Türk müziğinin en özgün, en kaliteli adamlarından biridir. Türkiye'de sanmıyorum ki orhan gencebay'ın müziğini sevmeyen birileri olsun (özenti bir kesim dışında).
Keşke vodafon reklamlarında oynamasaydı, Lakin onu reklamda görmek bile güzel.
bir devrin temsilciliğini hala devam ettirip çizgisini değiştirmemesi ise onun eksisi değil artısıdır. Biz onu böyle sevdik, çizgisini de ona yakıştırıyoruz.
Keşke Konser verebilse, sesi yetmiyorsa vermesin zararı yok, yıllardan beri var, Allah herkese sonsuza dek yetecek ses vermeyebilir.
"boğaziçi köprüsü' nden kopan taksi etiler' e doğru yol alırken, radyoda orhan gencebay' ın hayat kavgası şarkısı çalmaya başladı. ibrahim kurbanların evinin önüne geldiğimizde şarkı henüz bitmemişti. şoföre parayı saydım, fakat arabadan inmedik. şoför, soru soran gözlerle suratımıza bakıyordu. işaret parmağımı dudağıma götürerek 'hışşşş," dedim. şarkı bitti. biz taksinin arka kapılarını aynı anda açıp dışarı çıkarken, ibrahim kurban başını içeri uzatarak durumu şoföre açıkladı: orhan gencebay çalarken arabadan inilmez kaptan."
vodafone'un yeni yüzü olmasıyla birlikte benim gözümdeki samimiyetini sonuna kadar yitirmiş ve komik bir hal almıştır. ayrıca orhan pamuk, masumiyet müzesi'nde kendisine anlam veremediğim kadar abartılı övgüler, ya da daha doğru tabirle iltifatlar yağdırmakta.
canım ülkemde sanatçı diye yere göğe sığdırılamayan. sanatçılığı sadece zamanın şartlarını iyi değerlendirerek, halkın duygularını iyi kullanmak onların yanında görünüp kapitalizmin halkın sırtından geçinen her türlü sistemden beslenerek cebini şişirmek olan, bunun dışında edirneden dışarı çıkınca bir allahın kulunun tanımadığı şişirme şarkıcı.
kendisini vodafone reklamlarına kurban etmiş sanatçı. tamam goygoy şarkılarına saygımız var bütün arabeskliğine rağmen ama yeter be kardeşim, dakika başı o berbat beyaz takımlar içinde kasılmaktan bedenine felç inecek bir edayla taksim'de şarkı söylemeni seyretmeye mecbur muyuz biz?
üstelik orda bile canlı terennüm etmekten imtina ediyorsun şarkıyı. playback yapacağım diye kasım kasım kasmışsın bünyeyi.
21. yüzyılda taksim gibi bir yerde beyaz takım elbise, 70'lerin berbat parçaları ve playbacktan şarkı söylemeye kıvranan bir adam.
zamanında esrar çektiği doğrudur. zaten o besteleri normal kafayla yapmak çok zordur. lakin orhan gencebay bu konuda tek değildir. sezen aksu, selami şahin ve yıldız tilbe'de aynı yollardan geçmektedir.
büyük bestekar, gerçek bir sanatçı, dahiyane orkestra şefi ve babayiğit bir beyfendidir kendisi. lakin vodafone reklamında şafak sezer'e rol arkadaşlığı yaparak tüm karizmasını yerle bir etmektedir.
halbuki biz orhan gencebay deyince aklımıza sadece "batsın bu dünya", "hatasız kul olmaz" " bir teselli ver", "beni böyle sev seveceksen", "hor görme garibi" gelsin istiyoruz.
mozart ve bethoveen ikilisi yaşasaydı bu müzik dehasının önünde düğmelerini iliklemek zorunda kalacaklardı.Doğuyu ve batıyı müziğiyle bu kadar yakınlaştırabilen eserlerinde hem doğu hem batı enstrumanlarını hemde en üst seviyelerde kullanabilen, sitar, obua, dombra çello gibi türk müziğine yabancı bir çok müzik aletini eserlerinde kullanabilen,Hem söz yazarı, hem bestekar, hem aranjör,hem müzik yönetmeni,hem virtüöz,hemde ses sanatçılığı yapabilen bir sanatkar varsa en büyük odur, hiç kusura bakılmasın mozart falan değil yani.
Ayrıca bütün bunlarında yanında 1000 in üzerinde bestede verebilmiştir.
hiç konser vermemiş oluşu bende "lan acaba sesine güvenmiyor mu" düşüncesini uyandırıyor.
orhan gencebayın eserlerinin kalitesi elbette tartışılmaz. kendisi yıllar önce, sadece şarkı yapıp bunları satarak biyerlere gelmenin imkansız olduğunu düşünüp kendi kasedini de çıkarmanın gerekliliğini üdşünmüş daha sonra biraz da teknolojiyle kasetleri okumuş, şu an ise insanları hayal kırıklığına (sadece ses yönünden tabi) uğratmamak için konser vermiyor olabilir.
elbetteki sadece bir düşüncedir bu.
türkiye'nin değerini pek bilmediği arabeskçi diye geçirdiği ve inanılmaz derecede yurt dışında dinleyenleri olan sanatçı.
Amerika'da başta yale üniversitesi olmak üzere bir çok üniversite de araştırma konusu olmuş, hatta bir albüm kapağı müzik tarihi kitabında kullanılmış arabeskçi değil sanatçı.
müzikten, notadan anlayarak kitlelere kaliteli müzik yapmış adamdır. sözleri gerçekten arabesktir. fakat aynı oranda "ne yaşamış bu adam da bunları yazıyor" dedirtir.
* ne oldu bana bilemem kendimi unuttum
ben eski halimle daha mesuttum
güvenmiştim talihime ne umdum ne buldum
bıktım artık ben bu aşktan yoruldum *
yeter ki sevdim de,
ben bu aşk ile,
dünyanın kahrına,
gülüp geçerim.
ben zaten her acının,
tiryakisi olmuşum,
ömür boyu bitmeyen,
dert ile yoğrulmuşum.
gülemem sevdiğim,
ben sensiz aah yaşayamam, yaşayamam. *
geri dönmez artık giden sevgililer
her ümit ufkunda ağlıyor gözler
bitmeyen çilenin derdin sarhoşuyum
kahredip geçiyor en güzel günler
bıktım artık yaşamaktan
çekmekle biter mi bu hayat yolu
bu yalnızlık bu dertler.
şu an çalma listemde yukarıdaki şarkılarıyla yer edinmiş saz,söz ustası.