Bugün çok farklıydı mezarlık yada bana öyle geldi bilmiyorum.
Her zaman tenha,sessiz olan yer.bugün çok kalabalıktı.
Unutulmayan annelere yapılan ziyaretler.mezarların üstündeki rengarenk çiçekler çok güzeldi.
Kıskandım.Mezarlıkta boğuldum ilk kez.
(bkz: last station) ayrıca bende süper mükemmel duyguları tetikleyen mekan..düşünsene adam orda ayagını uzatmış yatıyor ama o dün senin gibiydi sen de onun gibi olacaksın..
edit: mezar yazıtı gibi oldu
iskandinavyadaki bazı topluluklara göre incubusların, ellerinde ve ayaklarında prangalarla, çığlık şeklinde ağlayarak gezindiği mekan. onları görmeniz, astral seyahat dışında mümkün değil, inanışa göre. sadece onlar sizi görebilir.
bu konuda hz. muhammed: "kişi kabre konduğu vakit, orası ya cennetlerden bir köşe, ya da cehennemlerden bir çukur halini alır, ta ki kıyamet kopana dek..." diyerek bu konuya -belirli bir yönde- açıklık getirmiştir.
rahatlatıcı olarak psikolojide geçen yer. hakkaten bir başka boyutu vardır oranın, geceleri olmasa da güneş batımını izlemek inanılmaz ötesidir.
edit: ha geceleri dolunay ışığıyla inanılmaz gotik yerlerdir.
soğuk yer. yıllar yıllar önceydi. rahmetli kerim tekin'in ablası bağırıyordu soğuk orası üşemesin. o gün bugündür soğuk mudur diye düşünürüm.
arife günleri mezar ziyareti yapmak adettir.
bir de mezarlıklar kalabalık insan sürüsünden daha az tehlikelidir. korkacaksan canlılardan kork der büyükler.
bayramların birinci günleri hınca hınç ziyaret edilirken diğer günlerin torbaya girdiği düşüncesi hakimdir kimi bünyelerde. halbuki orda yatanların sonsuza dek duaya ihtiyacı vardır. belki evlat belki acılı anne veyahut baba ya da akraba veya bir yakın, gitmek çok zor olmasa gerek. o toprakların altında yatanlarda bir zamanlar sizin bizim gibilerdi, ya şimdi? ıssız, yoksun belki azab çekerek orada yatıyorlar, kim bilir...
insanın içine açan fevkalade neseli bir ortam. selvi seslerinin senfonisinin yanında ibrahim tatlises'in muazzam eserleri karatahtaya sürten tirnak sesi gibi kalir.