Bazen ayağımın yere değmediği zamanlar oluyor, o vakitler beni mutlu eder. Mesela balkondan aşağı demir korkuluğun arasından ayakları geçirmek suretiyle sarkmak gibi. Biz de böyleyiz işte. Naapcan?
evde tek olduğun vakit başkasından utanmadan, çekinmeden cayır cayır osurarak sıçabilmektir. insan o an öylesine özgür hissediyor ki, sanki bütün prangalarını çıkarmışlar vücudundan, sanki uçmayı öğrenmiş minik bir kuşun yuvasından kendini boşluğa bırakması, sanki günlerce kozasından çıkamamış bir kelebeğin rahat rahat çırpması kanatlarını doyasıya.....
sabah işe giderken denk gelen temizlikçi abilerle günaydınlaşmak, ondan sonra servis beklediğim durakta köpek kardeşin denk gelip ayağımın dibine yatıp göbeğini sevmemi istemesi. güne güzel başlamalı.
Su içmek bile insanı mutlu eder. Ama önce temel şeylerin tam olacak: paran olacak yanında sevdiğin birkaç kişi olacak ve zaman zaman yalnız da kalabileceksin. Etrafındaki insanlar Ankara insanı gibi olumsuz olmayacak, gerçi Tüm Türkiye öyle şu ara.
Yeni oje sürülmüş tırnaklar, çekmeceden çıkan çikolata.
Edit: Günümüz Türkiye’sinde yolda geçerken birinin sana günaydın demesi yada iyi akşamlar demesi.. malum bu kendini feminist sanan topluluklardan dolayı herkes tacizci.... insanlar korkuyor tacizci damgası yemekten...
Bu aralar benim mutluluk hayalim şöyle, Harika kurabiyeler yapan bir pastahane var -nova- oradan seçtiğim harika tatlarla yoğunluğun olmadığı bir yere gitmek. Kahve kurabiye ve sigara. Immh.