bulaşıcıdır.
önlenemez bir hastalıktır.
toplumumuzda yaygın olarak görülmekteddir.
sebepleri çeşitli olmakla birlikte, en temel sorun kişinin istediği hayatı yaşamaması ve bunun neticesinde istediklerine sahip olamamasıdır. maddi manevi olarak ikiye ayrılır.
sinsi bir hastalıktır, çoğu kez geçicek, hayırlısı buymuş, kısmet değilmiş gibi sözlerle geçiştirilmeye ve kaderde bunu da görmek varmış, zaten talih kuşu bizim kafamıza sıçmaz gibi kocakarı ilaçlarıyla tedavi edilmeye çalışır. kesin bir tedavisi olmamakla birlikte kişinin yaşam tarzını değiştirip kendine yeni pencereler açması, ilgi alanlarını değiştirmesi gibi ilaçlarla başarılı sonuçlar alındığı görülmüştür, ayrıyetten bazı bünyelerde ise bulunduğu durumu kabul etme, hırpaniliğini olumlu bir özellik gibi gösterip, cahilliği ve kabalığı marifet sayma gibi sonuçlar doğurmuştur.
gelir düzeyi yüksek kesimde mutsuzluk, genel olarak manevi tatminsizliktir, kısa süreli modacılık, yardım derneklerinde gönüllülük, yemek kitabı yazma yahut yoga, plates gibi yollarla tedavi edilir.
gelir düzeyi orta kesimde mutsuzluk, genel olarak hayat gailesidir. daha çok işten kendine vakit ayıramamak, tiyatroya mı gitsem bugün eve pasta alıp çoluk çocuğu mu sevindirsem arasındaki gel-gitler şahısları yıpratmakta mutsuzluk hastalığına gark etmektedir. tedavisi yukarıda bahsettiğimiz hayırlısı, kader yahut çocukları gezmeye çıkarıp onlara dondurma ısmarlamaktır.
gelir düzeyi düşük ya da yok seviyesinde olan kesimde ise mutsuzluk genel olarak farkedilmeyen hatta hastalık olarak görülmeyen bir hastalıktır. fakat her sinsi hastalıkta olduğu gibi bu grupta da hastalık ağır geçer ve kişinin karakterini ağır şekilde tahrip ederek yabani, hırpani ve hatta bazen izole bazen saldırgan bir hale dönüştürür. tedavisi kadınlarda kapı önü muhabbetleri yahut komşunun düğününe gitmek belki de kızına çeyiz işlemek gibi ulaşılabilir yollar olabilir. erkeklerde ise kahvede oyun oynamak, ucuza arsa düşürmek gibi yollar rağbet gören yollardan bazılarıdır.
işbu entry sadece gözleme dayanmaktadır, belirli kurum, kuruluş ya da kişilerle ilgisi yoktur.
insanın kendi ellerindedir tıpkı mutluluk gibi. yorulmuşsundur, güçsüzsündür o anlarda ortaya çıkar. yeniden toparlanmayı bilen biri için kısa süreli bir durumdur.
nereden gelir ne zaman gelir hep bi muamma olmuştur. bi sabah uyanir bi bakarsınız mutsuzsunuz. belki bi rüya sebep olmuştur buna belki de öyle olması gerekmistir. belki ışte. herşey olabilir tam olarak bilemezsin de sebebini çoğu zaman. bilsen zaten mutsuz olmazsın. bazen de bildiğini sanar onu hayatından çıkarırsın ama bir bakmışsın daha da mutsuzsun. çok türlü mutsuz olmuş biri olarak söyleyebilirim ki sanırım en çok zaman mutsuz ediyor insanı. hani diyorlar ya zaman her şeyin ilacı diye. iste o yalan. zaman mutsuzluk sebebi bence. zaman dursa kimse mutsuz olmaz. çünkü bütün hatalarını geriye dondurebilir o zaman. zamanı kaybetmiş olmaz. ama zaman akiyorsa eğer hayat ta gidiyor yaşam da bitiyor demektir. al işte mutsuzluk sebebi. evet evet bence kesin budur mutsuzluk sebebi. bildiğin içimi döktüm ya ben sözlüğe. silerler bence bu entryi.
sevgilinden ayrıldıktan sonra konuşabileceğin kimsenin olmadığını fark etmek,kendini anlatamaman 3 gündür uyumayıp göt kadar evden çıkmadan yemek yemeden, saatlerce televizyona bakmak. budur herhalde.