''allah'ın değer atfetmediği bir şeye değer atfetmek allah'tan rol çalmaktır'' diyen ve beni bu sözüyle ciddi manada etkileyen insan. burçlar hakkındaki düşünceleri her insanın dinlemesi gereken cinsten;
son dönem islam alimlerine bakıldığında nispeten sığ, avama hitab eden bir seviyesi var.misal bir ebubekir sifil bir talha hakan alp bir fatih kaya göz önüne alındığında bu insanlar gerek birikim bakımından olsun gerek literatüre hakimiyet açısından olsun mustafa islamoğlunun fersah fersah önündedirler.
iftira atılan, mutezile tandanslı, alim yazar. mutezile oluşunu yeni çıkan kader risalesi adlı kitabından anlayabileceğiniz zat'tir aynı zamanda. kitap'ta ki iktibasların cogu mutezili alimlerdir. (bkz: gaylan ed dimaski) (bkz: kadı abdulcebbar) ayetlerin bir kısmı alınıp bir kısmı görmezlikten gelinmiştir. çizgi olarakta efgani - abduh - resid rıza çizgisindedir. fazlurrahman'a mesafelidir. ılımlı reformistte denilebilir.
Ona tecavüz iftirasını atanlar acaba hiç düşündü mü, iftiranın dinen ne kadar büyük bir suç olduğunu? Kur'an'da, fasıktan bir haber geldiğinde onu araştırmamız emri var olmasına rağmen bir iddiaya dört elle sarılmanın ne büyük bir vebal olduğunun farkında mı onlar?
Bahsedilen kanıtlar ve mahkeme kararına gelince; deniliyor ki, adli tıp ve doktor raporuyla tecavüze yeltendiği tespit edilmiş! Daha ikna edici olsun diye hem adlı tıp hem de doktor kelimeleri ayrıca kullanılmış. Adli tıptakiler de doktor değil mi yahu? Ayrıca tekrar edeyim. Deniyor ki tecavüze yeltenmiş! Yani adam tecavüz etmemiş henüz. Yeltenmiş! Adli tıp ne zamandan beri teşebbüsü tespit edebiliyor? O dönemde gizli kamera olayları da yoktu ki ne yapmaya çalıştığı tespit edilebilsin! Mahkeme kararının tarihine bakın, 1980 yılı. yeşil ayakkabı giymiş diye yoldan adam tutuklanıp şeriatçı diye asıldığı dönemler. islam düşmanlarının zulmü en tepeye tırmandırdıkları zamanlar ve daha nice mücahitler ya düzmece mahkemelerle ya da suikastlerle harcandı o dönemde!
Bu iftirayı atanlar acaba biliyorlar mı, bu iftirayı atmak için kullanılan çocuğun mustafa islamoğlu'ndan özür dileyip helalleştiğini, ve şu anda da onun kurmuş olduğu akabe vakfı'nda çalışan bir gönüllü olduğunu? iftira kolay yayılır elbet. Ama iftiraya maruz kalanların temize çıktığını kimse dillendirmez. Artık iş işten geçmiştir. Artık konu gündemden düşmüştür ve hiç gündeme gelmesindir. Nasılsa böylesi bazılarının menfaati için daha iyidir, değil mi? Ne zaman kendilerine bir değneğin ucu dokunsa hemen sarılacakları bir bahane, hemen karşı atağa çıkmak için ellerinde çamur olacaktır. Ne de güzel, değil mi?
iftirası şöyle dursun da, alim falan değil, din reformcusu, kafasına göre yeni bir din yapmak isteyen uyduruk adamın tekidir.
bence bir nihat hatipoğlu on tane mustafa islamoğlu eder.
ama tabii cemaat kurmak, "kurtarıcı" olmak lazım!
ebubekir sifilin bizzat o yumuşak üslubuyla tartışmaya çağırdığı bu adam, sifilin karşısına çıkma cesareti gösterememiştir.sifil ihsan eliaçıkı nakavt etti sıra islamoğlunda.tabi islamoğlunun yüreği yeterse.
tvnette ebubekir sifil nazik bir üslupla çağrısını yapmıştır islamoğluna.islamoğlunu dawkinsle; sifili adnan oktarla özdeşleştirmek nasıl bir adaletsizliktir.bir kere sifilin eserleri ortadadır ve bu gerçeği islamoğlunun hiçbir müridi gölgeleyemez.
hataları o kadar büyüktür ki, eşarilikle maturidiliğin arasında çok fark varmış gibi konuşur mesela.bu hatayı da arapça bilgisinin az olduğundan dolayı olduğunu kabul edelim.halbuki mesele kaynaklarından(düzgün bir arapça ile) ele alındığında eşarilikle maturidiliin arasında pek de fark olmadığı gerçeği ortaya çıkacaktır.
şimdi sen bana gelip bırak tefrika çıkartmayı diyebileceğin bir "küçük yanlış" değil bu.bu çok nüyük bir hata ve bunun tartışılması gerekmektedir.
geleneksel at gözlüklü islamcilarin hışmına uğrayan rasyonalist tefsirci. Bırak islamoglu hocam onlar halen kaş aldırmak günah mı adetli kadın oruç tutar mı onu tartışadursunlar sen yoluna ve başarılı çalışmalarına devam et. Bu adamın üç muhammed kitabı siyere farklı bir bakış acısı getirmiştir. Okunması tavsiye edilir.
islamoğlu eşarilikle maturidilik arasındaki farkların büyük olduğunu düşünmüş olacak ki "neden eşarilik yerine mis gibi maturidiliği almıyoruz" mealinde birşey söylemiştir.kader konusundaki görüşleri farklıymışmış da maturidiliğin.
müritlerinin bir giride maturidilikle eşarilik arasında büyük fark yok deyip bir sonraki girisinde önemli farklar vardır gibi çelişkili yargılar ortaya atmasına sebep olan zavallı alim taslağı.
evet giriye "21. yüzyılın" diye başlayan yargılar zaten buraya yazdığında gerçekliğe kavuşur değil mi kardeşim.ben hala şunun cevabını alamadım:cübbeliyle tartışırken "birliğe gölge düşürür" olayını düşünmeyen bir adam mı sifille tartışırken bu birlik meselesi aklına geliyor.hayır.cevabı açık:cübbeliyi alt edecek kadar bilgi sahibi ama bu islamoğlu apaçık sifilden korkuyor yahu *
hiçbir şekilde sifile cevap vermemiştir.ama cübbeliyi ima ederek cevap vermesini biliyor bu alim taslağı.ne de olsa cübbeli kolay lokma ya.ebubekir sifilin boğazına takılacağını biliyor ama.düpedüz korkaklık işte "kabul edelim"
"dışlayıcı değil kucaklayıcıdır" yani hiçbir ilkeyi gözönünde bulundurmadan bodoslama ver baba kim ne diyorsa kabul edelim, etmesek de dışlamayalım(ne yapacaksak)
"birleştiricidir" evet bu birleşmelerden de ucube çocuklar doğmuş olsun anam birleştiriyoruz ya işte.
gibi türlü özellikleri aslında ne demek olduğunu bildirmek istedim.