an itibariyle marmara da yolculuk edenlerin korkudan öldüğü otobüs firmasıdır. yağmur yağıyor ve bir çok yol kötü durumda olduğu göze alınırsa korkmakda haklıdırlar.*
türkiye'nin her yerine giden bir otobüs şirketidir. sahibinin mehmet inci olduğu ama işletmesini galip öztürke bıraktığı ve yanınada ortak olarak a. çakıcının olduğu bir firmadır. onunla uzak yollara gitmeyi asla istemezsiniz. bir kere o yola çıktığınızda geri dönüşünüzü kimse garanti edemeyebilir.
çok ilginç bir firma çok...
bir zamanlar her seferinde bu firma ile seyahat ediyordum ama yaşadığım olay öyle böyle değil. bu kadarı da pes dedirtecek cinsden. madem hep bununla seyahat ediyoruz, bari metro'nun müşterilerine, ya da kendi dilleri ile konuklarına sunduğu passenger card'dan alayım dedim, almaz olaydım.
yine bir gün istanbul'a gidiyorum, 40 tl bilet o zaman izmir'den istanbul'a. dedim ki; ''benim metro kart'ım var indirim yapılıyor değil mi?'' '' evet beyefendi'' dedi.
neyse verdim kartı felan bir süre sonra biletiniz 45'tl oldu dedi.
- ne demek şimdi bu ya? bu mudur indirim...
- şimdi beyefendi şöyle, indirimler 60 tl ve üzeri biletlerde %15 oranında işliyor.
- iyi o zaman istemiyorum ben indirim.
- maalesef şu an bu bileti 45 tl'ye almanız gerekiyor, girdik bir kere.
- hanfendi ne demek girdik bir kere, ben bunu katiyen kabul edemem.
- ama gerçekten yapabileceğim bir şey yok.
içimden ''ulan lanet olsun size'' dedim ve 5 tl fazla vererek aldım bu bileti. 5 tl'sindeysem allah belamı versin abi, yemişim 5 tl'yi. ama bu yaptıkları akla mantığa sığan bir şey değil. sonra;
- peki madem 60 tl üzerinden değerlendiriliyor bilet bunu bana daha önce niye söylemediniz?
- aslında söylemiştim ama anlamadınız herhalde. ( şimdi de müşteriyi salağa koymalar)
- hanfendi söyleseniz hatırlarım böyle bir şeyi. hem söylemiş olsanız bile benim o 10 saniye içinde %15 indirimi nasıl hesaplamamı bekliyorsunuz. bana sizin demeniz gerekmez mi, bakın böyle daha pahalı oluyor diye...
- üzgünüm, gerçekten aslında söylemiştim. ( hala aynı teli çalıyor )
emin ol söylediği felan yok sözlük. söylese de dediğim gibi. böyle bir müşteri memnuniyeti olamaz. rezilliktir, ayıptır, yüz karası bir olaydır. zaten her seferinde cam kenarı diye aldığınız bilet koridor çıkar bu firmadan.
son bir tavsiye;
sakın ola ki; indirimli seyahat ederim, ucuza getiririm felan düşüncesie ile passenger card almayın. vallahi adama bir bindirim yapıyorlar aklınız durur. sonra da pişkin pişkin kendilerini savunuyorlar, benden söylemesi. artık tercih edilecek bir firma değildir, en azından benim adıma. ulusoy'un royal class'larını tercih ediyorum.
gittiği güzargahtaki her kasaba ve kente uğramasıyla kendisini belediye otobüsü sandığını düşündüğüm, söylediğinizi tek seferde asla anlayamamaları nedeniyle muavinlerinin kesinlikle özel seçim olması gereken ve kendisiyle yapılan bir yolculuğun -mecburi haller dışında- asla bir ikincisinin olmayacağına bahse gireceğim otobüs firması.
berbat bir otobüs firması. saat 22:50'de yola çıkan otobüs * saat kaçta istanbuldan tamiyle çıkar sizce? bizim çıktığımızda saat 01:00'a yaklaşıyordu. sebebi ise alibeyköyden 3 tane yolcu alması. 3 tane yolcuyu yaklaşık 2,5 saatte almaya gitti. yolculuğu bize zehir etti. aferin onlara...
ördek olan heryere gideriz düşüncesini düstur edinmiş,tahminen 1300 civarında otobüsü bulunan otobüs firması.gittiği hatlarda Varan,Kamil Koç veya nilüfer varsa metro yu tercih etmenin anlamı yoktur.
çift katlı otobüslerinin, alt kattaki masalı koltuklarında çıtır kızların garanti bulunduğu otobüs firmasıdır. istanbul'dan gidiş ve gelişimde rastlamışımdır, hatta arkadaş olmuşuzdur.
bir bilet alarak hizmet almayı hak eden müşteriye hizmetin "h"sini sunamayan otobüs firması. ücretsiz diyerek sundukları servislerde her zaman sinir bozucu bir aksaklık meydana gelir. muavinleri de son derece saygısız...
ayrıca bu iş bir arz-talep meselesidir. yapamıyorsan taşımayacaksın. taşıyorsan da insana insan gibi muamele yapacaksın. kimse kimseye yalvarmıyor!
inanc lisesi öğrencilerinin hayatında ayrı bir yere sahip otobüs firması. okulun anlaşması dolayısıyla bu öğrenciler nice muavinlerin ve şöförlerin kurbanı olmaktalar.
metro otobüslerinin ortak özelliği bilet saatinden yarım saat sonra gelmeleridir. hiçbirinde değil wireless, müzik sistemi bile çalışmaz. televizyonlar genelde kapalı durur. garip muavinleri vardır. yolculuk sırasında şöförle muhabbet edebilirler, size laf atabilirler, pas vermeyiniz. genelde muavinler ineceğiniz yeri anlamaz, yanlışlıkla 5 km uzakta indirilebilirsiniz, taksi parası da bir yerlerinize girebilir, aman dikkat.
