perşembe günü film ekimi kapsamında beyoğlu sinemasında çok ne olup olmadığına bakmaksızın rastgele bi filme bilet almıştım. işten 18 de çıkıyorum. 10 dakikada taksim'de olsam, yemeği atıştırsam, sonrasında yeşilçam sokağı'nda bi çay içsem 10 dakika kala sinemaya giderim diye düşünüyordum.
planlamada düşünülmeyen tek husus sinemaya giderken çişimin gelmesi oldu. beyoğlu sinemasının tuvaletine girmekte fayda var derken, pisuarda usulca işimi görürken, birden borazan sesli iki adam yandaki pisuarlara sıralandı. en sağdaki pisuardan hafifçe soluma baktığımda karşımda nuri bilge ceylan'ı gördüm.
o an için çişi tazyikten yavaş moda aldım. o çiş artık ulvi bi çiş haline gelmişti benim için.
filmde de üç dört sıra arkama oturmuştu nuri ağabey.
Dünya sinemasının (sinemanın insanları eğlendirmek dışındaki kriterleri açısından) en önemli yönetmenlerinden olup ülkemizin sağlam entelektüellerindendir.
"Karşımızdakini olduğu gibi görmeyip onu Tanrılaştırmak, sonra da sanki böyle bir Tanrı olabilirmiş de olmuyormuş diye ona kızmak. Bana biraz haksızlık etmiyor musun?"
Bu adamı savunan kitleye göre filmi izleyenlerin hepsi entel sanat ruhunu bilen picasodan girip Mozart'tan çıkan insanlar sanki. Ulan biz sana diyor muyuz mal gibi 1-2 dakika aynı sahneyi izliyorsun diye yada ne zevksiz adamsın yoo izlemeyenler sizin düşündüğünüz gibi sanatdan uzak olabilir ama sizin gibi yalandan ooo abi Nuri usta yagggg filmi izliyorum entellektüelim demiyoruz.
Size öğretmediler mi her şey siyah olsaydı beyazın bir anlamı olmazdı her insan aynı pencereden bakamaz diye. Antin
Dün lan şu adamın da bir filmini izleyim dedim ve oturdum bir zamanlar Anadolu'da filmimi açtim izlemeye başladım. Ama nasıl sıkılıyorum öyle böyle değil yorumlara baktım işte Yok oyunculuklar süper muhtar Harika falan fılan kardeş tamam oyunculuklar güzelde.
Filmde konu yok lan hatta filmin sonu bile Yok iki buçuk saatlık filmden aklıma kazınan top gibi bir ağaç ve muhtar kaldı sokakta gördüğümüz gerçekçi insanları filme aktarmış da ulan zaten ben normal hayattan sıkıldığım için film izliyorum farklı bir şeyler görmek için yoksa uzun uzun dağ bayırı ne yapayım aq.tanım benim için kötü yönetmendir ve entel bir adam değilim kasıntı da yapmam neyse odur benim için.
fotoğraf sanatçısı da olduğundan dolayı uzun uzadıya giden sahneleri vardır. Hayatın monotonluğunu ve sıkıcılığını en iyi anlatan yönetmenlerden. nam-ı diğer nbc.
Hayatımdan üç dört film çıkaracağını düşünmekteyim. Varoluş sancısı, sıradanlık, olaysızlık, uzaklara bakıp uzun uzun dalmak, buruk bi gülümseme, gıcırdayan kapı sesi...
Aslında bize bizi anlattığı için çoğu kişiye filmleri sıkıcı gelmektedir. Filmlerini izlerken büyük bir ilgi ile izlemiyorum ancak sonunda derin bi hüzün oluşabiliyor. Aynı bi gece içip hayatınızı yaşadıklarınızı, insanları, dünyayı ve evreni düşündüğünüzde olduğu gibi.