Güneydoğuda ırak sınırına yakın bir ilçedeki komando tugayında bulunan ve Karabal Tepesi'ndeki röle istasyonunu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı komutasındaki 40 askerin hikayesini anlatan bir Levent semerci filmi. ekim'de vizyona girmesi beklenen filmin fragmanları bile göz yaşartmaya yetiyor.
2 yıl önce sinemada fragmanını gördüğüm film. aradan yıllar geçti hala vizyona girmemiş. vizyon tarihi için de 29 Ekim 2009 diyolar ama 5 kez vizyon tarihi belirlemiş ve iptal etmiş olmalarından dolayı inanmıyorum.
--spoiler--
Bir erkeğin ilk nefesinin, bir kadının son nefesini uğurlamasıyla başlıyor hikaye; dünyaya gelirken annesini ölüme uğurlayan bir bebeğin doğumuyla... Dört kahramanı var romanın, Sözünü ettiğimiz doğumla dünyaya gelenköyün delisidilsiz Sırrı, Sırrının analığı, köyün ve civarın ebesi Tabende, Sırrının babalığı, Tabendeye sunduğu aşkı reddedilen ve aşkını sessizliğine gömen, köyün gassalı Gaffar ve Sırrının dilsizliğinin öte ucunda duran, bütün ölü dilleri bilen Amerikalı dilbilimci Jonathan... Sebepler sebepleri oluşturuyor ve kaderin ağları bu dördünü bir araya getirerek tek bir sonuç, tek bir sebep için onların hikayelerini yazmaya devam ediyor. Kitabın önemli bir özelliği, güzel sanatlardan musikiye, edebiyattan düşünceye arkamızda duran zengin tasavvufi birikimin kullanılması ve bu birikimin plastik öğeleriyle değil, içeriği ve düşüncesiyle özelde roman, genelde çağdaş sanatlar için ne anlam ifade ettiğini göstermesi... Diğer önemli özelliklerinden biri ise dışarıdan bakıldığında delilik olarak görünen zihinsel sürece, içeriden,delinin gözünden bakılmaya çalışılması... Boynunun altında muskalı bir akı olan kara bir kedinin, asıl hikaye içinde (ya da dışında) işleyen, ancak daha sonra her şeyin seyrini etkilediği gözlenen küçük hikayesi de Akmanın okur için hazırladığı özel sürprizlerden...
--spoiler--
fragmanlarıyla bile insanlarda derin bir etki yaratan,29 ekimde sinemaya girmesini merakla beklediğimiz levent semerci filmi.müzikleride film kadar güzeldir.
Alınıp verilme işlemi ile ortaya cıkan havaya verilen isim.Alınıp verilme işleminin aynı anda yapılmasının imkansız olduğu yapabilene helal olsun denebilecek bir eylemin özne kısmı.
her canlının ihtiyacı olan havayı ciğerlerine çekmesi, bitkiler yaprakları ile gerçekleştirirler bu olayı. foto sentez denilen olay. günümüzde şehirlerde yaşayan insanımız ne yazık ki hava kirliliğinden dolayı nefes almakta zorluk çekiyorlar. **
fragmanındaki ilk sahnesi, bir askerin kafasından vurulması sonucu arkadaki kameraya kan ve beyin parçalarının sıçraması olan film.
fragmanındaki son sahnesinde komutanın; " sen uyursan herkes ölür" repliğini söylediği film.
fragmanlarının birinde komutanın askerlerine.
"size ölmeyi yasaklıyorum" emrini verdiği film.
bu aslında saçma veya asker mantığı olarak yorumlanabilecek bir cümle değil. askerlerinin öldüğünü gören bir komutanın ölüm karşısında aslında onları tanımadan bile askerlerini ne kadar sevdiğini gösteren bir cümle, bir anektoddur.
sabırsızlıkla beklediğim fakat gösterimi 29 ekim 2009 tarihine atılan film. bu zamana kadar fragmanıyla yetinip bekledik , 29 ekim'e kadarda bekleriz ne olacak!
Türk sinema tarihine geçecek 2 seneye yakındır vizyona girmesini beklediğim, yakında vizyona girdiğinde en az 10 bilet alacağım ve tüm çevremdeki insanları götüreceğim, türkiye'nin en filmi.
kulağa tanıdık gelir nakaratı hiç duymamış bile olsan. belki duymuşsundur ama fark edemeyecek kadar sağırsındır o sihirli sözleri. sonra düşer bir şekilde müzik çalarlarına. dinlersin, kelebekler uçuşur karnında. tekrar tekrar tekrar dinlersin, kelebekler daha da hareketlenir. sebepsiz olsa da seviyorsundur zaten, sevmek için bir sebep daha eklersin. öyle özel, öyle güzel bir sevda şarkısıdır.
Kelebek kadar ömrümüz var
Sevmek lazım, hemen başlayalım
film iyi mi kötü mü olacak bilemiyorum lakin fragmanları on numara olmuş.. fragman hastası bir bünye olarak; film fragmanları ile gözüme girmeyi başarmıştır diyebilirim.