ulan adam daha 2 sene öncesine kadar zar zor geçinip yaşarken bugün yapılan izzet ikram insanı deli ediyor. sağlığında yüzüne bakmayanlar bugün şatafatlı sözler söylüyor. canlısına bakılmayan adamın tabunu başbakan taşıyor. ne memleket ama !
mezarına gidip dua etmek ve geri dönmek dahi istemediğimdir.
yanlış anlaşılmasın adamı çok severim. büyüdük türküleriyle. lakin bir insanın heleki altı üstü bir sanatçı olan insanın ölmüş toprağına yüz sürmeyi istemek nasıl bir saçmalıktır. zaten mezarlıklarla alakası olmayan benim bunu ancak 2 kişi için yapabilirim allah onu göstermesin bana zaten.
ben önce öleyim de isterlerse o iki kişi mezarıma işesin farketmez.
neyse işte hakikaten saçmalık bu. tap amına koyim oldu olacak.
türkülere can veren, duygulara ruh veren, türkiye'nin bağrından çıkmış bir anadolu saz ve ses sanatçısı olmasının yanısıra, hayatımda
yetişkin insanlar arasında gördüğüm en masum karakter ve yüze sahip insandır; ama gerçek insan.
Neşet Ertaş denince akan sular duruyordu türk müziğinde. Derinlemesine kimse tanımasa da yaptığı eserler, söylediği türküler, anadolunun bağrından gelen o tınılar, türkülerindeki isyan onu türk müzik dünyasında tanınmış en son ozan diyebiliriz. En bilinen türküleri zahide, yalan dünya ..
--spoiler--
tamam , kırşehir indir neşet ertaş... ama bir çeyreği yozgat ındır , diğer çeyreği kırıkkale nindir...
yolu orta anadolu dan hiç geçmemiş ege delikanlıları bıçkın bir kayıtsızlıkla tatlı dillim , güler yüzlüm , ey ceylan gözlüm diye mırıldanırlar... ege kıyılarının da sesidir neşet ertaş...
- almanya da düğünlerde az mı çalıp söyledi? bir çeyreği de alamancıdır neşet ertaş ın...
- onun albümlerini dersim den hasan saltık derleyip toparlamıştır... dersim e akraba düşer neşet ertaş...
- diyarbakır dan kürt murat , telefonuma mesaj atmış , zor imiş meğer diye... diyarbakır ın da bir numarasıdır neşet ertaş...
- ona bozkır ın tezenesi adını yaşar kemal verdi... çukurova ya hısımdır neşet ertaş...
gömlek değiştirerek iktidara getirtilmesinden, padişahlığını ilan etme noktasına gelenden en az bin gömlek üstün insan; babası, ruhdaşı, arkadaşı, canı muharrem ertaş'tan aldığı ele kendi ruhunu, yeteneğini, gönlünü, bilgeliğini katarak gönüllere taht kurmuş bozkırın tezenesi, büyük türk halk ozanı; bektaşiliğin, anadolu bilgeliğinin gönül dağı; bağlamasıyla, sözüyle, sesiyle, anadolu insanının gönüllerine hesapsızca ektiği tohumlarla; yeşeren fidanlarla, ormanlarla yaşayacak; ölümsüzlüğe yelken açmış dev sanatçı.
--spoiler--
perdesizdir dostluk her can göremez. perdeyi kaldıran, insanı var eden, gönülü yar eden sevgidir, sevgi.
--spoiler--
bu da; kanlı canlı karşısındayken, bir çok yalakanın düşünmeye bile cüret edemeyeceği tepkiyi; kendine has tarzıyla dile getirmiş üstadtan; bu, her şeyden nemalanma saygısızlığını ve küstahlığını gösterenlere anlarlarsa ders olsun:
--spoiler--
ilimsizlik bilgisizlik yüzünden cehalet hortlayıp çıkar mı çıkar. sevgisizlik saygısızlık yüzünden insan insandan bıkar mı bıkar.
--spoiler--
aç kalmadıysan
sevmediysen
beklemediysen
cebinde milyarlarca para
altında son model araban varsa
yediğin önünde yemediğin arkandaysa
hayatı günlük yaşıyorsan
hiç bir şey umurunda değilse
fakirlik nedir bilmiyorsan
gecekonduda yaşamadıysan
neşet ertaş'ı anlayamazsın zaten...
üstad bir röportajında ne diyor bakınız...
" ilk ne zaman aşık oldun ? " diye sordum neşet ertaş'a.
"13 yaşımda. yozgattaydık, mahallenin kızıydı. ona bi türkü havalandırdıydım" dedi.
kızın adını söyledi. sonra pişman oldu.
" yazman gurban oluyum , sevda sırrınan olur. " dedi.
--spoiler--
ilimsizlik bilgisizlik yüzünden cehalet hortlayıp çıkar mı çıkar. sevgisizlik saygısızlık yüzünden insan insandan bıkarmı bıkar.
--spoiler--
ceketini çıkartmak için, seyircisinden izin isteyen adamdı. kara gözlüklü şarkıcı türkücü tayfasının övgülerine maruz kalacak ya şimdi, neyse.
allah rahmet eylesin.
ah yalan dünya demiş üstad; ne kadar doğru demiş şimdi daha iyi anlaşılıyor, ölmeden önce üç beş kişi dışında kimsenin aklına gelmezdi*, öldükten sonra sırf yalakalık olsun diye yazanlar, şarkılarını söyleyenler tarafından kısa bir süreliğine popüler olmuştur, herkes gibi öldükten sonra akıllara gelmiş ve değeri anlaşılmıştır ve bir süre sonra çoğu kişi tarafından unutulacaktır.