bindiğim bir minibüste o minibüsü kullanan şoförle sarılmış resmi olan abi.lakin minibüsçünün yanında arnold gibi kalıyordu bu abimiz şaşırtıcı olan ise minibüsçü de yarma gibi bir herif lakin orhan babanın yanında küçük hüsamettin gibi kalıyor fotoda.çıplak gözle kendisini görmüşlüğümüz yok lakin bu adam baya pazulu bişey olsa gerek bu mukayese itibarı ile.ha boyunu bilmem foto boy fotosu değildi pek uzun boylu değilmiş diyorlar görenler zaten.biz de görürüz belki lakin vaktimiz yok orhan peşinde koşmaya lakin.
ömrünü arabeske falan değil türk müziğine sebil etmiş dünya çapında sanatçı. zira gencebay arabesk denen bilhassa 80'lerden sonra tamamen yozlaşan müziğin değil, kendi yarattığı, gencebay müziğinin temsilcisidir. bu gencebaya büyük bir hakarettir. gencebayın müziğine arabesk demek büyük bir cahillik, bunun da ötesinde müzikal bilgiden yoksun olma durumudur. gencebay 45 küsür yıl önce konservatuvardan özgür müzik yapamadığı gerekçesiyle ayrılmış, kendi müziğini yapmak adına, nida tüfekçi, ruhi su gibi hocalarını karşısına almıştır.
gencebay türk müziğine orkestrasyon ve partisyon mantığını sokmuş, az sazlı türk müziği geleneğini yıkmış, türk müziğinde çok sazlı ve çok sesli bir orkestrasyonun temelini atmıştır. türk müziği makamlarını , blues, cazz, rock, rapsodi türleriyle harmanlamış, monoton devam eden makam ve melodi arızalarının içine farklı dünya müziklerinin, batı gamlarının, rock rifflerinin geçkilerini eklemiştir. bu armonik yapıyı, değil türkiyede, dünyada dahi yakalayabilmiş müzisyen sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır.
gencebay müziğine hakim olan, çoğu konservatuvar mezunu olmak üzere pek çok müzik insanı, gencebay müziğinde dünyada benzeri olmayan yeni makamların kullanıldığını, türk müziği makamlarında arızaların içine göçürülmüş arıza ekleyebilmek gibi yüksek müzikal beceri gerektiren bir donanıma sahip olmak gerektiğini bilirler. zira türkiye'nin ilk türk sanat müziği profesörü, ege üniversitesi türk müziği bölüm başkanı prof hakan cevher, gencebay bestelerini sanat müziği formunda düzenleyip, türk müziği saz ve korolarıyla yorumladığı ve şefliğini yaptığı konser sırasında gencebay müziğini şu şekilde tanımlamıştır: "bir geleneksel türk sanat musikisi korosunun neden orhan gencebay eserlerini seslendirdiği enteresan bir soru olarak aklınıza takılabilir. tek cevabı var, cevabı orhan gencebay'ın müziğinde gizli. gencebay doğu ile batının uyumunu mükemmel bir armoni yakalayarak sentezlemiş, farkındalığı yıllar sonra oluşacak türk müziği makamları üretmiştir. evet türk müziğinde gencebay makamı vardır. biz gencebay rifflerini derslerimizde zaten etüt ediyorduk, üniversitemiz olarak bu makamsal yapıları da ele almaya başladık, bu müzikal yapıları bizden sonraki kuşağa da ileteceğiz. "
velhasıl kelam, gencebay müziği; müslüm, ferdi falan gibi tiplerle kıyaslanacak, aynı kulvarda yarışacak bir müzik değildir . bir bestesinde 2 dakikalık introlar, 2 dakikalık introlara, 5-6 farklı makam, 3-4 farklı usül, 10 larca farklı melodi sığdıran, birbirini 10 saniyeden fazla takip eden melodileri olmayan, müziğinde insanın beynini yoracak derecede yoğun varyasyonlar olan bu müziği, bu gibi vasifsiz isimlerle kiyaslamak saygisizlik ve cahilliktir.
ayrıca hakkında onlarca tez zaten yazılmış, başta abd, israil, mısır olmak üzere onlarca üniversite tarafından montu merit müzik doktorasıyla şereflendirilmiştir.
karanlık renksizdir rengini arar,
ışıksa saf aşktır, rengarenk yanar.
renksiz bir gönülde sevgi ne arar,
acele bir renge bürünmen lazım.
asıl adım insan, sanma her şeyim,
en zordan daha zor kıldan inceyim.
gencebay dedi ki hiçten zerreyim,
hakka aşksız varılmaz bize aşk lazım,
yolumuz hak yoludur bize hak lazım...
ayrıca kendisi, şahsım gibi kırım tatarlarındandır. zaten o bıyıklar başka hiç kimsede öyle çıkmaz. türkoğlu türktür.
her şarkısını en ince ayrıntısına kadar dinlediğim, sözlerinden çok müziğini beğendiğim, her biri ayrı bir dehayla yapılmış bestelere sahip adam. dinliyorum, yabancı müzik de dinliyorum dinleyebildiğmce, türk müziğinde ki diğer üstadların eserlerini de dinliyorum, objektif olmak adına, hafızamda 1500den fazla eser var, en az 500den fazla esere eşlik de edebilirim, aşinalığım var. lakin husus müzik ve enstrumantal doyum olduğunda yok abi diyorum yani orhan gencebay bi tane.
