karadeniz bölgesinin dolmuş ihalesini alımış firmadır. sefer ist -trabzondur, mola yerlerinde durulur sadece dimi, ama bu sikimsonik firmanın dolmuşu geçtiği her ilde, bazı illerde de birkaç ilçede doldur boşalt yaparak sınırları ve sabrı zorlamıştır. ulan bi ara arkadan öne doğru para uzatmaya başladılar yok yok lan attım burayı.
otobüslerinde hiç bir standartın olmadığı firmadır. farklı güzergahları geçtim aynı güzergahlarda ki arabalarının bile biri birini tutmaz. her zaman daha iyi bir alternatifi olan firmadır.
fiyat tarifelerini hazırlayan arkadaş, senin için çok sağlam küfürlerim var aga. dua et de karşıma çıkma. o küfürlerle yaşama sevincini elinden alacağım söyleyeyim. türk beyninin yaratıcılıktaki son noktasına tanıklık edeceksin, gelinen noktaya inan çok şaşıracaksın.
Koltuklarda koyulan tvlerin tamamı bozuk olan firma. Bir çok kez yolculuk yaptım düğmeleri basmıyor, usb girişleri çalışmıyor sadece ön kameradan yolu izleyebiliyorum.
çok basit bir şekilde su istemenize rağmen getirmeyen aradan 2 saat geçip mola verince, market şurda abi ordan su alabilirsin diyen muavinlere, su getirememesinin sebebini ise yolu bilmemelerine, tabelaları takip etmelerine bağlayan otobüs firması.lan olm sen mi bileceksin yolu ben mi?
-gereksiz firma.uzak durun.
bir gün olsun önüme doğru düzgün çalışan bir tv koyamamış firma. ya koltuklar tv'siz oluyor ya da benim tv bozuk oluyor. ya ben talihsizim ya da bu işte bir yanlışlık var.
araba çöplüğü olan firma. tabii ki belirli bir standartları yok, neredeyse türkiye nin her yerine girip çıkıyorlar, özellikle de istanbul esenler otogarı başta olmak üzere, sağda solda yatan zilyon tane de araçları var, anlamadın nasıl döndürüyorlar bu işleri, çünkü yatan otobüsler öyle 50 bin liralık 20 ytaşındaki otobüsler değil. bir de dediğim gibi, standartı maalesef ki yok; bir seferinde çok iyi bir memur ya da muavin, artık nasıl ifade ediiyorsa gelirken, bir diğerinde de sağlam bir hanzo yolculuğa eşlik eder. bir de, araçlarının dış görünüşü, bazıları için konuşuyorum, acayip derecede uzay mekiğini andırsa da, içi yine bir o kadar dökülmektedir. ondan diyorum, o kadar aracınız var, yazık verilen paralara. bir de, istanbul un içinde iki kere üstüste kullandım iki gün içerisinde, istanbul-çorlu arası dolmuş gibiydi. el sallayana şrak diye duruyorlar.
geçenlerde mecburen binmek zorunda kaldığım belediye otobüsü. bileti alırken de bilet satan elemanlarla biraz muhabbete dalmıştık açık açık yüzlerine de söyledim metro'yu en son tercih ediyorum diye. yanımdaki kız da gülerek "yok canım o kadar da değildir. bunu bir tek sen demişindir heralde." dedi gülerek. görevli derse beğenirsiniz...pişkin pişkin sırıtıp bir de üzerine "bunları her gün kaç kere duyuyoruz." demesin mi!! varın siz düşünün nasıl bir şirket anlayışı, nasıl bir çalışan zihniyeti. daha iyi olmaya çalışacağız diyeceğine pişkinlik yapıyor arkadaş. velhasılı kelam; metro dandiktir, kullanmayın. aynı paraya kamil koç, ulusoy kullanın, mutlu kalın.
2 kere zorda kaldığım için kullandığım ve dün yine başka çarem olmadığı için kullandığım firma. bununla yolculuk yapınca, kamil koç ve nilüfer'in kıymetini daha iyi anlıyorum.
6 saatlik yol, 7 saat sürdü. seyahat sırasında ufacık bir dondurma dışında hiçbir şey servis edilmedi. yani su bile dağıtmadılar. özel olarak rica ettim de, öyle içebildim. kek, meyve suyu falan hak getire.
ek olarak, kimse kusura bakmasın ama muavinlerinin alayı keko. ne giyimi giyim, ne de üslubu üslup. bir de kadın muavin (hostes mi) vardı otobüste. ne gerek varsa artık.
otobüsün, inmek istediğim yerden geçip geçmediğini sordum, kadın geçiyor dedi. pek güvenmedim ve 1 saat sonra erkek muavine sordum geçmez dedi. iyi ki sormuşum. eğer sormasaydım 1.5 saat fazladan yol gidecektim, direkten döndüm yani.
ayrıca belediye otobüsünden halliceler. yol üstünde, en az 5-6 yerde durduk. utanmasam ''kaptan durakta bırak'' dicektim.
son olarak da tam 3 yolcu, dönüşümlü olarak merdivende oturarak seyahat etti. biri indiğinde, başka bir yolcu alıyorlar, parayı da nakit olarak tahsis ediyorlar. bildiğin minibüsçülük yani.
işte tüm bu saçmalıklar, ankara-bursa arasında gerçekleşti.
bazı arabaları son model olmasına karşın, bazı arabalarının 1900 bilmem kaç model olması insanı soğutur bu firmadan. belli bir standart koyun arkadaş, bak kamil koç'a var mı öyle dandik arabalar? yok.