MEVLÂNA MESNEVi’DE NEDEN CiNSELLiK iÇEREN HiKÂYELERE YER VERiYOR?
Önce şu soruya cevap arayalım: Şeriata göre cinsellik hakkında konuşmak yazmak veya cinselliği espriye konu etmek suç mudur; günah mıdır? Hayır böyle bir günah yoktur. insanlar alışkanlık töre namus gibi nedenlerle bu konuyu tabu ilan etmişlerdir. Ayrıca Mevlâna Şeriatı en ince ayrıntısına kadar bilip uygularken Tebrizli Şems’ten Hakikat ilmini öğrenmiş o günden itibaren de davranışları Hakikat ilmine göre olmuştur.
Hakikati öğrenen kişinin amaç ve değerleri farklıdır. Amaç iyi ahlaklı bir kişi olmak değildir. Herkesin itibarını kazanmak değildir. Yalnız ve yalnız Allah’a giden yolda mesafe almaktır.
Hakikat - Tevhit ilmini bilmeyenler asla Mevlâna’yı anlayıp tahlil edemezler. Mevlâna da önceleri Şemsin davranışlarına anlam verememiş ve sonunda “Aklımı bıraktım (yani teslim oldum) rahat ettim” demiştir. Demek ki Hakikatte yol almanın yegâne yolu yargılamamak eleştirmemek iyi-kötü kavramlarını bir tarafa itip mürşide teslim olmaktır.
Genellikle insanlar dindar bir kişinin cinselliğe merakı olmaz Mevlâna’nın da cinselliğe meraklı olmaması gerekir diye düşünürler. Bakın Mevlâna “Fihi Mâfih” adlı eserinde ne diyor?
“Veliler ve nebiler kendilerini mücahededen alıkoymazlar. ilk mücahedeleri nefislerini öldürmek; arzu ve şehvetlerini terk etmektir. Bu büyük bir savaştır. Vasıl olup emniyet makamına yerleşince eğri ve doğru onlara keşfolunur. Doğruyu eğri ile bilirler ve görürler”. (Çev: M. Ülker 1954 s.196)
Bir gerçeği karşıdakine anlatmak en iyi nasıl mümkün oluyorsa o yol seçilmelidir. Mevlâna da cinsellik içeren bir hikâyeyi bir ulvî amacı daha açık olarak anlatabileceğine karar kılmış olmalı ki kullanmakta mahsur görmemiştir. Ayrıca başta da söylediğim gibi cinsellik içeren hikâyelerin günah olduğuna dair de bir hüküm yoktur. Bu ancak eğri ile doğruyu bulma yöntemidir.
Bu hikâyeler simgelerle bazı gerçekleri Hakikat - Tevhit ilmi mensuplarına anlatırlar. Bilmeyenler ise anlayamazlar.
Asıl ismiyle Celaleddin Rumi. kim bu herife ''mevlana'' demişse yazıklar olsun gerçekten. apaçık şirk ifadesidir bir insana ''mevlana'' demek. Çünkü “Mevlana” (Sahibimiz) demektir. ve Sadece Allah için kullanılması gereken “Mevlana” (Sahibimiz) sıfatı yakıştırılan, ALLAH dostu olduğunu iddia eden bu adamın 'Mesnevi' isimli kitabı hezeyanlar ve şirk ifadeleriyle doludur. Bakınız önsözünden bir kesit göstereyim size;
sırf bu sözü bile bu adamın ne denli bir sahtekar olduğunu anlamanız için yeterlidir ama bu kadarla da yetinmeyeceğim, bildiğim tüm hezeyanlarını buraya yazacağım. Malum birden fazla foto atamıyoruz buraya amına koyim. Bu da sözlük yönetimine bir sitemim olsun. Ben cild, beyit ve sayfa numaralarını vericem, isteyen gidip de kontrol edebilir;
2. Cild
EŞCiNSELLiK:
3155.-3160. Beyitler 137-138. Sf.
