içerideki yaramaz çocuğun kırılan oyuncağının yarattığı etkidir bu. telafisi başka hazlarla başka oyuncaklarla sağlanamaz bu mut'un. çünkü tek bir hedef var o velet de, fikrinde ki emeli gerçekleştirmek. gerek barbie bebeklere aşık olmanın verdiği imkansızlıktan olsun, gerekse çok sevdiği akülü arabasının kapısı anahtarlansın aynı hissi yaratır bu, mutsuzluk. Tedavisi içindeki çocuğun kırılan oyuncağını çaktırmadan change etmek. hani anlarsa üzülür depresyona götürür sonra.
Öylesine bir anda gelip içine oturan, tüm bedenini ve ruhunu kaplayan, hayatta her şeyin anlamsız olduğu ve her şeyi boşa yaptığın hissini veren, seni kimsenin sevmediğini düşündüren, atsan atılmaz satsan satılmaz abidik gubidik bir duygudur.
etrafınızda sizi anlayacak birilerinin olmaması. birşeyi yapmak isteyince hevesinizi kırması. yani şöyle bir şeydir bir papatya çiçek açmak için baharı bekler ve açar ama o hevesle beklediği günde insanlar ayaklarıyla basar geçer. bu yüzden sizde bahar gelince açan bir papatya görürseniz üzerine basmayın!
Mutlu olmama durumudur.örneğin ben mutsuzum.açıklamak gerekirse: dibin dibine vuruyorum.neden mi?
10 yıldır görmediğim ablamla yeni yeni kaynaşıyoruz gideyim bi kahve içelim diyorum senin saçların çok salaş,senin yaşındakiler süslü püslü sen niye böylesin,sınava az kaldı o test kitabının çok başında değil misin gibi cümlelerle karşılaşıyorum.arkadaşımla konuşuyorum çok asosyalsin yanımızdan geçerken bi selam ver bari vb. cümlelerle karşılaşıyorum.babama gelince: evi temizliyorum, Yemek yapıyorum, kardeşime bakmak için okulu bıraktım,bütün bunların yanında kendime ait bi gelecek kurabilmek için çalışıyorum ama yinede babama göre bi boka yaramayan bi insanım.yani etrafımdaki insanlar için gayet başarısız,beceriksiz bi insanım.umrumda olmamasını isterdim ama umrumda.
bulunduğum ruh hali durumu. evet ben çok mutsuzum hayatımın bir anlamı yok gibi geliyor artık. neden yaşıyorum ki? yakın bi arkadaşım yok hepsi başka şehirlerde bu mal okulda ve şehirde sahte ilişkiler içinde sıkıştım kaldım. derslerden hastaneden başka tutuncak hayatımı anlamlı kılacak birşey yok. evet ben çok mutsuzum ve bunu buraya yazarak belki kendimi bir nebze rahatlatırım diye düşündüm. ama herhalde hata yaptım bir bokum da değişmedi açıkçası yine aynı bokun kahverengisiyim. ama yine de bu entry yi gircem. büyük ihtimalle de silenecek ben de çok da tın dicem. zaten 10 yılda bir girmişim içimi dökmek için bunu bile çok görecek sözlük bile bana karşı anasını satıyim. isterseniz de atın lan sözlükten hatta atın ya daha makbule geçer. bu malca entry mi sonuna kadar okuyan olur mu bilmiyorum ama eğer ki bi ihtimal oldu diyelim okuyan lütfen ne malmış la bu da deme arkadaşım, psikolojim bozuk cidden hiç iyi değilim çok yalnızım mutsuzum bıkkınım umutsuzum , hatta belki intihar da ederim ayıp yani ölmüşün arkasından konuşma bence.
bu gerçekten bir sorunsaldır. çünkü muammadır. mutsuzluk bir çocuk için oyuncağın alınmaması veya şekerinin yere düşmesi ya da dondurmasının bitmesiyken, biraz daha büyündüğünde bunlar mutsuzluk teşkil etmemektedir.
daha sonra sevilmemek, gelecek korkusu, sevgilinden ayrılmak, sınavlar, tartışmalar mutsuzluk sebebi olmaktadır.
yaş iyice ilerleyince ise ölüm ve yalnızlık mutsuzluk sebebidir.
Aaa en merak ettiğim duygudur. Cidden mutsuz olmak nasıl bir şey acaba. Mesela insanın ölesi geliyormuş ya da bir otobüse atlayıp kaybolmak istiyormuş hatta günlerce ağlamaktan kaynaklanan göz hastalıkları vuku buluyormuş. Doğru mu?
Edit; yahu okuyup ciddi ciddi mutsuzluğu bilmeyen zübbe biri olduğumu sananlar olmuş. iyi misin arkadaşım. Geberiyorum mutsuzluktan!
tanım: soyut bir kavram.
hani soyut bir kavramdır ya mutsuzluk,
Ben şu anda şekil almış haliyim onun.
vallahi billahi ete bedene bürünmüş haline vefasizamaadivefa deniyor.