bir hamile öğrencinin karnındaki bebeğinin polis tekmeleriyle öldürülmesi üzerine yaptıgı açıklamada;
"tekme tokat yerlerde süründürülen o genç kızlara buradan sesleniyorum, bu derde bu toprak, bu halk mutlaka bir çare bulacak, o gencecik çocuklardan akıtılan her kan damlası kurban kanı gibi alnımıza parmakla basılıyor, ömrümüz oldukça yüzümüze bakanlar alnımızda hep o kanı görecekler diyerek gönüllerimizi bir defa daha fethetmiştir.
--spoiler--
Bu kitap, Türkiye’ye bir bela gibi çöken yalanlar, iftiralar ve haksız tutuklamaların yaşandığı günlerde koca ve büyük medya sessiz kalırken bağımsız bir yazarın isyanıdır:
Evet, ben ülkemi, bağımsızlığımı, insan sevgisini, insanlık duygularını ticari mal yapamam! Bu yüzden muhalif olduğumuz insanlarla aramızda çok temel bir hayat çatışması var. Biz, bağımsızlığımızı çok değerli bir yere koyuyoruz. Bunun fiyatı yok, bunun karşılığı ölüm! Şimdi adam diyor ki ‘Sizi alacağız, tutuklayacağız.' Ya bin kere tutukla. Bunun karşılığı belli, ölüm! Biz, canımızı çoktan verdik. Fazladan yaşıyoruz. Çanakkale'de şehit olmuş insanlar, ‘Ben, şehit olursam aileme de şu parayı verin, şunu da yapın’ dememiş, değil mi? Bunu, bir şeyin kar¬şılığı olarak yapmadılar, böyle bir şey de düşünmediler. Bugün de böyle düşünmeyen milyonlarca insan var.
Bu kadar imparatorluk kurmuş bir toplum, bin yıldır esir edilemiyor. Edilemiyor kardeşim. Bunun arkasında bir şey olmalı. Bir aşk, karşılıksız bir şey.. Bu topraklar iki bin yıldır esir olmuyorsa bunda başka bir şey var, kılıç gücünden öte. Kılıç dediğin, bugün paran vardır yarın biter. Silahın yarın biter...
Ben, ölene kadar bağımsız bir ülkede yaşayacağım ve bunun mücadelesini vereceğim. Başka türlü bir ülkede de ne pahasına olursa olsun yaşamak istemiyorum. Kavgam, gücüm ve kalemim yettiği kadar sürecek.
--spoiler--
"Anadolu Yazarını Dinliyor" kitabının kapağından.
çok şey bildiği sanılan ama çokta bi boktan anlamayan ankarada "mekanında" sıklıkla karşılaşılan yazar.
3 tane orijinal kitabını almıştım zamanında bu adamın. nedendir bilinmez hoşlanıyordum. cahillik işte. kitapları çelişkilerle doludur, üslubu eleştirilmeye değmeyecek kadar kötüdür.
lafın kısası, solcu! gözüktüğü için şişirilen bir çok insandan biridir.
evet diyenlere dinci şerefsiz hayır diyenlere darbeci şerefziz oy vermeyenlere bölücü şerefsiz sıfatlarını dakikasında yapıştıran bir ulus için çok sevilmesi ve aynı zamanda çok nefret edilmesi muhtemel bir yazar.
"Bizler ortaçağın kürek mahkûmlarına benziyoruz. Kitleler halinde hepimize üniformalı papyonlu önlükler giydirip, bir küçük ev dahi kazanmak için elli yıl aralıksız çalıştırıyorlar" diyen saygı duyulası kalemı guçlü kişi.
müthiş derecede enaniyet sahibi, tüm kitaplarını okuduğum ve anadolu'nun her tarafında takipçisi olduğunu iddia ettiği o yüzbinlerce çocuğu bir türlü göremediğim adam. merak ediyorum, beş sene öncesine kadarki nihat genç'e ne oldu? ne oldu da böylesine büyük bir değişim yaşadığını sormak istiyorum. kilometrelerce şey yazabilirim hakkında ama bu yaptıklarının sadece milletvekili olma çırpınışı olarak görüyorum.
özdür halkın yararına ne varsa söyler . bu onun yazarlığını yüceltir. orhan pamuk gibi her çıktığı programda " benim kitabım şöyledir böyledir demez " .
