neşet geceleri yaparız biz, en son harbiye açık havada konserine gitmiştim ustanın. .
sonra bir baktım ağlıyoruz bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm de... kala kalıyoruz. her ne oluyorsa o arada milleti oynatmaya başlıyor usta. kendimizi harbiyenin en tepesinde açmış kollarımızı karşılıklı oynarken buluyoruz. çevremize bakıyoruz herkes aynı moda girmiş... yok böyle bir adam. her kesimi, en uç düşünenden en muhafazakar düşüneni aynı çatı altında toplayabilen nadir gönül insanıydı. yeri asla doldurulamayacak.
bugün bireysel olarak kendisini andığım büyük sanatçı. aldım 20'lik rakımı 1 paket de sigara aldım. açtım o eşsiz türkülerini arada hacı emmi'sinden de türküler açtım. ah be neşet emmi yetim bıraktın bizi.
Ne güzel bir sestir.
Ne kadar özel bir doğallıktır.
Şarkıcı değildi sanki halktan birisi.
Türküleri dinlenesi kendisi sevilesi insandı.
Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun.
bugün tam 4 ay önce aramızdan ayrılan büyük sanatçı.
evet, genç değildi, 74 yaşındaydı. lakin bazı insanların değil 74 sene, 174 sene yaşamasını istersin...
neşet ertaş bunlardan biriydi.
Eserlerine sahip olmak için; sıhhiye'deki trt radyosu binasının içindeki müzik markete gidilir, yeteri kadar para sayılır ve eserleri alınır. Neşet ertaş böyle anılır.
beleş download eden varsa, gerile gerile yumruklanır.
kırşehirli olup da neşet ertaş türküleriyle büyümemiş birini bulmak imkansızdır.
ben de bir kırşehirli olarak neşet babayı dinleyerek büyüdüm. hem mutlu anlarımda, hem hüzünlü anlarımda.
en mutsuz olduğum günlerden biri de vefat haberini aldığım gündü. ve o gün bile onun türkülerini dinledim.
neşet ertaş ölümüne ağladığım ilk ve muhtemelen tek sanatçıdır. ruhu şad olsun.
aşkın, sevginin maddiyattan çok daha öte bir şey olduğunu '' eğer anan seni bana verirse / nemize yetmiyor el kadar hasır.'' diyerek kısa ve özlü bir biçimde anlatmış gönül adamı. allah mekanını cennet eylesin.
edit: zahidem aslında aşık arap mustafa'ya aitmiş. fakat yine de neşet ertaş'ın gönül adamı olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
Bu ülke, hep hoyrattır ya ona gönül veren, hizmet eden evlatlarına karşı...
Ona da ayrıcalık yapmadı; hakkını yedi, kadrini bilmedi.
Türküleri ortalığı inletirken o açtı. Başını sokacağı tek göz eve muhtaçtı. Türkiyede korsanlar sazının rantını yerken o, gurbete gidip Almanyalarda düğün çalarak aradı ekmeğini... Unutturdu kendini...
30 yıllık inzivadan hayata, gurbetten yurda dönmesi, iki adam sayesindedir:
Biri onu ikna eden Bayram Bilge Tokel...
Diğeri türkülerini korsanlardan kurtarıp onu telifle tanıştıran Hasan Saltık...
Ömrünün son deminde biraz yüzü güldüyse, kısmen onlar sayesindedir.(alıntı. can dündar)
Tek kişilik orkestra, müzik fakültesi..Baba-oğul tescilli Dünya hazineleri; onlarla aynı yüzyılda yaşamış olmaktan onur duyuyorum.
baba sensiz yaşamak zor imiş meğer nur içinde yat..