1938'de kırşehir'de başlayan yolculuğu 25 eylül 2012'de izmir'de sona eren büyük sanatçı.
seni ilk tanıdığımda henüz ilk okuldaydım. müzik dersi için bana verilmiş olan araştırma ödevimin konusuydu ''neşet ertaş''. flüt falan çalamadığımdan notlarım düşük gelirdi bu dersten. bu sebeple böyle büyük bir insanı erken yaşta tanıma fırsatı bulmuştum seni hala tanıyamayanlara inat.
türlü olumsuzlukların hayatında yer aldığını öğrenmemle birlikte sayfalar dolusu eserlerin altında imzanın olduğunu da öğrenmiştim.
zülüf dökülmüş yüze,
zahidem,
neredesin sen,
kendim ettim kendim buldum...
o günden beri flüt çalamamamın seni erken tanımama fırsat verdiği için büyük mutluluk duyarım.
ve sana bir haber vermek istedim bugün. geçenlerde kitap ve müzik cdlerinin satışının yapıldığı bir mağazaya girmiştim. göz atarken sağa sola sürekli olarak albümlerinin ön planda olduğunu fark ettim. aklıma sunay akın'ın son kıtasıyla vuruşunu yaptığı ticaret adlı şiiri geldi.
okumak istemez misin ?
Çocuk hastanesinin
karşısındaki oyuncakçı
gün geçtikçe artan
kazancı için
şükreder Tanrı'ya
Yem satan ihtiyarın
yıllar önce kanatlarına
taş attığını bilmeden
her sabah aynı meydanda
toplanır güvercinler
Ve kitapçı tezgahının
en önüne sıralanır
bir şairin
öldükten sonra
bütün kitapları