Siyasetle, dinle kafayı yemiş güruhun, bi eksiğini bulayım da çamur atayım diye nasıl yırtındığını bir kere daha görüyoruz.
Biri çıkıp S*çmak insanlar için nimettir dese, sırf nimet kelimesinden işkillenip k*çını bantlayacak kalibrede insanlar...
Hayır ceceli'ye bi hayranlığım da yok. Onu ölümüne savunacak bir taraftarı da değilim. Şarkıları benim için fazla melankolik gelir hatta. Yalnız sırf adam sizin siyasal görüşünüzden değil diye, illa bir gediğini arıyorsunuz ya. O üfürükten sosyalistliğiniz, o çakma devrimciliğiniz, sözde demokratlığınız batsın.
Şarkıları kadar klipleri de fazla duygu yüklü olan sanatçı.
Çok dinlemem ama severim kendisini.
gerçekten başarılı müzisyendir. sesi de bir o kadar harikadır. nasıl olur da bu adam bu ülkede dinlenmez diye düşünürken, toplumun çocuk oyuncağı gibi batıdan daha çok müzik eskittiği gerçeği aklıma geliyor ve utanıyorum. hastalıkta sağlıkta şarkısından sonra gül rengi şarkısıyla devrim yapmıştır alanında.
2 Kasım 1980de Ankarada dünyaya gelen Mustafa Cecelinin müziğe olan ilgisi ailesi tarafından çok küçük yaşlarında farkedildi. 6 yaşında piyano ile tanışan Ceceliye, almış olduğu 2 yıllık piyano eğitimi sonrası öğretmeni konservatuvar eğitimi almasını önerdi. 8 yaşında TRT'de yayınlanan Köy Doktoru adlı bir dizide 13 bölüm rol aldı.[1] Daha sonra da UNiCEF için hazırlanan Can Suyu adlı bir filmde oynadı. Lise yıllarında amatör olarak düzenlemeler yapmaya başladı. Üniversite sınavında Ankara Üniversitesi Veteriner Hekimliği bölümünü kazanan Mustafa Ceceli aynı dönemde arkadaşlarının kurmuş olduğu bir grupta keyboard çalmaya başladı. Bir taraftan da albüm yapmak isteyen sanatçılara demo kayıtlar hazırladı. Fakültenin 3. yılında tekrar üniversite sınavına girerek Yeditepe Üniversitesi işletme Bölümünü kazandı ve Ankaradaki müzik hayatını noktalayarak istanbula geldi.
allahını kitabını şu kadarcık seviyorsa o saçları nasıl çoğalttı anlatsın. ben harçlığımın yarısını minoksile veriyorum. yani benim minoksa verdiğim parayla kaç afrikalı çocuk doyardı acaba? bunları bir düşünsün. biliyorum kendisi bi nebze dindar insan. sanatçı dindarlığına muvaffak olmuş birisi. oto yıkama fırçası gibi saçı olmuş. ben başka bişey demiyorum.. ben makarna yiyip minoks alıyorum. saçlarım gidiyor. artık söz onda bu saatten sonra.
şarkıları bana pek hitap etmese de adam çok yetenekli. ilk defa bugün selçuk üniversitesi bahar şenliklerinde konserine gitmiş oldum. gerek konsere kattığı muhabbet havası gerekse çaldığı enstrumanlarla takdirimi kazandı. adam elektro çaldı, bateride iyiydi, darbukayla milleti coşturdu, orgu ağlattı daha ne olsun.
Şuan konserinde bulunduğum sanatçı. Her ne kadar akpli olduğu için antipatik de gelse şuan adam resmen koparıyo piyasayı. Ceceliyi basit bi şarkıcı sanardım da adam işini biliyomuş. Helal olsun.
Jahrakal donanma Komutanlığı ndan bildirdi.
An itibari ile show tv de yayınlanan yarışmanın jüri üyelerinden bir tanesi.
Ama asıl bahsi konum kendisinin saçlarıdır; o alnı açık seyrek saçlı çocuk gitmiş bir erol büyükburç bir erol evgin olup geri gelmiş.
Saç ektirmiş anladığım kadarı ile ama sanki biraz abartmış mı ne?