Oldukça hassas bir konuda, hava da kalmış açıklamalara giderek devletleri, toplumları ve insanları zan altında bırakmaya müsait BM sözleşmesine göre yunan kökenlilerin türklere uygulamış olduğu soykırımı gerçekleyebilecek tarihi bir olaydır. Ancak herhangi biri çıkıpta büyük helen ulusu! türklere karşı 19.yüzyılda soykırım suçunu işledi diyerek tamamen siyasi çıkarlar peşinde koşup, komşusundan çeşitli taleplerde bulunmamıştır, çünkü buna neden olacak kompleks ve kayıp egolar maalesef türkiye sınırlarında mevcut değildir.
Bunun yanında türklerin tarihlerinde girdiği her savaş, bastırılan her isyan da; bu zihniyete sahip* gruplar tarafından bir soykırım olarak değerlendirebilecek potansiyele sahiptir. bu durumda orta asyada türklerin çin soykırımından girilir, anadoluda türklerin kürt soykırmından çıkılır. ardından bu iddialar daha önceden hazırlanmış olan lobiler aracılığı ile dünya kamu oyuna yedirilir. afiyet olsundur.
bir etnik temizliktir. yunanistan devletinin kuruluşunu sağlamıştır. 400 yıl osmanlı egemenliğinde kalmış bu toprakta hiç türk kalmamıştır. türklere yapılan soykırımlar her zaman gözardı edilmiştir.
Türklerin maruz kaldıkları katliamlar hakkında yapılan çalışmaların maalesef yetersiz olması sonucu pek bilinmeyen olay. hümanist ermeni ve yunan seviciler zaten bilseler bile görmezden gelmektedirler.
ne yazıkki morada yaşayan türkler bir girittekiler, batı trakyadakiler, makedonyadakiler kadar bile şanslı olamadı. o kadar büyük bir soykırıma maruz kaldılar ki ben hayatımda soyunu mora'ya dayandıran bir türk muhacır görmedim daha. varsa da azdır muhtemelen.
Yunanların yaptığı Türk katliamıdır. Hiçbir Türk’ün unutmaması ve daima hatırda tutması gerekir.
19 Ağustos 1821 günü kapılar açılınca, Yunanlar hemen içeriye hücum etti ve kaçabilen 160 kişi dışında 3000 kişilik tüm nüfusu öldürdü.
Tarihçi George Finlay, Phrantzes adlı Yunan bir rahibin katliama tanıklık ettiğini söyledi ve onun anlattıklarından yola çıkarak aşağıdaki tanımı yaptı:
Mermiler ve kılıçlarla yaralanmış kadınlar kaçmak umuduyla denize koştu, bu sırada kasten vuruldular. Kollarında bebekleri olan annelerin kıyafetleri çalındı ve tek gizlenme yeri olan denize koştular, suda çömelirken insan olmayan tüfekli askerler tarafından vuruldular. Yunanlar bebekleri annelerinin kollarından aldı ve kayalara vurdu. Üç ve dört yaşlarındaki çocuklar denize atılarak boğuldu. Katliam bittiğinde cesetler ya denize atıldı ya da sahile yığıldı ve bir salgın hastalık tehdidiyle karşı karşıya kalındı.
konu ile ilgili youtube'de erlik'in videosu izlenebilir. kan donduran bir vahşettir. türk milletinin mora yarımadasından silinmesi ile sonuçlanmıştır. maalesef türk toplumu olarak kendimize yapılan zulümler konusunda kayıtsızız.