murathan mungan

    4.
  1. imza gününde, kendisine kitap imzalatmaya gelen okurunun elindeki kitabın korsan olduğunu görünce ''hayatta hiç bir sahteliğin altına imza atmadım, bu kitabı da imzalayamam'' diyerek, okuruna yeni bir kitap hediye etmiş ve imzalamıştır.
    69 ...
  2. 12.
  3. unutma hakiki erkek, yuzlerce erkekten meydana gelir. zaten bir zaman
    sonra, yuzlerce erkegin sana verdigini, bir erkekten beklemeyecek kadar
    olgunlasmis olacaksin sen de... bir kadinin aradigi o bir tek
    erkek, her zaman icin hayali bir varliktir. hic olmamistir.... her
    erkekte, aradigin erkegin yanlizca bir parcasini bulursun.
    gercek bir kadin icin, gercek bir erkek, allah gibidir, her yerdedir ve hicbir
    yerdedir. ask da budur zaten! baska bir sey degil. aramaktan
    vazgec demiyorum, bulmaktan vazgec
    murathan mungan
    19 ...
  4. 256.
  5. --spoiler--
    Dediler ki; "yaşından çok daha olgunsun." Evet, dedim. Çünkü hep büyüklük bende kaldı.
    --spoiler--
    16 ...
  6. 458.
  7. Çocukluk başlı başına bir memlekettir, hatta sılasıdır insanın. Büyüdükçe sıla özlemimiz artar, hayat giderek gurbetleşir. Sanki ne yaşarsak yaşayalım hep gurbetteyizdir. Büyümek, gurbete çıkmaktır.

    Harita Metod Defteri.
    13 ...
  8. 2.
  9. 7.
  10. kadınların ne düşündüğünü ve ne hissettiğini bu kadar iyi bilen (bkz: yüksek topuklar), bir kadının yaşayacağı/yaşadığı acıyı bu kadar net anlatabilen (bkz: yalnız bir opera) başka bir türk yazar tanımadım ben.
    12 ...
  11. 437.
  12. 'aşkın bir yolu vardır,her yaşta biraz gecikilen.' demiş.
    12 ...
  13. 32.
  14. Bir Akşam üstü yanımızda kimsecikler olmaz;
    yada olması gerekenler yanımızdakiler değildir.

    murathan mungan. Saygı duyulası kişilik...
    10 ...
  15. 452.
  16. Yazgını başkalarının ıstakalarının insafına bırakmanın hazin sonuçlarını anlatan cümlelerin sahibi.

    ..................

    Ayrıldığımız gündü.
    Mutfaktaydık, buzdolabının yanında, kapısı açıktı,
    Her şey bambaşka görünüyordu yüzüne vuran o soğuk ışıkta
    "Biliyor musun" dedin.
    "Sen neye benziyorsun biliyor musun?"
    Epeydir aradığın bir şeyi bulmuş olmanın hem sevinç,
    Hem keder veren gizli bir an için bulandırmıştı yüzündeki tedirginliği, kırgınlığı.
    Sis ışığa çıkmıştı.
    Sonra yavaşça çevirip başını yüzüme baktın kuyuya düşmeye benzeyen derin bir korkuyla.
    "Neye?" dedim, yan yanayken yaşadığımız ayrılığın adını sorar gibi, "Neye?"
    "Bilardo toplarına."
    "Neden?" dedim.
    "Yazgını hep başkalarının ıstakalarının insafına bırakıyorsun da ondan..."
    Bir uçurum gibi derinleşen sessizlik o an başlamıştı bile bizi birbirimizden uzaklaştırmaya.
    Beni terk etmeden önce yaptığın son konuşma oldu bu.
    Sonra iki arkadaşım geldi, birinin omzunda ağladım, hangisiydi şimdi hatırlamıyorum.
    Sonra birlikte başka bir kente gittik,
    Anlarsın ayrılığın ilk günlerinde o eve katlanamazdım,
    Sonra ben başka aşklara,
    Sonra başka evlerin duvarlarına başka takvimler astım.
    Şimdi ne zaman birinden ayrılsam ıstakaların sesi patlıyor kulaklarımda
    Ardından bilardo topları dağılıyor dört bir yana
    Seni hatırlıyorum o soğuk ışıkta bir daha
    Bir daha
    Bir daha
    9 ...
  17. 1.
  18. boyacıköyde bir aşk cinayeti adındaki öyküsü, karşılıksız aşk yaşayan arkadaşları ciğerlerinden vuracak bir öyküdür. mümkünse bulunup okunmalıdır.
    9 ...
© 2026 uludağ sözlük