar sazan olmanın alemi var mı".
festivalde gösterilen kutluğ ataman'ın "ay'a seyahat" belgeselinde nilüfer göle, bülent somay, etyen mahcupyan ile birlikte panter emel'i de görüşlerine başvurulan aydınlardan biri olarak izleyince, basında her gösterilene asla inanmamam gerektiğini kafama kazıdım. bu da bana ders olsun.
beşiktaş atatürk anadolu lisesinin efsanevi felsefe hocası. sınav kağıtlarının sonuna panter resmi çizmesiyle lakabını ne kadar benimsediği görülebilir. ayrıca velilerin gelip de "emel panter siz misiniz?" diye sormasıyla velilerin bile lakabını benimsemiş olduğu güzel insan. ancak galatasaray lisesine tayini çıkmıştı en son.
bir aralar ninja misali herkesin üstüne uçuyordu. tamam kardeşim hayvan haklarını savunuyosun ama insan hakkından bi habersin. adama pençelerini geçiriyor. neymiş hayvanın hakkını arıyomuş. bırakın efenim bırakın! hak sizin aradığınız gibi aransa meşhur deyimde dediği gibi burası texasa dönerdi. yanlışlıkla tavuğun ayağına bassanız beter böcek gibi hemen olay mahaline intikal ediyordu. nerden haber alırsın hemen de yahu. şu aralar kendini yogaya, meditasyona verdiğini düşünüyorum çünkü pek çıkmıyor tv ye saldırı haberleriyle.