neyzen tevfik

entry672 galeri28
    462.
  1. (bkz: Sensiz geçen gecelerin ecdadı)

    Eskişehirde bir sokağa ismini veren büyük neyzen, üstad.
    0 ...
  2. 463.
  3. Büyük üstad.
    Hakkındaki efsaneleri okumak bile güzel.
    0 ...
  4. 464.
  5. Tevfik Kolaylı, ya da yaygın bilinen adıyla Neyzen Tevfik, taşlamalarıyla tanınan Türk neyzen ve şairdir. Taşlama kitaplarının yanı sıra, çeşitli taksimler ve saz semailerinin bestecisi olarak da bilinir. Osmanlı döneminde, istibdata karşı, Cumhuriyet yıllarında ise devrimlere karşı gelenlere karşı hicvini kullanmış; haksızlığa, yolsuzluğa ve yozlaşmışlığa karşı şiirler yazmıştır. Birçok defa tutuklanmış, ama kısa süre sonra serbest bırakılmıştır. Bektaşi tekkesine mensup olmuş, hayatının büyük bölümünü istanbul'da çeşitli hanlarda geçirmiştir. Son dönemlerinde Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde kendine ayrılan 21. koğuşta kalmıştır. 1930'larda kısa süreyle kendine bağlanan aylık haricinde düzenli bir geliri olmamıştır ve hayatı boyunca sara nöbetleri ile uğraşmıştır.

    1902 yılında bektaşi dervişi oldu. Sütlüce Bektaşi Tekkesi'ne devam ettiği bu zamanlarda Şeyh Mümin Paşa'dan nasip aldı ve hayatının geri kalanını da şekillendirecek bu inancı ve biçimi benimsedi.
    istanbul'da baskının iyice artmasının sonucunda Şair Eşref ile beraber 13 Ocak 1902 Perşembe günü "Mesajeri" vapuru ile Mısır'a gitti. Bir arkadaşı ile bir Neyzenler Kahvehanesi açarak işletmeye başladı, geçimini neyi ve şiirleriyle sağlamaya devam etti, Özbekiye Saz Bahçesi'nde plaklar doldurdu. Alkolün etkisiyle bir buluşma esnasında tabancasını ateşlemesi ve duruşma esnasında da yargıca "haksızlık yapıyorsunuz" demesi yüzünden altı ay hapse mahkum oldu ama itiraz ederek bir buçuk ay sonra özgürlüğüne kavuşup iki ay kadar Feride adında Lübnanlı bir kadınla yaşadı.
    Bu sıralarda, ilk önce istanbul Kıraathanesi'nde okuduğu Abdülhamid’in Ağzından Bir Nutk-ı Hümâyun hicvi yüzünden tutuklanmak istense de çevresi sayesinde kurtulmayı başardı; fakat daha sonra Türk Aydınlarının Mısır Hidivi Hakkındaki Düşünceleridir başlıklı yazısı gazetelerde yayımlanınca kesinlikle tutuklanması hakkında karar verildi. Bu yüzden sığındığı Bektaşi "Kaygusuz Sultan" tekkesinde bir süre kaldıktan sonra meşrutiyetin tekrar ilanıyla beraber izmir'e döndü.

    Neredeyse tüm hayatı boyunce baskı ve zulme karşı çıkan Tevfik'in şiirlerindeki yergi ve taşlamaları onu bu türde Nef'i ve Eşref'ten sonra en önemli üçüncü edebiyatçı konumuna getirmiştir.[kaynak belirtilmeli] Şiirlerinde sık sık, 1900'de yazdığı Sahne-i ömrümden nefs-i emmareye hitabım[7] şiirinin ilk kıtasındaki gibi müstehcen sözlere ve bu yolla yapılan taşlamalara rastlanır:

    Sahne-i Ömrümden Nefs-i Emmareye Hitabım

    Âlemin bağ-zârını s.keyim
    Sünbül ü verd ü nârını s.keyim
    Andelib-i nizârını s.keyim
    Hâsılı nev-baharını s.keyim !

    Bana yoktur lüzumu gülşeninin,
    Şeb-i tarîk ü rûz-ı rûşeninin
    Ne gulâmının ne de zenninin
    Hepsinin tâ mezarını s.keyim !

    Ağlamam ben, ben erkeğim erkek,
    Hayli güçtür bana cefâ etmek,
    Minnet etmem bu ömre de felek,
    Atını al, tımarını s.keyim !

    Güççedir bu fakiri aldatmak,
    Yüzdürüp sonra kündeden atmak,
    Gözünü aç da sen bana bir bak,
    Ben senin i'tibarını s.keyim !

    Saki-i mâh-rûyına s.çayım,
    Gülünün reng ü bûyuna s.çayım,
    Mutrîbin hâyâ-hûyuna s.çayım,
    Sâgar-ı neşvedârını s.keyim !

    Yok sâfâsı hezâr-ı dem-gerinin,
    Gül-sitanda şükûfe-i terinin,
    Bezm-i sahbâ-yı rûh-perverinin
    Neşvesiyle hümârını s.keyim !

