vatansever olduğu için, orhan bambuk un çeyreği kadar dillendirilmeyen, ve bizim anti faşist timi tarafından bir güzel damgalanıp bir kenara koyulan insan.
nobel konusuna hiç girmeyeceğim. *
bu hafta ici bir konferansina gitme firsati buldum. her ne kadar bizim bulundugumuz kisima sirtini donup,butun konusmasını belli bir kesime yaptıysa da ben onu dinleyebilmek icin elimden geleni yaptim *. siyasi konulardan konusmasi amaciyla getirilmisti ve oyle de konustu. inceden mesajlar verdi bizlere. milletvekilleri abd buyukelciliginden gelen listeye gore seciliyor, mecliste bos kagida imza atiyorlar abd o imzalarin ustune yasa cikarttiriyor diye. bircok komplo teosiri soyledi bizlere ama bir tanesi cok dikkatimi cekti. babasindan bahsediyordu ve aynen su sozler dilinden dokuldu:
--spoiler--
babam ataturkun yakin cevresindeydi. ama 40 yasinda kalpten gitti adam. ancak daha sonra ogrendik ki bizim stalin ataturkun yakin cevresindekileri birer birer oldurtmus.
--spoiler--
bu bizim stalin sozu aklima kazindi. acaba su bildigimiz stalinden mi bahsediyor. yoksa baska birini mi kastediyor. o gun bugundur aldi beni bir dusunce.
an itibariyle haberturk de pelin batu nun * programında yaklaşık bir saattir konuşan üstad...
fazla fosfor yaktığı konuşmasından belli, daldan dala atlamamak için elinden geleni yapıyor, laflar birbirine karışıyor...
bir de ne konuşturuyor programın sunucularını, ne de soru sorduruyor, son derece samimi bir argoyla bir saattir, solcularından sağcılarına, amerikasından arap ülkelerine, sürekli göndermeler yapıyor ve ara ara da sunucuların itirazlarına kapak maiyetinde cevaplarını döşüyor...
üslubu bulunduğu konuma göre biraz sokak ağzı gibi kalmış ama melih gökçek le karıştırmamak gerek, netice de arada büyük bir birikim, kültür ve zeka farkı var...
özellikle 68 döneminde artan sağ sol çatımaları ile ilgili yorumları gerçekten etkileyici; kitapları alınası, okunası oldu artık...
tüm kitaplarını okumuşumdur ve de inanmışımdır bilimsel ve vatansever kişiliğine...burda tüm fikirlerini düşüncelerini anlatabilecek durumda deildir herhangi bir sözlük yazarı zira sayfalar yetmez ancak kendisini komik bulan, ve de inanmayanlara her ne kadar düz mantık gibi algılansa da şöyle bir öneri sunabilir bu sözlük yazarı: bir bakın bakalım bugüne kadar kaç tane haber çıkmış Oktay Sinanoğlu hakkında,kıçını açanı bile canlı yayına çıkaran bu medya neden bu insanı bir kez olsun canlı yayına çıkarmamıştır,inanmasa da fikirlerine neden sunmamıştır Türk halkına bir kez olsun dünyanın saygı duyduğu bu insanı acaba birileri mi istememektedir konuşmasını yıllarca amerika'da yaşayıp onların çok büyük şirketlerine danışmanlık yapan bu insanın? satılmış medyanın bu tavrını hakediryosa bir insan zaten eli öpülesidir büyüktür...hee yanlış olmasın bu arada izleyici kitlesi 5000 i geçmeyen bazı kanallrda çıkmaktadır kendisi, bir kez de hulki cevizoğlu konuk etmiştir fi tarihinde büyük bir cesaretle zaten hulki cevizoğlu'nun akıbetini de bilir sözlük ahalisi...
saygın ve sayılı türk bilim insanı. ( yanlız sinirli biraz. cem mumcu'nun habertürkte mor ve ötesinin solisti olan koca kafalı çocuk ve üstün insan pelin batu'yla yaptığı programda bu hallerine bizzat şahit olmuştum. cem mumcu'yu ayar manyağı yapmış, arada bir iki kez pelin'e aferin hanım kızım sen biraz anlıyorsun bu işlerden demişti. korkudan mor ve ötesinin solisti ağzını dahi açamadan programı noktalamıştı hatta. nedendir bilinmez o halleriyle yaşar nuri'yi hatırlatmıştı bana. - hocam kurbanımı nereye bağışlayayım ? el cevap; bana vermede kime verirsen ver gibi... bir de üniversitelerde okutulan hazırlık ingilizcelerini hiç beğenmiyor. resmen ateş püskürüyor. olur da es kaza tanışma fırsatı bulursanız ve hazırlık ingilizcesi okumuş bir tipseniz sakın bundan bahsetmeyin. odunla dalar gibime geliyor. )
Matematiksel düşündüğünden Matematiksel konuşabilen, neticesinde gayet net anlaşılabilen, görüldüğü yerde önce kucaklanası sonra boylu boyunca sohbet edilesi Hak'tan alıp Halk'a dağıtan bir Türk Evliyası
değeri öldükten sonra anlaşılacaklardan. ve karşısına çıktıklarında zöt diye kalacak olan meşe odunlarının, kendi kıçlarındaki boka bakmadan kıyasıya eleştirdikleri insan.