4. Cild
ALLAH’TAN VAHiY ALIYORUM:
1850-1855. Beyitler Sf. 151
2245. Beyit Sf.178
Ayrıca bknz. Sf. 326
MÜSTEHCEN FIKRA:
Bir Kadın’ın kocasının önünde aşığıyla oynaşmak istemesi
3545-3550. Beyitler Sf. 283
5. Cild
KABAK HiKAYESi:
Bir Hanımefendi, Bir Hizmetçi ve Bir Eşek… ihtirasın acı sonuçları…
1335-1420. Beyitler 112-118.sf
OĞLANCI HiKAYESi:
Bir adam ve birlikte olduğu oğlanla sohbeti…
2497-2515. Beyitler 205-207.sf
CUHA’NIN KADIN KILIĞINA GiRMESi HiKAYESi:
Mesnevi kahramanı Cuha’nın Kadın kılığına girip Hamamda bir kadına cinsel organını elletmesi…
3340-3425. Beyitler 272-273.sf
KADININ EŞEĞE iMRENMESi HiKAYESi:
Bir kadının Eşeklerin çiftleşmelerini izleyip eşeği arzulamasının öyküsü…
3390-3395. Beyitler 277.sf
BABA iLE KIZI ARASINDA CiNSEL iLiŞKi ÜZERiNE BiR SOHBET:
3716-3736. Beyitler 302-304.sf
BiR CARiYENiN YOLDA KÖLEYLE EVDE SULTANLA MACERALARI:
3831-4025. Beyitler 312-326.sf
Daha var ama siktir et, bu müşrik için ellerimi yormaya bile değmez, sanılanın aksine bu herifin islam ile alakası yoktur, kendisi islam kisvesi altında binbir türlü hezeyanını müslümanlara kakalamıştır...
Hz. Mevlana bir hak dostudur . tasavvuf islamın özüdür . bazı sapık inançta ki insanların o büyük zatı anlayamaması . ibn-i Arabi hazretlerinin de dediği gibi Bizden olmayan ve makamımızı bilmeyen, kitaplarımızı okumasın; zarar görür. Ve Türk milletine bıraktığı sözlerinden biri ile noktalayalım . bizi bilen bilir , bilmeyende kendi gibi bilir . Hz. Mevlana (bkz: sendervişolamazsın)
allah ın yoldan çıkmasını dilediklerinden. rica ederim önce bi kkuran okuyun sonra mesneviyi okuyun ne demek istediğimi hemen anlarsınz. adam bildiğin gitmiş. tüm o sapık hikayeleri geç aşırı ifadeleri atla. bu kitabı allah yazdı vahiydir diyor alenen. bu bariz küfürdür.
şeyh tebriz ile tanışması da bir tesadüf değil tefavuktur.
şu düşüncesi ne zaman dara çıksam çıkış payım oluyor.
ve kendi mantığımca yorumlayacağım.
halıysa sopa ile vurulmasının amacı tozlarından arındırmaktır dövmek değil.. Rabbim de bizi tozdan arındırır halbu ki nefsimiz bize vuruyor diye aklımıza üfler.
o üflemenin ömrü de saniyeliktir zaten... ömrünün 4-5 saniye kadar olduğunu bilmek lazım.
Mevlana'yı anlamak imkansızdı benim için. Çünkü zaten ben anlamıştım onu tersinden. işime gelen yerden.
Sonra... Uzun bir süre sonra... Yavaş yavaş dibe batarken, en dibe doğru sürüklenirken birkez daha karşılaştım onunla. Ve işin ilginci onun en çok eleştirdiğim beytiyle.
işte o zaman vicdan azabını tattım. Kendimin baştan aşağı yanlış olduğumu gördüm.
Körmüşüm kör. Küçücük bir metin bile bu kadar zıt anlamlar içerebiliyorsa ya koca dünya?
Gerçek sandığı her şeyin aslında bir şakadan ya da yanlış anlaşılmadan ibaret olduğunu kabullenmek zor gelir bir insana. Mevlana bu zoru haykırmıştır kendini kurduğu sahte dünyanın ilahı sanan nefsime.
Mevlânâ Celâleddîn-î Rûmî, şair düşünce adamı ve mutasavvıf. Tasavvufta Mevlevî yolunun öncüsüdür.. Allah'a ve Şems'e olan sevgi ve bağlılığı ile bilinir..
hakkında bin bir türlü şayia bulunan; kendisine müstehcen hikayeler nispet edilen ancak bunun sonradan ekleme nüshaların tahrif edilmiş içeriğinin bir sonucu olduğu söylenen; incelenmeye ve okunmaya şayan olan, bu gün dahi etkili dinî kişilik.