usta be.. biliyor musun senin hakka vuslat olduğun gün ben sevgilimden ayrıldım. ama senin acın onun acısını unutturdu.. usta, türkülerin dert ortağımdı benim.. o vefasızın dili var ama yarama merhem olacak söz söylemez.
mekanın cennet olsun ustam...
Onun gibi bir üstat dahada gelir mi bu ülkeye bilmiyorum gerçi bizim gençliğimiz anlayamadı üstadı, sevmedi, hor gördü... Öldüğünde de değeri anlaşılmadı. Garipti kendi deyimiyle, Garip olarak da öldü. Hemşehrim olduğu için bende ki yerini zaten tartışamazsınız ama böyle insanlara aç bizim insanımız. Hal böyleyken bile hala geri kalmış zihniyetin, kendi değerlerini hor görüp emperyalizmin tatlı kucağından kalkmayan bir gençliğin bu ülkede yetişmesi içimi acıtan bir durum yazık diyebiliyorum sadece o insanlara Neşet Ertaş gibi daha nicelerini anlayamadıkları içinde onlara acıyorum.
1938'de kırşehir'de başlayan yolculuğu 25 eylül 2012'de izmir'de sona eren büyük sanatçı.
seni ilk tanıdığımda henüz ilk okuldaydım. müzik dersi için bana verilmiş olan araştırma ödevimin konusuydu ''neşet ertaş''. flüt falan çalamadığımdan notlarım düşük gelirdi bu dersten. bu sebeple böyle büyük bir insanı erken yaşta tanıma fırsatı bulmuştum seni hala tanıyamayanlara inat.
türlü olumsuzlukların hayatında yer aldığını öğrenmemle birlikte sayfalar dolusu eserlerin altında imzanın olduğunu da öğrenmiştim.
zülüf dökülmüş yüze,
zahidem,
neredesin sen,
kendim ettim kendim buldum...
o günden beri flüt çalamamamın seni erken tanımama fırsat verdiği için büyük mutluluk duyarım.
ve sana bir haber vermek istedim bugün. geçenlerde kitap ve müzik cdlerinin satışının yapıldığı bir mağazaya girmiştim. göz atarken sağa sola sürekli olarak albümlerinin ön planda olduğunu fark ettim. aklıma sunay akın'ın son kıtasıyla vuruşunu yaptığı ticaret adlı şiiri geldi.
okumak istemez misin ?
Çocuk hastanesinin
karşısındaki oyuncakçı
gün geçtikçe artan
kazancı için
şükreder Tanrı'ya
Yem satan ihtiyarın
yıllar önce kanatlarına
taş attığını bilmeden
her sabah aynı meydanda
toplanır güvercinler
Ve kitapçı tezgahının
en önüne sıralanır
bir şairin
öldükten sonra
bütün kitapları
müze haline getirilmesi planlanan evindeki özel eşyaları ve bağlaması hırsızlar tarafından çalınmıştır.
http://.haber7.com/guncel/haber/937135-neset-ertasin-ozel-esyalarini-caldilar
neşet ertaş'ın bağlamasına çalarak sahip olmak, hz. ali'nin zülfikarının korkak bir insanın elinde olması gibidir.
mevlana şöyle söyler: Diyelim ki Ali'nin zülfikarı senin elinde, söyler misin ali'deki yürek nerede sende?
diyelim ki neşet ertaş'ın bağlaması senin elinde, söyler misin neşet ertaş'taki ses, yürek ve şeref nerede sende ey hırsız?