iş bilmez, vurdumduymaz insanlar tarafından yönetilmeye başlamasıdır.
bakın "yönetilmesi" demedim, "yönetilmeye başlamasıdır" dedim.
aslında duraklama dönemine karşılık geldiği anlamı çıkabilir fakat, hayır:
19. yüzyılın ortalarına, tanzimat'a, meşrutiyet'e karşılık gelir.
efendim bu zamanlarda osmanlı idarecileri öyle bir kafadadır ki, ileriyi düşünmekten kesinlikle acizdir.
bu iş bilmezlik, bazılarını vatan hainliğine kadar götürmüştür.
çünkü, her neden olursa olsun, olan bitene göz yummak da hainlik değil midir?
herhangi bir müttefik yok, fakat düşman çok iken, osmanlı idarecilerinin gözü açık davranması beklenmez miydi?
koskoca osmanlı imparatorluğu'nda ileriyi gören, zeki idareciler neredeydi?
devlet erkanı, almanlar tarafından devşirilmiş yahut almanya'dan getirilmiş idarecilerle doluydu.
bunun tehlikeli olduğunu düşünenler de vardır lakin güçleri yoktur.
iki büyük dünya savaşında da, almanlar'a bu denli güvenmiş olmamız, işte bu devşirilmiş yahut ithal edilmiş idarecilerden sebeptir.
iç işlerimizin, göz göre göre yabancıların eline bırakılması bu vatansever(!) devşirmeler ve osmanlıcı(!) ithal mallardan sebeptir.
Hanedanın zevkine keyfine çok düşkün olması ve hovardaca para harcamasıydı.
Istanbulda biri bizanstan kalma 4 tane saray varken beğenmeyip 1556 da dolmabahce sarayını yaptılar. Sonra dış borçlar ödenemedi ve devlet iflas etti. (bkz: 1875 moratoryumu) ecnebiler gelip vergi gelirlerimize el koydular (bkz: 1881 düyun u umumiye)
sonra 2. Abdülhamit o memur maaşı ödeyemeyen ,
cephedeki askere mermi gonderemeyen batmıs ülkede o 5 tane sarayı beğenmeyip borç para ile 6. Sarayı yapmıştır .( yıldız sarayı 1885)