bi eser düşün, bağlama ile başlıyor, alt yapıda bass gitar bariz hissediliyor, bateri bariz hissdiiliyor, bongo bariz hissedliyor, sonra saksafon devreye giriyor, keman keza olmazsa olmaz, ara nağmeye geliyosun olay değişiyor, 70 lerde 80 lerde anadolu rock müzikte de sıklıkça kullanılan klasik davul zurna olaya müdahil oluyor dehşet bi şekilde. enstrumanlar rastgele kullanılmıyor, kullandığı her yer kullanıldığı müzikal formlara uygun. yoksa al bir eseri milyon tane enstrumanla unison çal, bu değil zenginlik, anlatmak istediğim 5:30 dakikanın içine sıkıştırabildiği müzikal formlar.
hani bazen sözler tıkanır da sözlük ararsınız ya, gönüllerin sözlüğü, tıkanan aşk kelimelerinin tercümanıdır orhan gencebay.
sevgi karşısında yıkılmadan dik duran aşkı özlemi insanlığı ve kahrı arebesk olmayan hislerce söyler.
bazen cevap ver diye sorgular, bazen bir teselli isteyerek ayrılır, o kadar da güçlü olmadığını ben topraktan bir canım diyerek vurgular, haksızlıklar karşısında batsın bu dünya diyerek isyan eder, sen de bizdensin diyerek sınıf ayrımına karşı çıkar, kiralık dünyada geçici olduğumuzu ısrarla belirtir, gelin birlik olalım diyerek barış öncülüğüne girişir, içimde uyku var diyerek yorulma emarelerini saklamaz, aklım takıldı diyerek aşkın gözlerde başladığını öğretir ve gözlerimin gözü aydın diyerek harf kurma sanatını bize öğretir.
şarkıları sevgiliye köprü vazifesi görür. o söyler biz bak böyle işte deriz. zaten şarkıları dediği gibi onun değildir artık bizimdir...
müzik türü tarzım olmamasına rağmen kendisine saygı duyulmasıyla birlikte dinleten gerçek sanatçılarımızdandır.
sanatcı olmayı kafaya koymuş gençlerin örnek alabileceği bir "insan".
kesinlikle bir arabeskçi olmayan, türkiyenin gelmiş geçmiş en iyi 3 bestecisinden birisi olan büyük sanatçı.
berlin flarmoni orkestrasına bestesi alınan (akşam güneşi) tek türk sanatçısı olması dışında, led zeppelin'in 1974te ''müziğimizin altyapısını, ritm ve rifflerini aldığımız türk sanatçısı'' dediği, övünç kaynağımız olan bestecidir kendisi. led zeppelin'in bu röportajı verdiği tarihte orhan gencebay'ın 30 yaşında olduğunu hatırlatmakta fayda var. beatles ravi shankar'ın müziğinden etkilendiğinde ''woouuvv'' çekenler, led zeppelin orhan gencebaydan etkilendiğini söyleyince neden dudak büker, enteresandır.
30 civarında enstrümanı gözü kapalı çalabilen, dünyanın albümleri en çok satan sanatçılar listesine 70 milyon gibi bir rakamla giren tek türk sanatçı olan, roll dergisine göre kusursuz bir caz saksafoncusu, amerikalı death metal grubu nile'a göre 'etkilenilen ama taklit edilemeyen' usta kendisi.
türk müziğine orkestrasyon ve parkisyon'u ilk defa sokan sanatçıdır.
tüm bunlara karşılık sormak lazım, ''fazıl say sen ne bok yedin'' diye. yanlış kişiye çattın.
orhan gencebay'ı dinlemem, yabancı müzik dinlerim diyenler;
sizin dinlediğiniz kişiler, orhan gencebay dinliyor zaten.
kültürsüzlükle itham edilen türkiyenin teoride en bilgili notist, pratikte en kabiliyetli 3-5 telli tezeneli enstrümanistlerinden olan dünya çapında müzisyen. bak notist diyorum. notasyon bilgisi türkiyeyi geçtim dünya çapındadır diyorum. nota kağıdına dökülmüş notaları, tersten deşifre edip, o kağıda bakmadan sitarla icra edebilecek kadar notaya hakim bir profesör diyorum.
türk müziğinin ana makamlarını 14 yaşında hatmetmiş, bugün 68 yaşındaki olan bu adam sana 1 ay hiç uyumadan 550'den fazla türk müziği makamını arızalarıya, duraklarıyla, yedenleriyle anlatır diyorum, bu adam hamburg müzik akademisinde kürsü teklif edilmiş bir müzik dehası diyorum ve hatta ben demiyorum türkiyenin ilk türk sanat müziği profesörü hakan gerçek türk müziğinde gencebay makamı vardır diyor, kendine özgü türk müziği makamları dahi üretmiştir diyor.
günün birinde istekli bir şekilde şarkısını dinleyip de efkarlanacağım gelmemişti aklıma. bunun için dinleyenin gerçekten çok üzülmüş olması lazım sanırım.