'küfür dilin cilasıdır' SÖZÜNden etkilenerek söylediği bir parçada 'neyzen dedi kalk hepsini sik' cümlesini okuyan rapçi CEZA'nın etkilendiği şahsiyettir.Benim de bu sayede kendi hayatını araştırıp öğrenmeme neden olduğu için çok mutluyum.
hicivde vazgeçilmez isimlerden biridir. bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde hep bir odası bulunan ara sıra kendi isteği ile bu hastanede kalan bir kişidir. içkiye çok düşkündür. "hiç" ,"azab-ı mukaddes" gibi eserleri mevcuttur. atatürk sevgisi yüzünden atatürk'ün ölümünden sonra günlerce evinden dışarı çıkmamıştır.
bursa ahmet vefik paşa tiyatrosunun en iyi oyunlarından biriydi. lakin birilerinin zoruna gitmiş olacak ki kaldırılmıştır. *
yeniden sahnelenir mi? umut ederim...
ayrıca;
"göründü memleketin iç yüzü, çöktüyse temel.
şimdilik harice karşı yüzümüz olsa dahi
yüzümüz yok bakacak kabrine ecdadımızın.
tükürür zannederim çehremize, vatanin tarihi."
bir gün sokakta durduk yere "heeeeeeeey orospu çocukları" diye bağırır. bağırdığını duyanlar niye bağırdı diyerek dönüp bakınca neyzen gülmekten kırılır ve "düşündüğümden daha çokmuşsunuz be" der.
"kime sordumsa seni, doğru cevap vermediler
kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus dediler.
künyeni almak için partiye ettim telefon,
bizdeki kayda göre, o şimdi mebus dediler."
" türk ressamları içinde en fazla içenlerden biri de Çallı ibrahim di.Neyzen, bir akşam elinde rakı şişesi Çallı ibrahim e giderken, Bakırköy Hastanesi nin başhekimi Mazhar Osman la karşılaştı.Mazhar Osman, daha hastaneden yeni çıkan Neyzen i elinde şişeyle görünce çok kızdı.Hemen şişeyi kendisine vermesini istedi.Neyzen, içkinin yarısının Çallı ibrahim e ait olduğunu söyledi.Mazhar osman - o halde hemen yarısını boşalt dedi.Neyzen, - Boşaltamam, üstteki bölüm Çallı nın yanıtını verdi.
neyzen tevfik bir gün içerken ney üflüyormuş. etraftakiler de zevkle dinliyorlarmış. orada bulunanlardan biri tevfik'i değil de neyi övmüş. bunun üzerine tevfik neyi elinden bırakıp boş bir şişeyi eline almış, ona üflemeye başlamış ve hoş bir ses çıkarmış. sonra da adama dönüp: ''marifet neyde değil üfleyende'' demiş.
muğlanın bodrum ilçesinde doğmuş, babasıyla yaptığı bir kır dinlenmesinde ilk defa ney sesi duyan ve sonra psikolojik bozukluklar gösteren, gösterildiği doktor tarafından, "bu evlat neye aşıktır, ayırmayın..." denen heccav, neyzen, usta!
vefatından sonra mezartaşına, taşı işleyen işçi "neyzen teyfik kolaylı" yazmış ve neyzen'in kardeşini üzüntüden gözyaşları içinde bırakmıştır. "kardeşim teyfik değil tevfik olacaktı..." serzenişine de "olur mu be abi teyfiktir o..." diyerek yüzsüzce cevap vermiştir! ve sanırsam mezar taşında * teyfik yazmaktadır!
be hey dürzü isimli şiir kendisine mal edilmiş şair.
halbuki "sen anandan yine doğardın ama baban kimdi bilemezdin şerefsiz" dizesini içeren o şiir, mutlu çelik isimli bir polise aittir.
neyzen 7 yaşında iken bulunduğu yeri eşkıyalar basar ve bu olay daha sonra geçireceği sara nöbetlerinin tetikleyicisi olur.
işte o olayı kendisi böyle anlatmıştır.
"okula yeni baslamistim,bir aksam paydos olmus,ben babamla beraber eve gitmek üzre yola koyulmustum.tam çarsi hizalarina geldigimiz sirada uzaktan gelen davul,zurna sesleriyle durakladik.ben daha o yasta musikinin tutkunu,çilginca düskünüydüm.babami elinden çekerek çalgi seslerinin geldigi tarafa dogru adeta sürüklüyordum.nihayet alayin ucu köskiçi meydaninda göründü.biraz daha yaklasinca zurna ve lavtalarin ahengine tempo tutan davul tokmaklari sanki hep birden kafama inmeye baslamisti.yaklasan kalabaligin ellerinde on,on bes sirik,siriklarin ucunda da kesik insan kafalari vardi.gözlerim dehsetle yuvalarindan firlamis ve ben çigligi basmistim.sasiran babam, güya o feci manzarayi bana daha fazla göstermemek için önünde durdugumuz demirci dükkaninin içine dalivermisti.oysa olan olmus ve çocuk ruhumda müthis bir kasirga kopmustu.eve,dinmeyen titremeler içinde getirildim ve ve birçok korku ilaçlarindan geçirildim.fakat yazik ki bilincimin bir burcu göçmüs,akil tahtamin bir çivisi demirci dükkaninda düsüp kaybolmustu."
' puhahah adam ne küfretmiş' , ' gece gündüz içmiş yuh be ' vb. şekilde ' olağanüstü' yorumlar yapabilen kişilerin bünyesine bir şey katamayacak üstad.
kendisinin doğruluğuna inanmamış insanlara ,iş bile yapmadığını düşünen insanlara bir cevap olarak hazırladığına inandığım ,tabuları yıkan ,''şair özelliğimi illa gözüne mi sokmam gerek? '' dedirten dörtlük.
hayatı fukaralık içinde geçmiş, gülhane parkinda küçük bir barakada hayatını sürdürmüş olan ney ustasi, şair, sarhos. meshur sözlerinden biri de
"kimi dertten icer, kimi sevinçten ama ben şişeden içerim şişeden"