mutlu olabilmenin eşik değeri ruh haline göre çeşitlilik gösterir.bazen bir kase pudıng eşliğinde sessiz ve sakin bir şekilde odanda izlediğin güzel bir filmden duyduğun mutluluk katsayısı çok uzun süre beklediğin ve onu elde etmek için çok fazla uğraş verdiğin şeyden aynı değerde bir mutluluk alamazsın.
mutlu olmak ruh haline göre değişir. kendini çok iyi hissettiğin an çok mutlu olabilirsin mesela yada hava kapalıdır için sıkılır mutsuz olursun bunun gibi bişeydir.
otobüste, dolmuşta hangi toplu taşıma aracıyla gidilirse gidilsin size doğru yaklaşmakta olan yaşlı amcaya, teyzeye ya da bir bayana yer verdikten sonra, onların size gülümseyişi ile birlikte gelen 'teşekkür' sonrası oluşan, durak ev arasında gerçekleşen eylem.
en basit olanı mutlu olmaktır. beyin mutlu olabilmek için her an müsaittir. yeter ki onun önüne çektiğin setleri kaldırmayı bil. kalbinin etrafındaki duvarlar ne kadar kalın olursa, gözündeki perde o kadar ağır olur. derin bir nefes al, çek onu içine ve alamayanları düşün, toprağın altında üç günlük dünya mücadelesiyle ömrünü tüketenleri düşün. düşün ki aydınlanasın, düşün ki onların durumuna düşme. herşeyin süpriz geliştiği ömrümüzde daha kaç saniye yaşacağımızı bilmediğimize göre. elbette ki sorunlarımız olacak tatile gelmedik ki bu dünyaya.
--spoiler--
sabır; kabulleniş değil başkaldırıdır.
--spoiler--
demiş adam. ne güzel söylemiş. mutlu olmak için neden başımızı kaldırmayalım.
şimdiye kadar tarafıma hiç uğramamış ama bu sıralar azıcık kendini gösteren. bu kadarla deli oluyorsam tamamı nasıldır acaba dediğim ve yaşamak için can attığım duygu.