Kendisine o yar ile hoş musun gibi ağır bir laf edilmesine rağmen çıkıp da - ben sana soruyor muyum kimi sikiyorsun- diyememiş. Az daha sert olmasını beklerdim, olmadı.
Bu adamı ben seviyorum. Bir parçası var her sabah dinlerim osmanlı klasiklerinden bir ezgi. Güldür gül diye. Beni alır ve 8 yaşıma götürür. Tavsiye ederim.
Nesimi’nin derisinin yüzülmesine fetva verilmiş. Nesimi'nin derisi yüzülürken müftü; sağ elinin şehadet parmağını sallayarak, bunun diyormuş, kanı da pistir. Bir uzuva damlasa, o uzuvun kesilmesi gerekir.
Ve tam bu sıra Nesimi’nin bir damla kanı müftünün şehadet parmağına sıçramış. Meydanda bulunan hal ehli bir can; müftü efendi fetvanıza göre parmağınızın kesilmesi lazım.
Müftü, nesne gerekmez,
işbu üstteki giride ifade olunan rivayet, azerbaycan yapımı nesimi adlı filmde de şu şekilde işlenmiştir. arkadaki fon için kusura bakmamanızı rica ederek, 1.40'tan sonrasını izlemenizi salık veririm:
Eski Türk Edebiyatı (divan) şairleri içinde Türkçeye nisbeten önem vermiş, hatta Türkçenin eski dönemlerinde kalan sözcükleri bile şiirlerinde kullanmış başarılı bir şairdir. Arapça ve farsçayı çok iyi bildiği halde sadece bu dilleri bildiğini göstermek için bazı şiirler yazsa da Türkçeye sadık kalmıştır.
Hurufilik (harfçilik) diye sapık bir akıma meyletmiştir. Bu akımın üyelerinin arap harfleriyle çizdiği yüzler de beni ürkütmüştür hep. Hurufiler arap harflerini kullanarak Tanrı'nın yüzünü bile çizeceklerini düşünen sapık insanlardır. Velhasılı bu sapıklığa kayıtsız kalınmamış ve nesimi derisi yüzülmek sureti ile idam edilmiştir. Onun ölümünden sonra yandaşları rahat durmamıştır. Hatta Osmanlı devletinde olan yandaşları da bizzati atam Fatih Sultan Mehmet Han hazretleri yaktırmıştır.