üstadın ney çalan delikanlının yetersiz kaldığı perde de, fahrettin kerim şişesi ile üfleye üfleye sindirdiği hikaye hem güldürür, hem de duygulandırır.
neyzen tevfik beşiktaş civarlarında gezinmektedir. yahya kemal tarafından yazılmış beşiktaş'taki iskelenin orada bulunan barbaros hayrettin paşa'nın heykelinin arkasında bulunan şiiri görür.
deniz ufkunda bu top sesleri nerden geliyor?
barbaros, belki, donanmayla seferden geliyor!..
adalar'dan mı? tunus'tan mı, cezayir'den mı?
hür ufuklarda donanmış iki yüz pare gemi
yeni doğmuş aya baktıkları yerden geliyor;
o mübarek gemiler hangi seferden geliyor?
bunu gören neyzen tevfik şaşkınlığını gizlemeyez. yahya kemal'in "geliyor da geliyor" tekrarlarına bir anlam getirememiştir. akabinde kendi de bir dörtlük karalamıştır;
ebedi bilgini hayrettin kaptan
beş asır önceden biliyor gibi
ıkına sıkına yazdığın şiire
barbaros kıçını siliyor gibi
ben bu dünyanin devr-i devranini,izzet-i nefsini sikeyim,
yansin bu ibneler su veren itfaiyenin hortumu sikeyim,
ben deli miyim mecnun gibi bir am için çöllere düşeyim,
verirse verir, vermezse leylayi da sikeyim.
neyzen tevfikle ilgili aklimda tek bu var saygilarimla.
kanaatimce nef'i den sonra gelmiş en iyi hiciv ustasıdır.küfür bir şiire anca bu kadar yakışır
en iyilerinden bir tanesi budur;
Alemin bağ-zârını sikeyim!
Sümbül ü verd ü nârını sikeyim!
Andelib-i nizârını sikeyim!
Hâsılı nev-baharını sikeyim!
Ben bu dünyanın devr-i devranını, izzet-i nefsini sikeyim,
Yansın bu ibneler su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim,
Ben deli miyim Mecnun gibi bir am için çöllere düşeyim,
Verirse verir, vermezse Leyla'yı da sikeyim.
Sadrazam Talat Paşa, bir gün Neyzen Tevfik'e devlet dairelerinin birinde katiplik önerir. Neyzen Tevfik: “Katip olacağım da ne olacak?” diye sorar. Teşekkür beklerken böyle bir soru ile karşılaşınca şaşıran Talat Paşa, memurluk katlarını alttan üste sıralar: “Önce şu, sonra bu...”
Neyzen'in hala hoşnut olmadığını sezince de, şöyle sürdürür: “Daha sonra vekil, nazır, kim bilir belki de sadrazam...” Neyzen'in yanıtı yine bir soru olur: “Ya sonra, ya sonra?”
Talat Paşa, bir an duraksar, "sonrası padişahlıktır artık! neyzen yine tekrarlar ''ya sonra?'' sadrazam: “Hiç !” der.
Bu yanıt karşısında güler ve şöyle der Neyzen Tevfik: “Ben bugün den "hiç"im! Sonu "hiç" olduktan sonra, onca zahmete katlanmaya ne gerek var ?”
T: melamet hırkası nın hakkını ömrüyle ve aşkıyla vermiş büyük şairdir.
Düşeli derd-i firâkın ile sevdâya mey’e
Müptelâyım, deliyim, sinmişim esrâr-ı ney’e
Feleğin kahpe başında paralansın parası,
Ben güzel sevmeye geldim, değil ekmek yemeye.
Neyzen Tevfik bir gün camide hocanın vaazını dinler. Hoca cemaate herkesin dinin gereklerini yerine getirmesi gerektiğini, cennette herkese çok güzel huriler verileceğinden ve bu hurilerle ne yapmak isterlerse yapabileceklerini anlatır. Ertesi günkü vaazda Neyzen hocaya sorar:
— Hocam cennette şarap olacak mı?
Hoca bu soruya çok sinirlenir, başlar Neyzen’i zındık, kafir, iblis gibi dini motiflerle haşlamaya ve sorar:
"ihtiyarlik ile gençlik diyerek,
su hayati ikiye böldürme!
ey büyükten de büyük allahim,
benden evvel sikimi öldürme! "
"bana yar olmayan devr-i devranın,
izzet-i ikramını sikeyim.
yansın ibneler alayı,
su veren itfaiyenin hortumunu sikeyim"
"yürü güzelim endamını göreyim
sensiz geçen gecelerin ecdadnını sikeyim
ben mecnun muyum bir am için çöllere düşeyim
leylanın da mecnunun da anasını sikeyim"
"su-i tedbirimle yahu, öyle boklaştı işim.
ağzıma sıçtı felek, hem de sikti geçmişim."
"zevkine payidar-ı yoktur bu işin
sevişin gençler sevişin"
"örnek alma çiçek çiçek gezen arıyı
sonra pilin biter sikemezsin karıyı"
"güvenme her dostunun yoğurduna sütüne
sonra sokarlar kazığı ta götünün dibine"
"aaah ah..
sokamadım şu hayatı tarzı biçime
sıçayım böyle hayatın içine"
"öyle hürriyete aşık ki kadınlar, hatta
hiç bir erkek olamaz onlara yol arkadaşı.
çıkar at çarşafı teklifine karşı, nitekim
donu fırlattı g.tünden, açacak yerde başı."
"kim siker valideyi köhne pederden başka
sıçan yok ağzımıza hükm-ü kaderden başka"
"insanoğlu tuhaftır her söze pek aldırmaz
ibne dersin kızar da sikersin aldırmaz."