Bu isimde bir avukat da var ama beş para etmez bulut inşaatin adamıymış. Müvekillerinin hakkını asla aramamıştır. Çok pasiftir. Madurların avukatlığını yapmaktadır deniliyor ama lafta.
1960’lı yıllardan itibaren, gece kulüplerinde Ayaküstü Gırgırı adıyla Türkiye’de ilk Stand-Up geleneğini başlatan ünlü mizah ustasıdır. (d. 30 Haziran 1928, istanbul – ö. 26 Mayıs 2012, istanbul)
hıncal uluç bugünkü yazısında babasını, hikmet efendi olarak bilinen hikmet boran'ı kaleme almıştır. ayrıca 14 mart tıp bayramının mekteb i tibbiye i sahane'nin kuruluş günü olduğu ve tıbbiyenin işgalci kuvvetlerden kurtuluşu yüzünden 14 mart ın tıp bayramı olarak kutlanmasının sebebi, hikmet boran ın wikipedia sayfasında anlatılmaktadır. atatürk'le olan muhabetini yaşantısını özetlemiştir. hıncal uluç
Sivas Kongresi'nde Mustafa Kemal'e hitaben yaptığı mandaya karşı oluş konuşmasıyla meşhur olan askeri doktor Hikmet Boran'ın oğlu olan Orhan Boran, 30 Haziran 1928'de istanbul'da doğdu. Orhan Boran, Edremit Cumhuriyet ilkokulu'nu bitirdikten sonra 1938'de yatılı olarak Galatasaray Lisesi'ne girdi. ilk sahne deneyimini Galatasaray Lisesi'nde okurken, istanbul Şehir Tiyatroları'nda rejisör olan ve okul temsillerini sahneye koyan Necdet Mahfi Ayral tarafından Moliere'in bir oyununda oynamak üzere seçildiğinde yaşadı. Boran daha sonra Türkoloji Fakültesi'ne yazıldı. Aynı yıl, Necdet Mahfi Ayral kendisini Muhsin Ertuğrul ile tanıştırdı. Boran, istanbul Şehir Tiyatroları'nda işe başladı ve Vasfi Rıza Zobu'nun talebi üzerine, birlikte oyunlar sergilediler. Radyoya ilgi duyan Boran, istanbul Radyoevi'nin açılmasından itibaren okuduğu Türkoloji Fakültesi'ni 3. sınıfta terk edip, Ekrem Reşit Rey'in asistanı olarak girdiği memuriyet hayatında temsil yayınları rejisörlüğü yaptı.
Türkiye'de 1960'lı yıllardan itibaren gece kulüplerinde "Ayaküstü Gırgırı" adıyla ilk stand-up geleneğini başlatan Orhan Boran, televizyonun olmadığı radyolu günlerde, mükemmel Türkçesi ile kibar esprileri, unutulmaz pürüzsüz sesi, nezaketi ve beyefendiliği ile tanındı. Orhan Boran, aynı yıllarda unutulmaz radyo kahramanı haline gelen Yuki'yi de yarattı. Yuki efsanesi 14 yıl sürdü.
2002'de yakalandığı kolon kanseri sebebi ile 2 defa ameliyat geçirdi. "Hayatımın son yıllarını saçlarım dökülmüş olarak geçirmek istemiyorum. Öleceksem insan gibi bu halimle öleyim. Şu dünyayı sefil halde terk etmek istemiyorum. Hayranlarım beni hep bu halimle hatırlayacak, saçları dökülmüş olarak değil" diyerek kemoterapi tedavisini reddetmişti. (Habertürk, 27.05.2012)
vefatının ardından başlığının entry bombardımanına tutulması gerekirken unutulan, ayaklı güldürücü namıyla gazinolarda ilk stand up gösterilerini düzenleyen ünlü radyocu.