eski türkçede mev, arapçada la, farsçada na yokluk anlamına gelir. felsefesinde ise celaleddin yokluktan gelen bir varlığa eriştiği içindir ki mevlana olarak adlandırılmıştır. tıpkı yokluktan var edilen ve yokluk anlamına gelen adem gibi.
--spoiler--
"Ey dünya talibi, sen bu âlemde bir gündelikçi gibisin.! Ey Cennet aşığı, sen de hakikattan çok uzaksın.! Ey hakikattan bîhaber ve iki âlemle sevinen kimse, sen de Dost uğrundaki gam zevkini duymamışsın; sen de mazur sayılırsın..."
--spoiler--
vahdet i vüdud olgusunun, gerçeğe ulaşmış varyantlarındandır.
birgün, dergahından rum bir genci, rumeli kadısının karşısına dikerler. kadı: "doğru mu? sen mevlana'ya allah demişsin, söyle bana?"
"yoo, hayır" der genç, devam eder: "ben ona tanrıyı yaratandır dedim", "zira, tanrı olan benim bu düşünceye ulaşmamda o rol oynadı." der. kadı ve adamları genci "çıldırmış bu yahu!" deyip serbest korlar.
genç, üstadının yanına varır. tüm yaşananları anlatır. mevlana da,"tühh! diyemedin mi ona, 'sen de tanrı' olamadıysan yazıklar olsun sana diye" der.
--spoiler--
Ben bir balığım, aşk ise daldığım bir derya. Aşktan gözlerim yaşlı olsa da o derya gözyaşımı nerden bilir ? Başımı o denizden çıkarayım desem, balığım ya; nefesim kesilir.
--spoiler--
Kadın Hak nurudur, sevgili değil... Sanki yaratıcıdır, yaratılmış değil sözüyle kurana göre yaşamadığını açıkça anladığımız büyük zat. bir kurana bak kadın hakkında ne der, bir mevlana hazretlerine bak. tey tey. adam aşmış.
devrin tüm kiitaplarını okumuş vaazlarıyla ün yapmış yüce insan. ruh eşi olan şems efendiyle tanıştıktan sonra tüm kitapları okusa da göremeyeceği şeyleri görmüş ve yaşayamayacağı şeyleri yaşamıştır. şems öldükten sonra da mesneviyi yazmıştır. nasıl yazdığı sorulunca da dizeler ağzıma geliyor ben bişey yapmıyorum demiştir.
ne insanlar gördüm üstlerine elbise yok,
ne elbiseler gördüm
aa iyiymiş bu ne kadar , peki bu dar bunun büyüğü yok mu?
pardon ya ne diyordum ben
ha elbise
elbise önemli yani çıplak gezilmez sonuçta.
islam sarayı'nın kapılarını açıp, içindeki güzellikleri gösteren aşık, hakikat semasında nuru artan bir yıldızdır.
en önemli mesajı allah sevgisinde buluşmak ve bütünleşmektir.
"Bulutsuz bir yaz gecesinde, gökyüzünde milyarlarca yıldızın parladığını görürüz.
Sabah olup da güneş doğunca ve tüm ihtişamıyla yükselince, geceleyin pırıltılarıyla gözümüzü okşayan, gönlümüze ferahlık veren yıldızları artık göremez oluruz.
Bu yıldızlar nereye gittiler? Gökyüzü'nün sonsuz derinliklerinde kayıp mı oldular?
Hayır hepsi gökyüzünde hala dolaşıyorlar, ışık saçıyorlar.
Fakat görünmüyorlar. Güneş'in ışığı onları görünmez hale soktu.
işte bizim de kalbimizden hakikat güneşi, iman güneşi doğarsa ışığı ile gözlerimiz kamaşır da Allah'tan başka hiçbirşey görmez oluruz."