kısa bir sürede istanbulla özdeşleşen ulaşım aracı. bu bile metrobüs'ün istanbul şehir içi ulaşımına büyük katkılarda bulunduğunu göstermeye yeter. şimdi "akp getirdi", "hep arızalanıyo", "bayır çıkmıyor" vs. diye kafa sikecek değilim.
zamanla hiç bir özelliği kalmayacak olan ağır makyajlı belediye otobüsü.
ilk çalışmaya başladığında avcılar-söğütlüçeşme 45 dk. diye reklamı yapılan bu araç, dün bindiğim de bakırköy-söğütlüçeşme arasını 70 dakikada aldı. aşırı kalabalık olması da cabası...
sözlükte metrobüs için üretilen şaka gibi çözümlerin yarısı için gerekli olan ön koşul, istanbul nüfusunun onda bire indirilmesidir. zira metrobüs, istanbul'un ne kadar kalabalık olduğunun aynasından başka bir şey değildir.
istanbul trafiğinin içine ettiği için acilen kaldırılmasını istediğim ulaşım aracı. çünkü onlara ulaşmak bir zahmet, indikten sonra yaya yoluna geçmek ayrı bir zahmet. ayrıca bedensel engelliler ve yaşlılar hiç düşünülmemiştir.
yolun ortasında köprü ayaklarının bulunması nedeniyle yan yollardaki trafiğin içine etmiş uygulamadır. avcılar iett kampı durağında 2 araba yan yana geçememekte , hergün hergün orada sıkışmalar meydana gelmektedir. bu ülkede hiç mi mühendis yok? diye de düşündüren uygulama.
iğrendiren bir ulaşım aracı.
sürekli kalabalık, değil oturmak ayakta bile zor duruyorsunuz. kalabalık insanı boğuyor, yaşlılar için tehlikeli.
ayrıca çok güvensiz. ne zaman arıza yapacağı belli olmuyor, kelle koltukta gidiyorsunuz.
belirli bir saati yok arka arkaya 4 tane gelebiliyor, arkasından 5dk sonra 1 tane gelebiliyor.
gitmesi için yapılan yol, normal araç yolunu daralttı ve o yol sürekli tıkanık şuan.
en önemlisi, ben oturarak 45dk gittiğim yolu; metrobüsle ayakta vıcık vıcık insanların ter kokularının içinde 35dk gidiyorum. ve en az 2 kat daha fazla yorulmuş, stress yapmış olarak iniyorum.
istanbul a geldiğimde binmemek olmaz diyerek bindiğim zımbırtı. tam olarak şunlar geçti başımdan. fındıkzade de garip köprüden geçerek durağa girdim. iş çıkışı saati olduğundan durak insan dolu. adım atıcak yer yok. on saniye falan bekledikten sonra otobüs ufukta göründü. ancak sol ufukta görünmesiyle sağ ufukta görünmesi aynı saniye içinde oldu. durakta durmadan, bir uçağa meydan okurcasına bastı gitti. aynı olay iki otobüste daha oldu. sonunda gelen boş otobüse millet bedava altın dağıtırlar gibi hücum etti. birbirini ezen, canına kast eden vs vs. derken otobüsteki yerimi aldım. sonra otobüs hareketlendi. daha sonra pencereden bakmaya kalktığımda arabaların ışıkları şu kartpostallardaki resimler gibi olmuştu. sadece rüzgarın sesi duyuluyordu. otobüs uçaklara meydan okurcasına bu yarışta bende varım diyordu. aklıma 24bin beygirlik jet motoru takılan tır geldi. yarın üçüncü sayfada görünmekten korktum. ama kaptan deneyimine güvenerek gazı kökledikçe kökledi. tahmini 20 dakikada avcılar son durağa varmıştık. bu olayda bana istanbul un ne kadar büyük bir şehir olduğunu bir kez daha kanıtladı.
1. a noktasından b noktasına daha hızlı götürür. önceki sisteme göre daha iyidir. daha hızlı ulaşım sağlanabilir ama yapılabilecek en iyi sistem kesinlikle bu değildir.
2. metrobüs alımıyla halkın parası çarçur edilmiştir. alınan metrobüsler alalacele ve ihalesiz alınmıştır. alış fiyatıda çok yüksektir ve alınan metrobüsler yeni olmalarına rağmen sık sık bozulmaktadır. bu olay medeni bir ülkede olsaydı belediye başkanı ya hapiste yada emekli olmuş olurdu.
kısaca geçmiş olsun diyelim, metrobüsü sevelim, kadir başkan'ı destekleyelim. ne demişler durmak yok metrobüse binmeye devam.
istanbul için ulaşımı daha kolay hale getirmiş olan hede. bunu kabul etmeyen kişi, siyasi görüşünün elinde oyuncak olan ibneden başkası değildir. ne olursa olsun kardeşim, ben avrupa yakasından bir vesaitle hızlı bir şekilde kadıköy'e ulaşabiliyorsam yapılan hizmet düzgün bir hizmettir.
çağlayan'dan 40 dk ya caddebostan'a gidebilmek için istanbul içinde daha mantıklı önerisi olan arkadaşları insafa davet ediyorum. hele bir de istanbul'u konya ovası sanıp, altından girip üzerinden kolaylıkla çıkılabilecegini zanneden hödüklerle muhatap dahi olmuyorum. yer altı metrosu denilen sistem istanbul gibi neresinden ne çıkacağı belli olmayan bir medeniyetler beşiği için ne yazık ki uygun olmamakta. olan yerlere adamlar yaptı zaten yapacagını! bir şeyi de kabul edip insafa gelin yahu. hizmetse hizmet, yolsuzluksa yolsuzluk deyin ki tutarlı olduğunuzu görelim.
iş arkadaşını, zincirlikuyu'dan incirli'ye 25 dakikada götüren; buradan da birini 15 dakikalık aktarma ile bakırköy'e diğerini de 10 dakikalık aktarma ile basın sitesi'ne paslayan, ayriyetten basın sitesi'ne giden bu arkadaşı hafta sonları evinden hisarüstü'ne (boğaziçi üniversitesi - uçaksavar sahası) 60-70 dakika arasında ulaştırabilen gavur icadı. kendisinden maksimum seviyede faydalanabilmek için gerekenler bir akbil, hatlar hakkında bilgi ve '5 dakika yürüsem ölmem heralde' sağduyusudur.
kendisine karşı olanların hayallerini yıkmak istemem ama gavuristanda da işler böyle yürümektedir. hepimizin sevip saydığı ny city metrosunda a'dan b'ye gitmek için 1, 2 aktarma yapmak gayet normaldir. almanya'da otobüsler ana hatlarda çalışmaktadır. daha çok seçeneğin olması bizim de dileğimiz ama mükemmel olana kadar "ne kullanırım ne beğenirim" demek afedersiniz ama hıyarlıktır.
ps: gece üçte taksimden evime 85 kuruşa dönebildiğim o gün notumu vermiştim metrobüse.
ps2: bariyerlerinin motorsiklet kullanıcıları için oluşturduğu tehlike konusu çözülmeli yalnız.
edit: arkadaş ne çabuk okudu da eksiledi . helal olsun.