allah'ın mukaddes kitabında zekatla beraber çokça bahsettiği mesele. belki yüzlerce kez. namaz namaz namaz. allah'ın bu kadar önemsediği bir ibadeti, farzı; böylesine kelimelerle, cümlelerle küçümsemek en iyi tabirle acizliktir. yazık.
yerine getirildiğinde huzurumsu yada görevi tamamlamış olmanın verdiği rahatlık olabilir öle bişeyimsi his yaşatan, vakti biraz geçirilince ise insanı rahatsız eden ibadet (40 gün kılınca bir daha bırakmazsın derler)
her camiinin düzenli bir cemaati var. cok az sayıda kişiler. her vakit islamda sünnet oldugu gibi birisi namazı kıldırırsa; diyanet bütcesi azalır hem de bir hayırlı iş olur, yetimlere gider belki o devasa para. kuran kursu ogretmeni ve müezzinler devam eder.
Kıraatte manayı düşünmekten çok, huzur-u ilahide olmanın şuuru içerisinde olmalı insan namazda. Huşu ancak böyle, kimin önünde eğildiğini bilince sağlanır. Manaya bu şuuru kazandıktan sonra odaklanmak gerekir.
“Onlar ki, namazlarında derin saygı içindedirler.” (Mü’minûn Sûresi 2)
“Muhakkak ki, iman edenler kurtulmuştur. Onlar öyle kimselerdir ki, namazlarını huşu ile kılarlar.” (Müminun, 23/1-2)
tüm inanç sistemleri içinde yaratıcıya teslimiyeti en mükemmel şekilde ortaya koyan ibadet..hakkıyla kılmaya çalışanlara ne mutlu! yazıklar olsun namazlarını gösteriş aracı yapanlara.
teşbihte hata olmaz; bir evlat için, emme döneminde anne ile tensel temas kurmak, sütü biberondan değil de memeden almak ne denli mühimse, aradaki sevgi bağının ve bağlılığın kurulması için bu durum ne denli gerekliyse bir kulun da rabbi için secdeye varması bence o denli mühimdir. namaz olmadı mı o bağ çok zayıflıyor, bunu deneyimledim. ben namaz kılıyorum yea demiyorum elbette, ama çok önemli olduğunu idrak etmek gerek. zira insan sadece namazda rabbi ile baş başa kalıyor, bunu gerçekten hissedebilsek, işte huşu bu demek...
edit: bir kelimeyi yanlış yazmışım; neyse ki bir liseli fark ettirdi de uyandım. yaşasın liseliler. *