    Feleğin uğradımsa vartasına,
    Sıçayım ağzının ta ortasına,
    Bunu yazsın cihan da hartasına,
    Kıta'at ü bihârını s.keyim
    4 ...
  6. 465.
  7. mecnun şiirine bakarak aşkı anlamadığını düşüne bakabilirsiniz fakat kendisinin şöyle bir şiiri de var;

    --spoiler--
    çok mutlu yıldızlar çıktı çığırdan,
    aşıkların farkı yoktur sağırdan,
    önce dumanları başlar ağırdan,
    bir cezbedeyim aşkın pervanesinde.

    ihtimal veremezsin, hem inanmazsın,
    ateşler sarmıştır, sen uyanmassın.
    mest olduktan sonra artık yanmazsın
    göklüm gibi hikmet peymanesinde.
    --spoiler--

    en sevdiğim hicvi vaizden bir kesit de şöyle:

    --spoiler--
    bir ense hayli kalındır o boş olan kafadan,
    içinde beynini bilmem, öter durur tan tan!
    --spoiler--
    1 ...
  8. 466.
  9. 467.
  10. Büyük saygı duyduğum, gamsız üstad.

    Neyzen lakabını alma hikayesi de şu şekilde imiş;

    --spoiler --

    Neyzen Tevfik'in Sara nöbetleri

    1892'de, on üç yaşındayken babasının tayini ile birlikte Urla'ya taşındı ve bir süre burada okudu. Bu esnada, taşındıktan yaklaşık bir yıl sonra, 1893'te tanıştığı neyzen berber Kâzım'dan ney dersleri almaya başladı ve aynı yıl ilk sara nöbetini de geçirdi. Yedi yaşındayken, kent çarşısında Muğlalı Kel Mülâzım Ağa müfrezesinin yakaladığı eşkiyaların halka gösterdiği sırıkların ucundaki kesik başlarını gören Tevfik'in yaşadığı rahatsızlık ilk önce olağan dışı bir durgunluk, birkaç yıl sonra da, ilk defa 1893'te olmak üzere, sara nöbetleri halinde kendini gösterdi. Okulu bırakmasına sebep olan ve ilk önce neyin sesi yüzünden olduğu sanılan hastalığın tedavisi için annesi birçok doktora ve hocaya danıştı fakat sonuç alamadı. En sonunda hastalığı kontrol altına almayı başaran, annesinin götürdüğü istanbul'da Pepo adlı bir doktor oldu. Doktor "fazla üzerine gidilmemesi gerektiğini" ve "en çok hoşlandığı şeyleri yapmasına izin verilmesi" gerektiğini söylemiştir. Bu sayede hem hastalık bir nebze kontrol altında kalır, hem de bu ona 'Neyzen' lakabını kazandıracak olan neye devam etmesini sağlar.

    --spoiler--

    Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/Neyzen_Tevfik
    0 ...
  11. 468.
  12. ölümü tez gönderme
    tanrım, yaşamla
    didişeyim,
    dişi gönder azrail'imi
    ölümle sevişeyim.
    3 ...
  13. 469.
  14. Reisdir.

    Ben sana bok demem
    Boklar duyar ar eder
    Bir zerren düşse
    Onu da mundar eder.

    Tanrı senin hamurunu
    Necasetle yoğurmuş
    Anan seni sıçarken
    Yanlışlıkla doğurmuş.
    4 ...
  15. 470.
  16. 471.
  17. boka zerren değse, munda olur bok gibi sözlerin sahibidir.
    0 ...
  18. 472.
  19. Orospu çocuklarına fena koyan şair. Net.
    1 ...
  20. 473.
  21. inanılmaz nüktedan sair. Enteresan bir adam. Okunması okutulması gerek.
    2 ...
  22. 474.
  23. Küfürleri bile ustaca kullanılan harika bir yazar , düşünür , halk adamı ve üstadtır.
    0 ...
  24. 475.
  25. hiciv sanatının ustası şair ve neyzendir. çoğu sanatkar gibi yaşarken kıymeti bilinememiştir. Demiştir ki;

    Kime sordumsa seni doğru cevap vermediler;
    Kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler...
    Künyeni almak için, partiye ettim telefon:
    Bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler!..
    0 ...
  26. 476.
  27. ömer hayyam'la aynı kaderi paylaşmaktadır. nasıl ki ortalıkta gezen çoğu rubai ömer hayyam'ın değilse, ortalıkta gezen çoğu küfürlü mısralar da kendisine ait değildir.
    3 ...
  28. 477.
  29. Günümüz ergenlerinin malzemesi olmuş büyük şair.
    1 ...
  30. 478.
  31. Atatürk'le rakı sonrasına oturmuş ona yoldaşlık etmiş çok değerli edebi bi abimizdir.
    0 ...
  32. 479.
  33. 480.
  34. yansın ibnelerin alayı su veren itfayenin hortumu sikyim sözünün sahibi, mükemmel ney çalan hafif deli sanatçı.
    0 ...
  35. 481.
  36. hakkında türetilen şehir efsaneleri isminin önüne geçtiğinden dolayı, aslında tam olarak kimsenin tanımadığıdır.
    0 ...
  37. 482.
  38. edebiyat dersinde islerken hocanin es gectigi yazar. ben tavsiye etmem kufur ediyor deyip atlamisti ve bu benim merakimi cezbetmisti o zamanlar. sonra baktim siirler kufurlu ama itici degil, bi o kadar da hoş.

    en hafifinden iki dize;
    sana bok demem boklar duyar eder.
    bir zerren boka dusse onu da mundar eder.
    0 ...
  39. 483.
  40. 484.
  41. (kapı çalar);zıırr.
    Anne kapıyı acar.
    Kızı annesine sorar, anne kim o der.
    Anne; teyzen nevfik.
    Kız; o kim be !
    0 ...
  42. 485.
  43. bugün ölüm yıl dönümü olan büyük üstat. nur içinde yatsın.
    0 ...
  44. 486.
© 2026 uludağ sözlük