osmanlı'da eşcinsellik konusu ile ilgili olarak düşülmesi gereken çok önemli bir not daha vardır.
Eşcinsellik batılılaşmanın ilk filizlerinden, yani tanzimat'tan sonra gizlenmeye, ayıp ve hakir görülmeye başlanmıştır. Ağzından salyalar saça saça, "avrupa'nın iyi yönlerini alalım ahlaksızlığını değil!" diyenlerin bu konuyla ilgili açıklamalarını merak etmekteyim.
ha eşcinsellik, ayıplanacak, hakir görülecek bir durum mudur? bence değildir. beni sinirlendiren osmanlı'daki eşcinsellik değil, ahlakçı geçinen müslim Osmanlıcıların bu konuyu görmezden gelmesi...
Tanzimat dönemine kadar baya popüler olan bu durum bir elitlik göstergesi olarak kabul edilmiş medreselerde eğitim gören erkeklerin ilk gençlik çağlarında zamanla kendi cinslerine yönelmesi üzerine ' cahil erkek kadınlarla eğitimlisi erkeklerle birlikte olur' diye bir düşünceye bulanmışlardır. Hanlarda hamamlarda buna imkan sağlayan erkeklerin de varlığı sürmüştür.
izn alub Cuma namâzına diyu mâderden
Bir gün uğrulayalım çerh-i sitem-perverden
Dolaşub iskeleye doğru nihân yollardan
Gidelim serv-i revânım yürü Sad-âbâda
-Nedim
Nedim, servi boylusunu zamanın eğlence mekanı olan Sadabad'a, eğlenmeye çağırıyor.. Gizli yollardan gitme teklifinde bulunuyor... Ancak ortada şöyle bir durum var:
servi boylusuna "Annenden cuma namazına diye izin al." diyor.
Bir rivayete göre yeniçerilerin evlenmeleri yasak olduğu için kendi cinslerine yaklaşımları bulunduğu deniliyor. Acemi ocağına yeni gelen bir erkek olduğunda sıraya girip merak etmişliği kadar varmış.
tabiri caiz ise oğlancılık olarak bilinir.
Çoğunluğu hamam da bulunurdu oğlanların veya şöyle de denebilir eşcinsel bir ilişki yaşamak isteyen biri tellağın altına yatabilir veya üstüne çıkabilirdi.
Isterseniz deneyin, göbek taşına yatıp kese attırmadı iseniz bu durumu anlayamazsınız.
osmanlı da eşcinsellik bugünkü türkiye'de ne kadar varsa o kadar vardır. paylaşılan bazı minyatürler irani. kabusname osmanlı sultanına yazılmış değildir kuhistan sultanı tarafından 1080-1100 arasında yazılmıştır. ilyasoğlu mercimek ahmet ise bir kez daha tercüme etmiştir. bazı dangalaklar kabusnamedeki oğlan meselesini zırt pırt dile getirmesine rağmen nedense tamamından bahsedilmez. işret içki içme meclisidir o zannetiğinizin işin değil.
cumhuriyet dönemi kadar yaygın değildir . eşcinsellik kötü birşeydir demiyorum . ama illa karşılaştırılacaksa şimdi eşcinsellikle ilgili sivil toplum örgütleri var . yani cumhuriyet döneminde daha yaygın .
osmanlı' nın çöküş döneminde ortaya çıkmış, devşirmeler vasıtasıyla yayılmıştır. şimdiki emo, apaci, tiki, gay ve bunlar gibi birçoklarının atalarıdır.
terbiyesizliğin bir yüzü de şudur: "oğlan" kelimesini gördüler mi, hemen eşcinsel anlarlar. arkadaş, oğlan kelimesinin o anlama gelmesi kaç senelik?
acemi oğlanlar ocağı falan gibi kurumlar vardır osmanlı'da. resmi kurumlar bunlar. mesela bugünkü jandarma teşkilatı falan gibi... yarın öbür gün jandarma kelimsesinde bir anlam kayması olursa, bütün jandarmalara... resmi kurum bu ya, ne alaka?
mesela fransızca'da garson vardır bizde oğlan gibi. al ülkedeki tüm garsonları "oğlan" ilan et...
bir hastalık olarak oraya da bulaşmıştır ve vardır. yeniçeriler arasında görülmüş ilk; özellikle osmanlı'nın son döneminde almış başını yürümüş bu iş...
ama bu iş hakkında ileri geri atıp tutanların ruhu eşcinsel. divan edebiyatını falan karıştırıyor herifler; nerede bir dostluk, sevgi, muhabbet izi gösrseler, "aha, eşcinsel" diye ortalığı ayağa kaldırıyorlar. (kendilerini mutlu ediyorlar.)
çetin altan, bu tür eşcinsel manyaklığının pirlerindendi. uğur mumcu falan hep aynı kafada adamlardı. gak desen eşcinsel, guk desen eşcinsel...
padişahlara kadar gitmez bu iş. hele fatih'in falan semtine bile uğramaz. (onun şeyhiyle halvetine böyle diyor ibneler ya, düşünün çirkinliği!)
bunları diyen birini görürseniz, alnına yapıştırın, hiç şaşmaz:
az veya çok değildir.hastalık gözüyle bakılmamalı.yeniçeriler, fatihle ilgili malum muhabbetler dahildir aslında buraya.birde dönemine göre değerlendirilmelidir.yani normal kabul ediliyorsa günah keçisi aramak saçma olur.
"Ey sevgili... Bugunlerde, yeni bir kadin turu ortaya cikti... Bunlara sevici (lezbiyen) diyorlar.
Eskiden boyle bir sey yoktu, hic isitmedik. Sevicilik, kadin milleti icin sanki kotu bir hediye... Birbirlerine gonul verip asik oluyorlar. Cimayi(cinsel iliskiyi ) taklit edip, hileye baglamislar. Zibik isimli bir alet kullaniyorlar.
Isin garibi, bu yola girenlerin hepsi temiz huylu, nazik, okuyup ilim-irfan sahibi olmus kadinlar. Kendi aralarinda gecinip gider, sevgilileri icin canlarini verir, birbirlerin ustune cikarlar. Baslarini cevirip bir baskasina hic bakmazlar."
"Buna ek olarak yenicerilerin bugünkü anlamda escinsel olmadigi aslinda tam manisiyla heteroseksüell olup opportunist yani oportünizm, fırsatçılıga veya eyyamcılıga bagli olarak escinsel iliskileri tercih etmek zorunda kalmis olmalari söylenebilir. Bu yüzden yeniceriler günümüz zamanda serbest yasanan escinsell birlikteliginden farkli olarak sadece cok kadinimsi, bir kadini cok andiran genc erkekleri tercih etmislerdir. Özellikle devsirme yönteminin kaldirilmasindan sonra yeniceri ocagina yeni oğlanlar alinmadigi icin bundan sonra Yeniceriler bunun icin "civelek" adini verdikleri kiz gibi genc ve güzel olan gencleri disaridan secmeye baslar."