şu başlık altında kendisiyle ilgili ucuz karalamalar yapan bütün tosuncuklar bir araya gelip tüm yaşam pratiklerini, tüm kültürel birikimlerini, varsa entelektüel kapasitelerini, ve kaldı ki kaldı sahip oldukları a dan z ye tüm uzuvlarını birleştirip voltran vari bir bünye oluştursalar bile nihat gencin dünya birikimi karşısında salisenin 100 milyarda biri kadar bile tutunamazlar, ve bu ucuz cam çeper arkası soytarıları bu gerçekliği adları gibi bilmekteler, bu anlamda sevgili tosuncuklar nihat gence dair bir eleştiri getiridğinizde o eleştirinin altını doldurabilecek entelektüel birikiminiz olduğuna iyice emin olun ondan sonra cam çeper arkasından don kişotluk yapıverin, zira bu şekilde olay tam bir sitcom olmakta. komik tosunlar sizi.
http://www.odatv.com/n.ph...dar-bagislayin-1309101200
--spoiler--
Velhasıl seçim sonuçlarını en iyi tahmin eden anket şirketi yine o, bu, şu değil, rahmetli Aziz Nesin çıktı.
--spoiler--
halka aptal diyerek gözden iyice düşen sözde aydın/yazar.
ilk gençliğimizi 12 puntolu minicik yazılarıyla darma duman eden yazar.
şimdi efendim nihat genç i sky turk'te, art'de, son 5 yılda tanıyan kimse bu adamla ilgili ahkam kesmesin, iyi veya kötü, çünkü sizin bildiğiniz nihat genç'in ayak parmaklarıdır.
nihat genç leman da küçücük puntolu yazılarda; derelerin, ladinlerin, denizlerin, kuşların, fırınların, çanakkalelerin, yemenlerin, galievlerin, fahrettin paşaların, trabzonsporların, aşkların, boğdayların, çayların, sünnetlerin, hastane odalarının, çürük yumurtaların, kerhanelerin, filistinlerin, bosnaların, nihadaların, nazımların, karadenizlerin, göceklerin, ihtiyar kemancıların, soğuk sabunların, dün korkularının, memleket hikayelerinin, küfürlerin, mısırların, ekmeklerin öykülerini yazdı yıllarca üniversite yurtlarında yalnızlığımıza, parasızlığımıza, üşümüşlüğümüze kardeş oldu, ağbi oldu, anadolunun ipince derelerinde coşkun amazonlar, ziganalardan everestler yarattı, hala 57.alay ı onun kadar lirik ve duygusal yazanı okumadım ve daha niceleri çayı, buğdayı, mısırı, on yedi yaşımızdı, nihat genç ve hala nazlı ılıcaklara, mehmet barlaslara, özallara, çillerlere ondan güzel söven olmadı, bastırılmış, korkutulmuş kinimizdi nihat genç.
şimdi arkasından üç beş zibidi ah oh çekiyor, bokundan yaptıkları köfteleri yedikten sonra sikimin uşakları.
neyse bunları boşverelim.
yıl 2010 nihat genç yazarlığı bırakmış ve bizler büyüdük.
yaşattıkların, düşlettiklerin,öğrettiklerin,sevdirdiklerin adına sağol be nihat genç, yolun açık olsun.
Ne bekliyordunuz, bu toprağın ekmeği sağcılara portakal dilimi şeftali gibi hep sulu yumuşacık iştahlı ve şehvetli, bize hep taş gibi kemik gibi hep sert oldu..
diyerek son noktayı koymuş gibi..
oysa yanılıyor..
oysa mücadele yeni başlıyor...
ağlama zamanı değil Nihat abi..
kalk....
savaş henüz yeni başlıyor.
kalk.. mücadele seninle nefes almaya devam etmeli..
düşme kalk...
kalkkkkkkkkkk...
eleştirinin hakkını veren, inandıklarını korkmadan söyleyen ender insanlardandır. takdir edersiniz veya etmezsiniz ama hakkını vermek zorundasınız. adamın tezleri somut delillere dayanır, haybeye sallamaz.
inandığı doğruları o kadar güzel, samimi, ihtiraslı anlatır ki , hayran kalırsınız. sinirlenince saçları ile oynamaya başlar, sonra sesi yükselir, küfür bile eder. bildiğin yurdum insanıdır. nefreti sahte bir gülümsemenin arkasına saklamaz. nazik olma gibi bir derdi yoktur. adamdır yahu, ötesi var mı ?
eskiden okuduğum Hattı Müdafaa kitabıyla hayranlığımı kazanmış yazardır. tarafsız olarak herkesi eleştirdiğine ve sert eleştirebildiğine inandığım insandı ama son dönemlerde sanki bir tarafa kaymış görüyorum onu, haksız olan herkesi değilde sadece bir kesimi eleştirmeye başladığını düşünüyorum.
aslanlar gibi teker teker değil, fareler gibi dokuz dokuz çoğalanların 13 eylül sabahı zafer naraları attığı şu yalnız ve güzel ülkemde susmaması gereken, susarsa acıdan gözlerimi dolduracak, konuşursa beni vatanperverane ağlatacak tek yazar.
seni sevmek, seni anlamak insanlığın erdem davasıdır nihat abi, ezelden ebede yanındayız!