yaramaz bir adamdır. kendi alanı olan kimya üzerine bir şeyler yazmamakta olması, atatürkçülüğü ve kaba tabirle "faşist" olması temel kıstasımızdır bu konuda.
ama biraz düşününce biz insanların yaşamlarını üzerine kurduğu temeller olduğunu idrak etmek çok zor olmasa gerek. vakt-i zamanında türkiye'de kurulacak bir amerikan kumandalı kimya topluluğuna şiddetle karşı çıkmış, bu anlamda da türk akademisyenlere örnek olmuştur. bununla da kalmamış "bir hedefin gerekliliği" konusuna değinmiştir. doğrudur-yanlıştır tartışılabilir ama benim iradem ve kanaatimce üstad bu konuda haklıdır.
ben eğer ki 100 metreyi 2 saniyede koşmayı hedef edinmişsem kendime çalışmalarımı bu anlamda yoğunlaştırır ve bunun sonucunda da 100 metreyi 2 saniyede koşamasam da 3 saniyede, 4 saniyede koşabileceğimdir. en kötü ihtimal ise o 100 metre koşulacaktır. olduğun yerde kalmaktansa bunu yapabilmek tercihtir.
bu ülke kabzımallık yapan ekonomistler gördü arkadaş veya antropoloji okumuş ceolar da güzel bir örnek olabilir.
uzun lafın kısası ithal hedeflere odaklanmaktansa kendince bir hedef koymuştur ve bu uğurda da emek sarfetmekte, kafa yormakta, anlatmaya çalışmaktadır. nobel ödülleri için aday göstermesi de istenmiştir vakt-i zamanında kendisinden(yanlış hatırlamıyorsam). götlerin profesörü müdür? bence değil... götlerin kasılması yersiz yani.
çekinmeden bilimsel ve sosyal açıklamalarını argo içerikli nizami düşünceleriyle ifade eden, bir konferansına katılma şansı elde ettiğim dünyanın en genç yaşta profesör olmuş kişisidir.
kalifornia üniversitesi berkeley kimya mühendisliğini 1.5 yılda, Massachusetts Institute of Technology'i üniversitesini 8 ayda bitirip iki üniversiteninde kendisine verdiği ödülleri almaya dahi gerek görmeyen, 26 yaşında dünyanın en genç profesörü ünvanını alan, Türkiye için çok konuşup az icraat yapan adamların tersine bu ülke için az konuşup çok icraat yapan, sözde değil özde milliyetçi.
ama ne yazık ki dünyada gördüğü değeri ülkemizde göremeyen dava adamı.
hayatında yaptığı en büyük tespit "devlet o kadar para veriyor, o kadar insanı yurt dışına gönderiyor ama gidenler bir daha gelmiyor. ülkeye bir faydaları var mı? yok." olan insanların ilahı.
üniversite'ye "evrenkent" diyerek türkçe'nin kurtulabileceğini sanan, ucuz milliyetçi. ikinci plana attığı bilim adamı yönüne saygı duyarım o ayrı.
batının son 300 yılda en genç profesörü olma ünvanına erişmiş kişidir kendisi.
ayrıca türkçe ile ilgili yaptığı çalışmalar da büyük destek görmektedir.
bazı çevrelerce milliyetçi bulunan türkiyenin cahit arf dan sonra yetiştirdiği en iyi bilimadamı.yazdığı kitaplarda türkçenin öneminden bahsetmektedir.kimya bilimine önemli katkıları bulunmuş ve nobele aday gösterilmiş, eski adıyla yenişehir lisesi şimdiki adıyla ankara ted koleji mezunu her türkün dinlemesi ve tanıması gereken şahsiyet. şu sıralar pek gözükmüyor ama oktay sinanoğlu nun değeride maalesef öldükten sonra anlaşılacaktır.
türkçe ye sahip çıktığı ve türkiye hakkında gerçekleri söylediği için çok gündeme getirilmeyen güzide insan.utanmadan hakaret etmeye çalışan şebeklerin olmasıda ayrı bi acayiplik.ulan beyninize sokiimm insan bu kadar nasıl angut olabiliyor gösterebiliyosunuz tebrikler ..