şöförlerinin gitarınızı içeri almama gibi bir eğilimi olabilir, aldırmayınız, şöförün ettiği küfürler eşliğinde yerinizi alınız.
metro muavinleri her zaman yanınızdan geçerken size sürtünme eğilimindedirler, hoş karşılayınız, onları seviniz.
her şeye rağmen aralarından sevecen insanlar da çıkabilir. ikinciye aynı otobüste bulunduğunuz bir muavin size "sen hala küp mü çözüyorsun?" diyerek muhabbet açabilir, yazıhane müdürleri sizi koruyabilir.
bunlara rağmen bavullarınızı sizi çıkardığınız bir otobüs firmasıdır işte metro.
özet olarak "be our guest" sevgili metrozedeler.
geçmiş olsun.
bir dönem edirne otogarına, otogar yönetimince sokulmayan otobüs firmasıdır. daha sonra hukuki mücadeleyle otogara giriş hakkı kazandılar ama bu sene içinde trakyadaki bir çok otobüs firması isminin yanına metro ibaresi ekledi. sanırım, trakyadaki pek çok seyehat firmasını satın aldılar...
aptal saptal yerlerde durup yolcu alan, buna sitem edilince "amca sen rahat ol seni tam zamanında gitçeğin yere yetiştiricem" deyip, gaz pedalını kökleyerek azrail eskortluğunda yolculuk etmemizi sağlayan şoförlere sahip yüce turizm firması.
türkiye'nin her köşesine, her saatte gittiği için binilmek zorunda kalınan sonra da pişman olunan bir daha binmemek için yeminler edilen turizm firması.
istikamet ankara-samsun'dur ve yolculuk başlar. rezilliklerinin hangisini saymakla başlamalı bilmiyorum. neoplan diye sattıkları biletin arabasının setra çıkması ve o arabanın 45. peron yerine 42. perona gelmesi sorunların başlangıcı denilebilir. otobüse binildiğinde lakayt muavinler de sorunu devam ettirir. yolcularla abuk subuk konuşan ne işine ne kendisine saygısı olan bir grup muavin karşılar sizi. nerede ineceğinizi sorar. siz söyleyince "ay ben orayı hiç bilmiyorum." karşılığını alabilirsiniz. muavin bunu söyleyince "ne yapalım inmeyelim mi orda. müsait bi yerde bırakın o zaman" diye karşılık verince, muavin daha da ukalalaşıp "tamam siz bilirsiniz ben karışmıyorum" diyiverir. sonra öğrenirsiniz ki araba konya arabasıymış ek sefer olarak bilmediği bir yola çıkmış. molayı bitirip yola devam etmek için arabaya binersiniz eksik yolcu olduğu farkedilir. lakayt muavin iner şöyle bir göz atar. aa yok der ve yola devma edilir. çorumda şoför bilmediği bir yola girer. yol dediysem iki apartman arasındaki boşluk. apartmanlara sıfır yola devam edersiniz. aklı evvel soförünüz oradan devam edemeyeceğini anlar ve geri geri gelmeye başlar. birden pat diye bir ses duyarsınız. arabanın arka camı bir evin çatısına çarpmıştır ve siz arka camın tuzla buz oluşunu seyredersiniz. çorum otogarına araba çekilir. arka taraf bir güzel temizlenir. araba değişmeden sabahın altısında camsız bir otobüsle yola devam edilir ki otobüste küçük çocukların olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. lakayt muavin "doğal klimayla gidin biraz da." diyip sırıtır ve yolculuğun tadını çıkartmak adına arka taraftan yani cam olması gereken yerden sarkar. yolculuğunuz sona ermeye yaklaşmıştır. ineceğiniz yerin yolunu gösterir ve inersiniz. arabadan indiğinizde çantanızın eksik verildiğini fark edersiniz. hemen firma aranır eşya unutulduğu söylenmek istenir ama yetkili kimseye ulaşılamaz. ne kayıp eşya bürosu ne de firmanın bürosu size cevap verir. ağızlarında laf geveleyip dururlar. sizi sürekli başka yerlere yönlendirirler. verdikleri telefon numarası cevap vermez. en sonunda otobüs neredeyse oraya gidilir. muavinler sizi görünce birden renk değiştirir. her yeri aradıklarını ama tarif ettiğiniz gibi bir çantanın çıkmadığını söylerler. müdür çağırılır. çanta fişlerine bakmadan çanta verildiği söylenir. hala bir ilgi göremezsiniz. hala üste çıkılmaya çalışılmaktadır. buna sabredemeyen siz kimlik kullanmak zorunda kalırsınız. mesleğinizi öğrenince birden o ilgisiz insanlar gidip size kahve söylemeye çalışan insanlar gelir. muavin arabaya koşar elinde çantanızla gelir. biraz önce arabanın her yerine baktıklarını söyleyen muavinler şimdi çantanın bir köşeye gözle görülemeyecek bir yere düştüğünü söylerler. firmaya lanet edilir eve dönülür.
ek tanım yapılması gerekirse: bundan sonra asla binilmemesi gereken, asla tavsiye edilmeyen ve hatta protesto edilmesi gereken turizm firması.
gidiş dönüş 90 tl bayıldığım iki katlı otobüslerinde yolculuk öncesi ısrarla "wireless var mı" sorularıma "var ama iki arabada yok" diye cevap veren, sonrasında beni gidiş dönüş 8 saat wireless'sız bırakan firma.